Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/10119 E. 2023/6696 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/10119
- Karar No
- 2023/6696
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/391 E., 2015/609 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 7.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/391 Esas, 2015/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık hükmü temyiz ettiğine dair dilekçe sunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR 1.11.08.2013 tarihinde meydana gelen kasten yaralama olayına ilişkin sanığın alakalı olduğu tespiti üzerine, 16.01.2014 tarihinde kolluk kuvvetlerince tanınan sanığın görülmesi üzerine kimliği istenildiğinde ... adına düzenlenmiş kimliği ibraz ettiği, kolluk kuvvetlerince sanığın kimliği bilindiğinden sahte belge ibraz etmiş olabileceği şüphesiyle belgenin muhafaza altına alındığı tespit edilmiştir. 2. Kriminal rapor ile suça konu nüfus cüzdanının matbu yapısı yönünden hakikileriyle uyumlu ve fotoğraf kesiminin de düzgün olmasına karşın, özellikle fotoğraf bölümünde yoğun yapıştırıcı kalıntılarının bulunduğu ve arka yüzündeki izdüşümünde çakışık vaziyette içeriği net olarak okunamayan mühür izleri gözlenmiştir. 3. Mahkeme tarafından suça konu belge ile nüfus cüzdanı talep belgesinin aynı fotoğrafı taşıdığı belirlenmiştir. 4. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir. 5. Suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE 1.Her ne kadar iddianame ve gerekçeli kararda suç tarihi 11.08.2013 olarak belirlenmiş ise de; suç tarihinin 16.01.2014 olduğu tespiti ile mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, 15.06.2015 tarihli iddianame ile sanık ... hakkında sahte nüfus cüzdanı tanzim ettirerek kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, nüfus cüzdanı talep belgesine ilişkin anlatıma iddianamede yer verilmediği gözetilmeden, sanığın aynı suç işleme kararı altında nüfus cüzdan talep belgesini ve nüfus cüzdanını sahte olarak tanzim ettirdiği kabul edilerek sanık hakkında nüfus cüzdanı talep belgesine ilişkin usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı halde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak; Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç ... fazla hapis cezasına mahkûm edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin yasal olarak uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin,03.12.2015 tarihli ve 2015/391 Esas, 2015/609 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından "Sanığın eylemlerini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla sayıda gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1. maddesi uyarınca verilen cezada takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin tamamen çıkarılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.