Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40540 E. 2026/5273 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/40540
- Karar No
- 2026/5273
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1110 E., 2019/1147 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, lehe hükmün sirayeti ile mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi temyiz isteminin reddi, kısmi temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 280/3 maddesi uyarınca, haklarındaki hükmü istinaf eden sanıklar lehine oluşacak durumun, istinaf isteminde bulunmayan sanığa sirayetine ilişkin olduğu belirlenmiştir. Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... aleyhine temyiz istemi ile adı geçen sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2017/533 Esas, 2018/231 Karar sayılı kararıyla sanıkların bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 37/1 maddesi delâletiyle 158/1-(f)-son, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis ve 162.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/1110 Esas, 2019/1147 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ... ve ... müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı CMK’nın 280/1-(g) maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin kaldırılmasına, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 157/1 kapsamında yer alan dolandırıcılık suçu olarak vasıflandırılmasına ve sanıklar ... ve ...'ın 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve istinaf eden sanıklar lehine olan hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 280/3 hükmü uyarınca istinaf etmeyen sanık ...'a sirayeti ile adı geçen sanığın da neticeten 3 yıl 9 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Sanıklar hakkında daha ağır ceza miktarlarına hükmedilmesi talebine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçu işlemediğine, suça iştirak de etmediğine, sanığın mahkûmiyeti için her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, beraat hükmü kurulması talebine ilişkindir.
3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın mahkûmiyeti için her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, beraat hükmü kurulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Karşı Katılan Vekili ve Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 09.06.2020 tarihli ve 2020/17-39 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararında izah edildiği üzere, sirayet kurumunun, koşulları oluştuğu takdirde, hükme karşı yasa yoluna başvuranlar lehine oluşacak durumdan, yasa yoluna başvurmayan, süresinden sonra başvuran veya başvurmakla beraber başvurusu kabul edilmeyen sanığın da yararlanmasını sağlamak suretiyle, bu kişinin yasa yoluna başvuranlardan daha ağır bir ceza ile cezalandırılması adaletsizliğini giderme amacını taşıması ve sirayet durumunda hükmün, başvurusu kabul edilmeyen sanık yönünden bozulmadığı, sanığın sadece bozma kararının sonucundan yararlanmasının sağlandığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafilerinin istinaf talepleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar ... ve ... haklarında kurulan lehe hükümlerin, istinaf dışı sanık ...'a sirayetine karar verilerek sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılması ile yeni bir hüküm kurulduğu, yeniden kurulan inceleme konusu hükme karşı katılan vekili ve sanığın temyiz talebinde bulundukları ancak ilk hükmü yasa yoluna taşımayan sanık bakımından hükmün kesinleştiği, sirayet kurumunun bu kesinleşmeye sanık lehine sınırlı bir istisna getirdiği, ancak bu şekilde kurulan hükme karşı müstakil ve yeni bir kanun yoluna başvuru hakkı tanımadığı, hukuki kesinlik ilkesi gereği sirayet nedeniyle kurulan hükmün temyiz edilemez olduğu dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 280/3 maddesi gereği lehe sirayet kurumundan yararlanan sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Sanıklar ... ve ... Haklarında Kurulan Hükümlere Karşı Katılan Vekili ile Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Katılanın internette satılık ev ilanı gördüğü, belirtilen numara üzerinden sanık ...’la irtibata geçtiği, ...’ın katılana yüz yüze görüşmek için randevu verdiği, katılanın kardeşi ile beraber gittiği yerde ...'