Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29109 E. 2026/5242 K. – Kamu Kurum Ve
Konu: Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29109
- Karar No
- 2026/5242
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/67 E., 2016/7 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat-Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanıklar ... ,..., ..., ... ve ... haklarında Nitelikli Dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık ... hakkında Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 23.04.2018 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 222/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III. Sanık ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede Sosyal Güvenlik Kurumuna kayıtlı bulunan sanık ... adına kayıtlı iş yerinde fiilen çalışmadıkları hâlde, burada çalışıyormuş gibi gösterilmek suretiyle sağlık güvencesi ve emeklilik haklarından yararlanmak maksadıyla sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına, sanık ... tarafından işlem yapıldığı bunun neticesinde hakikate aykırı olarak sanıkların 27.11.20 10... .10.2011 tarihleri arasında değişen sürelerle işyerinde çalışıyor gösterilerek SGK'yı zarara uğrattığı bu şekilde sanıkların atılı suçu işledikleri kabul edilen olayda; Suça konu iş yerinin gerçek işyeri olması, sanıkların katılan Kurum'un denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerleri ve işe giriş bildirgelerini, belirtilen iş yerlerinde sigortalı çalışan olarak gösterilen kişinin gerçekte bu iş yerlerinde çalışıp çalışmadığını, iş yeri sahibinin bilgisi dahilinde olup olmadığını denetleme yetkisinin her zaman bulunması karşısında, sanıklara yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de; a. Sanıklar hakkında kurulan hüküm açısından, 5237 sayılı TCK'nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmemesi,
b.Temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 maddesinde yer alan ölçütlerden olan meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, somut olayda zarar miktarı ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile teşdiden ceza verilmek suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
c. Adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği dikkate alınmaksızın, sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.