Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/3984 E. 2023/6873 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3984
- Karar No
- 2023/6873
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/475 E., 2016/135 K. SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık suçlarından dava açılmıştır. 2. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/475 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, suç kastı olmadığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, isnat edilen suçu işlemediği, eylemden zarar gören bulunmadığı, usul ve yasaya aykırı karar verildiği ve benzerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, müştekiyi telefonla arayarak üye olduğu kurum sağlık hizmetlerinden faydalanmadığı için biriken 1200 TL parasının bulunduğu, bunun iadesi içinde kart bilgilerinin gerekli olduğu konusunda müştekiyi ikna edip kredi kartı bilgilerini alan sanığın, söz konusu bilgilerle 660 TL lik müşteki bilgisi dışında harcama yaptığı, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2.Müşteki 17.11.2014 tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek 12.09.2014 günü Dünya Sağlık Hizmetleri Kurumundan aradığını söyleyen şahsın hiç bir sağlık hizmetinden yararlanmaması nedeniyle 1.200 TL biriken parasının kendisine iade edilmesi için kart bilgilerini istemlerini üzerine kart bilgilerini paylaştığı ve daha sonra kredi kartından rızası dışında 660 TL tutatlı harcama yapıldığını fark ettiğinden şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır. 3.İNG Bank. A.Ş. yazı cevabında, müşteki kredi kartı ile 12.09.2014 tarihinde 300 USD karşılığı 660 TL tutarlı işlemin kredi kartından 3D güvenlik şifresi girilerek internet üzerinden yurt dışında bulunan bankadan harcama yapıldığı anlaşılmıştır. 4.Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının 13.03.2015 tarihli yazı cevabında, müştekiyi arayan 0212 *** ** 07 nolu telefonun sanık ... adına 08.03.2012 tarihinden itibaren aktif olduğu bildirilmiştir. 5.Sanık, ... Reklam Turizm Şirketi sahibi olduğunu, şikayete konu hattın kendisine ait olduğunu ve şikayetçinin kendi müşterileri olduğunu ve şikayetçinin belirlttiği tarihte arandığının doğru olduğunu, bu tarihte müşteriye asistan kart hizmeti verdiklerini ve yine şikayete konu 660 TL lik paranında kendileri tarafından çekildiğini, sağlık hizmetleri satmadıklarını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE Olay ve olgularda belirtilen hususlara göre suç tarihinde Dünya Sağlık Hizmetleri Kurumundan aradığını söyleyen şahsın, kuruma üye olduğu halde hiç bir sağlık hizmetinden yararlanmaması nedeniyle 1.200 TL biriken parası olduğu, iade edilmesi için kart bilgileri gerektiğini söylemesi üzerine kart bilgilerini karşı tarafla paylaşan müştekinin kredi kartı ile bilgisi kullanılarak rızası dışında tek seferde harcama yapıldığı olayda sanığın eyleminin bir bütün olarak 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu halde suçun vasıf yönünden bölünerek ayrıca dolandırıcılık suçundan da hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi,
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/475 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326/son maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.