Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/2634 E. 2026/7827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2634
- Karar No
- 2026/7827
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/573 E., 2020/73 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2017/7325 Esas, 2019/10055 Karar sayılı bozma ilâmında da açıklandığı üzere; sanık ...'ın her aşamadaki istikrarlı anlatımlarında suça konu çeki, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den, kendilerine sattığı 2 adet ... marka aracın bedeline mahsuben aldığını savunduğu, nitekim dava dosyasında ... A.Ş.'ye ait ... marka araca ilişkin kredi sözleşmesi, araç ruhsat fotokopisi ve rehin sözleşmesinin bulunduğu, yine dava dosyasında mevcut İstanbul Ticaret Sicili Gazetesi'ne göre ... A.Ş. Yetkilisi olan ...'ın soruşturma aşamasında; "... isimli kişiye ... işlemlerimi yapsın diye yetki verdim, daha sonra da bu gibi çeklerle karşılaştım." şeklinde beyanda bulunduğu, sanık ...'ın ... A.Ş. ile ... Bayii arasındaki satış işlemine komisyon karşılığında aracılık ettiğini, buna dair yazılı belgesinin bulunmadığını, ancak suça konu çeki ... A.Ş. çalışanı olan ...'nın kendisine dolu bir şekilde getirip verdiğini istikrarlı olarak beyan ettiği, mağdurun soruşturma aşaması da dahil her aşamada her iki sanığın da çeki kendisine beraber getirdiklerini, önce ,,,'ın sonra ,,,'in kendi yanında ciro ederek kendisine verdiklerini, çeki tahsil için ibraz ettiğinde çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine ... ve ... ile yaptığı görüşmelerde çeki Bahattin'in İlhan'dan aldığını İlhan'ın da ... A.Ş. firmasına satmış olduğu araba dolayısıyla çeki bu firmadan aldığını, çekin sahte veya değiştirilmiş olup olmadığı konusunda bir bilgilerinin olmadığını hemen söylediklerini beyan ettiği, sanıkların kendilerine ait ciranta imzalarını inkar etmedikleri anlaşılmakla, suça konu çek aslı üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde ön yüzde bulunan keşideci imzasının ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği; yine ön yüzdeki yazı ve rakamların ...'ın eli ürünü olmadığının belirlendiği ifade edildiğinden hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirlenen ..., ... ve ...adlı kişilerin açık adres ve kimlik bilgilerinin tespiti ile CMK.nun 48. Maddesi uyarınca çekinme hakları da hatırlatılarak, kovuşturma aşamasında ayrıntılı beyanlarının alınması; ... tarafından ...adlı kişiye şirket adına çek keşide etme konusunda verilmiş bir yetkinin bulunup bulunmadığının araştırılması, yine ... A.Ş. lehine benzer şekilde keşide ve ciro edilmiş başkaca sahte çeklerin bulunup bulunmadığının araştırılması, gerektiğinde haklarında suç, duyurusunda bulunularak açıldığı takdirde davaların birleştirilmesi ve neticesinde sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayini gerekirken uyulmasına karar verilen Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2017/7325 Esas, 2019/10055 Karar sayılı bozma ilâmının tüm gereklilikleri yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hükümler kurulması,
2. Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezaları yönünden, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezalarının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
3. Kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması,
Yasaya aykırı, ... müdafii, sanık ...'nin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,14.09.2026 tarihinde karar verildi.