Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37772 E. 2026/5642 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/37772
Karar No
2026/5642
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/182 E., 2020/306 K. SUÇLAR :Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 31.05.2011 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla beraat hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

2.Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanığın, katılan şirketin ön muhasebecisi olarak çalışırken, katılan şirketin ortağı ve yetkilisi olan ...’ın çocuğunun 1.100 TL tutarındaki okul taksitini şirket hesabından ödemek üzere kendisinden talimat aldığı halde, taksiti ödemeyip daha önce yatırılmış olan okul taksitine ilişkin banka dekontu üzerinde çıplak gözle fark edilebilecek şekilde daktilo ile tahrifat yaparak, dekontu yeni tarihli hale getirdiği ve söz konusu taksit tutarını uhdesine geçirdiği, şirkete ait aracın iki aylık taksiti daha önce yatırılmış gözüktüğü halde, bu taksitlere ilişkin icradan ödeme emri gelmesi üzerine, aynı gün bankaya gidip toplam 3.204 TL tutarındaki araç taksitlerini gecikmeli olarak bankaya yatırana kadar geçen sürede söz konusu parayı uhdesinde tuttuğu, şirketin cari hesaplarını tutmadığı gibi kayıtlarda oynama yaptığı, katılan şirketin banka hesaplarından üzerinde sahtecilik yaptığı talimatlar yoluyla şirketle ilgisi bulunmayan farklı kişilere ait hesaplara havaleler gerçekleştirdiği, şirketin 2008-2009 yıllarına ait günlük kasa defterlerini düzenli olarak tutmadığı ve bunları günlük olarak sonuçlandırmadığı gibi bu kayıtlarda sonradan değişik yazı karakterleri ve değişik kalemlerle artırma ve eksiltmeler yaptığı, kasa hareketi hesaplarını sonradan denkleştirmeye çalıştığı, daha önce her dosyanın maliyeti çıkarılırken maliyet çalışmaları yapılmayarak, çalışılan şirketlerden fazla avanslar alınmasını sağladığı, 2008 yılından itibaren şirketin taahhuk eden vergi ve sigortalarını ödemeyerek haksız yarar sağladığı, bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda;

Sanığın, ön muhasebe elemanı olarak çalıştığı katılan şirkete karşı eylemlerini farklı zamanlarda gerçekleştirdiği, sanığın TCK'nın 158/1-h maddesi kapsamında tacir, şirket yöneticisi ya da şirket adına hareket eden kişilerden olmadığı anlaşılmakla, bu yönüyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Ancak; Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 28.02.20 19... /9074 Esas, 2019/1539 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma ilamında belirtilen; katılan şirket adına bankalara verilen talimatlar yoluyla şirketle ilişkisi olmadığı iddia edilen kişilere yapılan suça konu ödemelerle ilgili olarak bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesine rağmen bozmanın gereğinin yerine getirilmediği gibi, katılanın çocuğunun 1.100 TL tutarındaki okul taksitini şirket hesabından ödemek üzere kendisinden talimat aldığı halde, sanığın taksiti ödemeyip daha önce yatırılmış olan okul taksitine ilişkin banka dekontu üzerinde çıplak gözle fark edilebilecek şekilde daktilo ile tahrifat yaparak yeni tarihli hale getirerek bankanın maddi varlığı olan banka dekontu kullandığı ve taksit tutarını uhdesine geçirerek menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesinde düzenlenen "banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek sanık hakkında TCK'nun 155/2 maddesi kapsamındaki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/37772, K. 2026/5642, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-37772-e-2026-5642-k-45f63baa27ce