ın, çalışanları olduklarını söylediği sanıklar ... ve ...'le buluştuğu, ... ve ...’nin katılana bir ev gösterdikleri, katılanın ...'ı aradığı, katılanın, evin satılması hususunda, kendisini ... olarak tanıtan dosya dışı kişi ile görüşüp 205.000,00 TL'ye anlaştığı, katılanın 1.000,00 TL kaporayı ... ve ...'ye verdiği, Pazartesi günü sanıklar ..., ... ve ... adlı kişi ile inşaatta tekrar buluştukları, ... adlı kişinin inşaatla ilgili bilgi verdiği, ...'ın daireye döşenmesi planlanan kalebodurların rengi hakkında katılana bilgi verdiği, katılanın arabasını peşinat olarak önerdiği, sanıkların arabayı 55.000,00 TL'ye saymayı kabul ettikleri, Cuma günü tapu işlemlerinin gerçekleşeceğini söyleyerek katılandan 5.000,00 TL istedikleri, katılanın 5.000,00 TL'yi çekip ... isimli kişiye verdiği ve sözleşme imzaladıkları, ... isimli kişinin 61.000,00 TL'lik teminat senedi verdiği, sanıklar ..., ... ve ... adlı kişi ile beraber notere gittikleri, katılanın ...’e aracının satışı için vekâletname verdiği, sanıkların aracı ...’da bir galericiye sattıkları, Perşembe günü ...’ın katılandan tapu işlemleri için 3.750,00 TL para istediği, ...’ın katılana, beraat eden temyiz dışı sanık ...'ın IBAN numarasını ve ismini vermesi nedeniyle katılanın bu parayı ...'ın hesabına havale ettiği, Cuma günü tapuda buluşmak üzere anlaştıkları, katılan tapuya gittiğinde kimsenin gelmediği, ...'ı aradığında ulaşamadığı, inşaata gittiğinde kendisine gösterilen dairenin başka bir şahsa ait olduğunu öğrendiği, katılanın toplam zararının 64.750,00 TL olduğu ve zararın giderilmediği belirlenmekle, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle, kendilerine ait olmayan ve teslim imkânlarının bulunmadığı inşaat hâlindeki daireyi, yüz yüze görüştükleri katılana satma vaadiyle, en başından beri dolandırma kastıyla hareket ederek atılı suçu işledikleri anlaşılan olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
a. Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 157/1 maddesi kapsamında yer alan dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını taşıdığı, nitekim kabul ve uygulamanın da bu yönde olduğu belirlenmekle, bahse konu suçun uzlaşma kapsamında bulunduğu, aynı Kanun'un 158/3 maddesinde yer verilen düzenlemenin suçun nitelikli hâli olmayıp ceza artırım sebebi olduğu ve artırım maddesinin uygulanmasının, isnat olunan suçu uzlaşma kapsamından çıkarmayacağı anlaşılmakla, taraflar arasında usulüne uygun şekilde uzlaştırma girişiminde bulunulması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayinleri gerekirken "sanıklar hakkında TCK 158/3 maddesinin uygulanma şartlarının oluştuğu, bu nedenle atılı suçun uzlaşmaya tabi suçlardan olmadığı" şeklindeki hukuki dayanaktan yoksun gerekçeye istinaden uzlaştırma işlemlerinin yürütülmemesine karar verilmesi,
b. Sanıkların, katılanla 205.000,00 TL bedelle daire satımı konusunda anlaştıkları, buna rağmen kapora adı altında 1.000,00 TL, peşinat olarak 55.000,00 TL değerindeki otomobil, tapu işlemlerinde kullanılmak üzere 5.000,00 TL ve yine tapu işlemleri için 3.750,00 TL nakit olmak üzere toplam 64.750,000 TL'yi farklı zamanlarda ve farklı gerekçelerle katılandan aldıkları anlaşılmakla, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçu birden fazla işleyen sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
c. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması, Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Karşı Katılan Vekili ve Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (B-1) başlığında açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanığın temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanıklar ... ve ... Haklarında Kurulan Hükümlere Karşı Katılan Vekili ile Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (B-2) başlığında açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanıklar ... ile ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/1110 Esas, 2019/1147 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (B-2-a) bendinde yer alan lehe bozma sebebinin, temyiz isteminin reddine karar verilen ...'a 5271 sayılı CMK'nın 306/1 maddesi uyarınca SİRAYETİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2 maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2026 tarihinde karar verildi.