Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36842 E. 2026/5764 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/36842
Karar No
2026/5764
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/379 E. 2016/37 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düşme, bozma

Katılan ... ve İhr. Mad. Paz. A.Ş. (... Büyük Mağazacılık A.Ş.)'nin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, temyiz isteminin yasal süresinden sonra yapıldığı, Şikayetçi .. .. Bankası A.Ş.(.. . ..)'nin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen .. ... Bankası A.Ş. (.. .. ..)'nin katılma hakkı bulunmadığı gibi, usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceği, Diğer temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin yalnızca sanıklar ..., .. .., ..., ..., .. .., ... ve ...'a yönelik olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

1. Sanıklar ..., .. .., ..., ..., ..., ..., .. .. (..), ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ... haklarında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan ... ve İhr. Mad. Paz. A.Ş. (... .. Mağazacılık A.Ş.) vekili ve şikayetçi .. .. Bankası A.Ş. vekilinin temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede; a. Katılan ... ve İhr. Mad. Paz. A.Ş. (... .. Mağazacılık A.Ş.) vekiline usulüne uygun şekilde 03.05.2016 tarihinde tebliğ olunan karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 28.03.2017 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu, b. Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından zarar gören, adına sahte çek düzenlenen aynı menfaat temin edilen gerçek ya da tüzel kişi olup, suçtan doğrudan zarar görmeyen .. .. Bankası A.Ş. (.. .. ..)'nin 5271 sayılı CMK'nin 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı gibi usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceği, Hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan ... ve İhr. Mad. Paz. A.Ş. (... .. Mağazacılık A.Ş.) vekili ve müşteki Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Sanıklar ..., ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, sanıklar .. .., ..., ... ve .. .., ... ve ... haklarında ise resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafi ve sanık ...'un temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede; a. Sanıklar ..., ... ve ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kayıtlarına göre hükümden sonra 18.12.2022, 16.01.20 24... .02.2022 tarihlerinde öldükleri anlaşılmakla, kamu davalarının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, b. Sanıklar .. ... ve ...'a yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, Bu itibarla Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafi ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının CMK'nin 222/8. maddesi uyarınca ölüm ve zamanaşımı nedenleriyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

3. Sanıklar ... ve ... haklarında katılanlar ..., ... ve İhr. Mad. Paz. A.Ş. (... .. Mağazacılık A.Ş.), ... A.Ş., ... Sanayi A.Ş., ..., ... ve müşteki ...'a yönelik eylemleri ve sanık ...'nın müşteki ...'a yönelik eylemi nedeniyle bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısının, sanık ... müdafi, ... müdafi, ... müdafi ve ... müdafinin temyiz başvurularının incelenmesinde; TCK'nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği halde, olay kapsamında katılanlar ... A.Ş., ... Sanayi A.Ş.'den elde edilen haksız menfaat miktarının 212.600 Türk lirası olduğu cihetle, adli para cezasına esas temel gün sayısının 21260 gün olarak belirlenmesi yerine 17.000. gün şeklinde belirlenerek sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında eksik adli para cezaları tayini ve aynı suç işleme kararı ile katılan ... şirketinden birden fazla kez menfaat temin eden sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamış ve sanık ... yönünden Tebliğname'deki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların eleştiri dışın da kanuni takdir sınırlarında uygulandığı; sanıklar .... ve ... yönünden ise yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısının, sanık ... müdafi, ... müdafi, ... müdafi ve ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

4. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... A.Ş. ve ... Sanayi A.Ş., ... Şirketine yönelik eylemleri nedeniyle bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden; Sanığın, katılanlar nezdinde güven kazanıp, kurduğu paravan şirketler aracılığıyla bankanın maddi varlıklarından olan yüksek tutarlı çekler keşide ederek, menfaat temin ettikten sonra çek bedellerini ödemeyerek üzerine atılı suçları işlediği iddia olunan olayda,

Haklarındaki beraat kararları onanan sanık ... (..)'ın ".... ...'nın yanında 3 yıl çalıştım, kendisinin vergi borcu vardı bu nedenle ihalelere giremiyordu, kendisi ihale almak için bir şirket kurmak istediğini ve bu şirketi benim adıma kurmayı bana söyledi, ben de kendisine güvendiğimden ve herhangi bir şey olmaz diye düşünerek bu şirketi .. .. ile birlikte kurduk... şirketi kurduktan sonra şirket adına işlemleri yapmak üzere ...'ya vekaletname verdik, bu şirket adına ben herhangi bir resmi iş yapmadım, hiç bir şey de benim imzam yoktur, sadece ...'ya vekaletname verdim..." ve sanık ... ..'nın "...Daha önce yanında işçi olarak çalıştığım ... isimli sanık bir takım borçları nedeni ile şirket kuramadığını, ticari faaliyetlerinin aksadığını söyleyerek benim ve diğer sanık ... (..) adına ve ayrıca ...'ı da ortak etmek sureti ile .. İnş. Orman Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'yi kurduk. Şirketin asıl sahibi ... olmasına rağmen resmi olarak şirketi biz kurduk..." şeklindeki savunmalarında belirttikleri üzere, sanık ...'nın yanında çalışan diğer sanıklar ile temyiz dışı sanık ... adına şirketler kurdurup, kendisinin vekil tayin edilmesini sağladıktan sonra, bu vekaletnameleri kullanarak baştan beri ödeme niyeti olmadığı halde çekler düzenlendiği ve bu çekleri katılanlara verip, ticari ilişki kurarak menfaat elde ettiği, UYAP kayıtlarında yapılan incelemede sanığın adı geçenlere kurdurduğu .. İnşaat Orman Ürünleri Tekstil Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. üzerinden vergi kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla yargılandığı Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1117 Esas sayılı davası sonunda, 18.11.2015 tarihli ve 2015/533 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz incelemesi sonunda onanarak kesinleştiği, 26.12.2007 tarihinde .. .. Teks. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nde yapılan arama sırasında sanığın kullandığı masanın çekmecelerinde, .. .. ve .. .. isimli şahısların, keşidecisi .. İnşaat ünvanlı şirket olan bir kısım çekleri kaybettiklerine dair şikayet dilekçelerinin ve bu dilekçelere konu kayıp çeklerin bulunduğunun anlaşılması karşısında, baştan itibaren ödeme niyeti olmadığı halde, elde ettiği haksız menfaate hukuki kılıf vermek amacıyla söz konusu şirketler üzerinden katılanlarla ticari ilişki kurup, karşılıksız çekler veren sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/36842, K. 2026/5764, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-36842-e-2026-5764-k-0e0611e976b6