Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/18889 E. 2026/10158 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18889
Karar No
2026/10158
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/369 E., 2022/309 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2019/274 E., 2020/312 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1. TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 2. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının ... yönünden CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi, Dışişleri Bakanlığı yönünden esastan reddi, 3. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının Dışişleri Bakanlığı yönünden CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi, ... yönünden esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama, bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; A. ... vekilinin resmi belgede sahtecilik, Dışişleri Bakanlığı vekilinin ise kamu kurumu ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçları yönünden yaptıkları temyiz başvurularının incelenmesinde, Bölge adliye mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçundan Hazine ve Maliye Bakanlığının istinaf başvurusunun, suçun niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu (ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği) anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talep yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Dışişleri Bakanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yaptığı temyiz başvurususun incelenmesinde, Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan Dışişleri Bakanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı Kanun’un 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin REDDİNE, Başkaca temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; C. ... vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden ve sanık müdafiinin sanığın silahlı terör örgüte üye olma suçuna yönelik yaptığı temyiz başvurularının incelenmesinde, Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-e ve 158/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, sanığın ihraç tarihinin TCK'nın 158/3. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra olduğu dikkate alındığında; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçu sabit görülmesi halinde verilebilecek hapis cezasının on yılın üzerine çıkacağı, bu nedenle sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat hükmüne yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyizinin mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Yapılan UYAP sorgulamasında, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/70581 sayılı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen "açık" soruşturma bilgisinin bulunduğunun anlaşılması karşısında; anılan soruşturma dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesi, ilgili bölümlerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde iş bu dosyaya dercedilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 2. Sanığın kaldığı örgüte ait çalışma evinde sınav sorularının verildiği yönünde kollukta anlatımda bulunan ancak adresi tespit edilemediğinden mahkemesince ifadesi alınamayan, Merniste yapılan kontrolden yeni adres bildiriminde bulunduğu tespit edilen ... . ile, tanık ... kolluktaki teşhis ve beyanlarına göre sanıkla aynı örgüt evinde sınavlara hazırlanan ... ., ... ., ... . isimli kişiler hakkında herhangi bir soruşturma veyahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak adı geçen kişilerin duruşmaya getirilip yahut bunun mümkün olmaması halinde SEGBİS yolu ile hazır edilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle sanıkla ilgili ayrıntılı beyanlarının alınması ve sanığın örgütsel konum ve faaliyetleriyle, eylemlerin gerçekleştiği tarihlere ilişin görgü ve bilgilerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olup olmadığı hususunda herhangi bir beyanda bulunmayan sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ... İD nolu ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ... müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Kanuna aykırı, ... vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/18889, K. 2026/10158, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-18889-e-2026-10158-k-ffbd388c7885