Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/1911 E. 2026/10873 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1911
- Karar No
- 2026/10873
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1168 E., 2018/1089 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; eylemin sabit olduğuna, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Tanık Muhammet'in suç tarihinde uyuşturucu madde kullanımı nedeniyle fenalaşması üzerine hastanaye kaldırıldığı, taburcu olmasının ardından Jandarmaya yaptığı müracaatta uyuşturucu maddeyi sanıktan temin ettiğini ve birlikte kullandıklarını beyan etmesi ve sanığın ikametinde belli bir miktar uyuşturucu madde bulunması nedeniyle hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açılan, ayrıca kan veya idrar tahlillerinde uyuşturucu madde tespit edilmesi sebebiyle soruşturma evrakı tefrik edilerek uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı ayrı soruşturma yürütülen sanıkla ilgili olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan yargılama neticesinde bölge adliye mahkemesince eylemin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu kanaatine varılması halinde, sanığın kendisinde ele geçen uyuşturucu maddeyi bulundurma eylemi ile tahlillerinde çıkan uyuşturucu maddeyi kullanma eylemi 5237 sayılı TCK'nın 191/1. fıkrasında düzenlenen ayrı seçimlik hareketleri oluşturmakla birlikte her iki eylem anılan fıkra kapsamında bir bütün halinde tek suç teşkil ettiğinden, ele geçen uyuşturucu maddenin niteliği ve miktarı ile uyuşturucu madde kullanma eylemi birlikte değerlendirilerek sanığa verilecek temel cezanın TCK'nın 191/1. ve 61. maddeleri uyarınca gerektiği takdirde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin duruşmalı istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı tefrik edilen soruşturma dosyasının incelenerek, soruşturmanın bulunduğu aşamaya göre farklı kararların verilmesi söz konusu olacaktır. Tefrik edilen soruşturma dosyasında;
- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ve erteleme süresi dolmamışsa, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nın 280/1-f bendi uyarınca bozma kararı verilmesi,
- Erteleme süresi dolduktan sonra TCK'nın 191/7. fıkrası uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse, kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından, CMK'nın 280/1-f bendi uyarınca bozma kararı verilmesi,
- TCK'nın 191/4. fıkrası gereğince dava açılmış ve derdest ise, her iki davanın birleştirilmesine karar verilerek uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma fiilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmesi,
- TCK'nın 191/4. fıkrası gereğince dava açılmış ve yapılan yargılama neticesinde anılan kanunun 191/1. fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiş ve kesinleşmiş ise TCK'nın 61. maddesine göre uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma fiilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle TCK'nın 191/1. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması ve bu şekilde belirlenecek cezadan, uyuşturucu madde kullanma fiilinden dolayı kesinleşmiş olan cezanın mahsup edilmesi suretiyle netice cezanın infazına karar verilmesi, her iki eylemin birlikte değerlendirilmesi sonucunda netice ceza değişmeyecek ise ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Gerekirken, sanık hakkında beraat kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı yapılan yargılama neticesinde eylemin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu kanaatine varılması durumunda, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan tefrik edilen dosyada ayrı bir soruşturma yürütüldüğü gerekçesiyle, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı beraat kararı verilmesi, sanığın TCK'nın 191/1. fıkrasında düzenlenen seçimlik hareketlerden sadece uyuşturucu madde kullanma fiilinden dolayı cezalandırılmasına, uyuşturucu madde bulundurma fiilinin ise cezasız bırakılmasına yol açacaktır. Özellikle, sanıkların bulundurduğu uyuşturucu maddenin kullanım sınırında olmakla birlikte TCK'nın 191/1. fıkrasında öngörülen temel cezanın alt sınırından önemli derecede uzaklaşılmasını gerektiren miktarda olması halinde, bu durum TCK'nın 3. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı olarak, sanığın alması gereken daha yüksek cezadan kurtulmasına sebebiyet verecektir.
UYAP üzerinde yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında, kan tahlilinde uyuşturucu madde çıkması nedeniyle Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma evrakının tefrik edilerek uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı ayrı bir kamu davası açıldığı ve Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2023 tarih ve 2023/422 E. 2023/718 K. sayılı kesinleşmiş kararı ile sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildiği anlaşıldığından, Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası temyiz incelemesine konu dosya içine alınarak, TCK'nın 61. maddesine göre uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma fiilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle TCK'nın 191/1. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması ve bu şekilde belirlenecek cezadan, uyuşturucu madde kullanma fiilinden dolayı kesinleşmiş olan cezanın mahsup edilmesi suretiyle netice cezanın infazına karar verilmesi, her iki eylemin birlikte değerlendirilmesi sonucunda netice ceza değişmeyecek ise ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, CMK'nın 223/2. fıkrasında beraat kararının hangi hallerde verileceği tek tek sayılmış olup, somut olayda bu hallerden hiçbiri mevcut değildir. Dolayısıyla, TCK'nın 191/1. fıkrasında ayrı seçimlik hareket olarak düzenlenen, uyuşturucu madde kullanma fiili ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma fiilini "aynı fiil" olarak telakki ettiği anlaşılan çoğunluğu kabulüne göre de; "sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan ayrıca dava açılıp mahkûmiyet hükmü verilip kesinleştiği"nin anlaşılması halinde, mahkemece beraat kararı değil, CMK'nın 223/7. fıkrasında yer alan, "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddîne karar verilir." hükmü uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince verilen beraat kararının, belirttiğim gerekçelerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğundan sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum. 08.09.2026