Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32468 E. 2026/7494 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/32468
- Karar No
- 2026/7494
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/15 E., 2016/201 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Sanığın eylemine uyan resmi belgede sahtecilik suçu için Kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan 18.03.2016 tarihli sorgudan temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden; Katılan ...'ün 2012 yılında ... Gıda Ltd. Şti.'nden 4.300 TL bedelle mobilya satın aldığı, sanık ...'ın bu şirketi 01.04.2013 tarihli sözleşmeyle amcaları olan ... ve ...'tan devraldığı, katılanın borçlu olarak gösterildiği 30.08.2012 tanzim, 30.09.2012 vade tarihli 4.300,00 TL bedelli bonoyu sanığın 21.06.2014 tarihinde icra takibine koyduğu, katılanın bonodaki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını belirterek şikâyetçi olduğu, soruşturma aşamasında alınan 29.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda bonodaki yazı ve rakamlarla katılan adına atılı imzanın katılanın eli ürünü olmadığı, bunların sanığın eli ürünü olduğunun belirtildiği, buna karşılık mahkemece senet aslı üzerinde yaptırılan 06.06.2016 tarihli bilirkişi incelemesinde ise bonodaki borçlu imzasının katılanın eli ürünü olduğu, bonodaki diğer yazılarla katılan ve sanığın mukayese yazıları arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığının tespit edildiği, mahkemece sanık müdafiinin bono fotokopisi üzerinden aldırdığı özel rapora, kovuşturma evresinde alınan ve sanık lehine tespitler içeren bilirkişi raporuna, ayrıca taraflar arasındaki mobilya satışına dayanılarak sanığın her iki suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmış ise de; 1-Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla, sanığın bonodaki yazıların devirden önce şirkette görev yapan ...'a ait olduğu yönündeki savunması da dikkate alınarak, katılan ..., sanık ..., ... ve şirketin önceki ortakları ... ve ...’a ait yeterli sayı ve nitelikte mukayese imza ve yazı örnekleri temin edilerek alanında uzman bilirkişi kurulundan, bonodaki borçlu imzası ile yazı ve rakamların kimin eli ürünü olduğu hususunda denetime elverişli rapor alınması, 2- Devir sözleşmesinde belirtilen 54 bono arasında suça konu bononun bulunup bulunmadığının, sözleşmenin varsa ekleri ve bono listeleri getirtilerek araştırılması; şirketi sanığa devreden .... ve ...’ın da suça konu bononun şirkete ait olup olmadığı ve devir sırasında sanığa teslim edilip edilmediği hususlarında dinlenmesi,
3- Katılanın borcun 150,00 TL'sini sanığa, önceki taksitlerini ...'a ödediği yönündeki beyanı ile ...'ın katılanın borcunun bulunmadığı veya çok az miktarda kaldığı yönündeki anlatımı doğrultusunda, ödeme belgeleri ve şirket kayıtları getirtilerek takip tarihinde sanığın katılandan devam eden bir alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının belirlenmesi, sonucuna göre TCK'nın 159. maddesinin uygulanma koşullarının da değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.09.2026 tarihinde karar verildi.