Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18341 E. 2026/5107 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18341
- Karar No
- 2026/5107
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 15.08.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/109 E., 2022/340 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri vekilleri tarafından yapılan istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi ile davacılar ve davalı .. ... Elektrik San. ve Tic. Tar. Ür. ...Ltd. Şti. ile davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri ile davalılar ... İnşaat Limited Şirketi, ..., ... ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacılar vekili; ... ...'ın müvekkilleri ...'ın eşi, ..., ..., ..., ...'ın Kardeşleri ve diğer davacıların babası olduğunu, Davalı ... Müdürlüğüne ait olan yol yapım çalışması sırasında, alt işveren ... İnşaat Tic. Ltd. Şti.'de aylık 3.000 TL maaş ve bir öğün yemek ile bayrakçı görevlisi olarak çalıştığı sırada 20.04.2016 tarihinde diğer davacı ... ... Elektrik San. ve Tic. Tar. Ürn. San. Tic. Ltd.Şti.'ye ait aracın çarpması sonucunda, meydana gelen iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini, davaya konu 20.04.2016 tarihli kaza, .. ... Karayolu .. Mahallesi .. Sitesi Mevkinde, ... istikametinden gelip İzmir istikametine giden davalı ... ... Elektrik San. ve Tic. Tar. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait 35... plaka sayılın aracın müteveffaya çarpması sonucu meydana geldiği müteveffanın hastaneye kaldırıldığı ancak kurtarılamadığını ve vefat ettiğini, kaza davalı ... ... Elektrik San. ve Tic. Tar. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait olan 35... plakalı sürücüsü Karayolları Trafik kanun hükümlerini ihlal etmesi sonucunda meydana geldiğini, sürücünün gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne uymadığı ve gerekli dikkat ve özenle aracı kullanmadığından müteveffanın ölümüne sebebiyet verdiğini, bu olay ile ilgili araç sürücüsü hakkında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/404 E. sayılı dosyasında dava açılmış olduğu, diğer davalı işverenlerin ise gerekli ve zorunlu güvenlik tedbirlerini almaması sonucu iş bu kazanın yaşanmasına davetiye çıkardıklarını, davalı işverenler işyerinde bulunması gereken gerekli ve yeterli eleman, techizat bulundurmadıkları gibi iş kanunu ve iş güvenliği çerçevesinde alınması zorunlu olan iş güvenliği eğitimini vermediklerini, işverenlerin denetim gözetim ve iş yerinde güvenlik önlemlerini almadığı gibi işçiyi de ... vermediklerini, iş kazası sebebiyle kuruma başvuru yaptıklarını, olay neticesinde hayatını kaybeden ...'ın evin geçimini yapan tek kişi olduğunu, çocuklardan ..., ..., ..., ..., henüz öğrenci olduğunu, babalarının desteğine muhtaç olduğunu, ..., ... ... ve ... ... ise hiçbir geliri olmayıp aynı cvde anneleri ile beraber yaşadıklarını, ...'ın ise 2012 tarihinde askerlik hizmetini ifa etliği sırada “çölyak” hastalığına yakalandığını, daha sonra davacı bu hastalıkla birlikte kemik erimesi başladığını, yaklaşık olarak 25 kilo verdiğini bu nedenle davacı ...'in çalışamayacak durumda olduğu babasının desteğine sürekli muhtaçtır olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müteveffanın desteğinden yoksun kalan Eşi ... için 1.000 TL, ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ... ve ... için ise kişi başına 500 TL (4.000 TL) fazlaya ilişkin hakkları saklı kalmak kaydıyla şimdilik Toplamda 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, bunun dışında eşi ... için 100.000, çocuk ... ..., ... için ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ... için 50.000'er TL, kardeşleri ..., ..., ... ... ... için 30.000'er TL manevi tazminat talep ettiklerini, maddi tazminat taleplerini tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, manevi tazminat taleplerini ise sigorta şirketi dışındaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini beyan ederek dava ikame ettiği tespit edilmiştir. II. CEVAP Davalı ... ... Elektrik San. ve Tic. Tar. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; aracı kullanan kişiyle müvekkili arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, ... tahkikatının sonucunun araştırılması gerektiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan bir ödeme varsa bu miktarın mahsubu gerektiği, davacılardan ..., ..., ... ve ...'in ölenin mirasçısı olmadıklarını, manevi tazminat talep etme hakları olmadığını, hukuki imkansızlık bulunduğunu, müvekkili şirketin kazaya karışan aracın maliki olduğunu ve bu aracın şoförü olan ve müvekkili şirket yanında çalışan ...'in ceza dosyasında sanık olduğunu, alınan raporda sürücünün tali kusurlu olduğu ölenin asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, araç sürücüsünün kusursuz ölenin tam kusurlu olduğunu, ölenin asgari ücret karşılığında çalışan birisi olduğunu, ölüm tarihinde 49 yaşında olduğunu, faiz tarihinin dava veya hüküm tarihi olarak ele alınması gerektiğini, manevi tazminatın içtihatlara uygun olması gerektiği, sonuç olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunma sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı ....Ltd. Şti vekili; meydana gelen vakıada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazanın iş ile ilgili olması gerektiğini, müvekkilinin yürüttüğü yol yapım esnasında yolun bir kısmını trafik akışına kapattığını, trafiğe akışı diğer şeritten sağlayacak şekilde tüm işaretleri de koyduğunu, ölen desteğin yol yapım çalışması nedeniyle 11.04.2016 tarihinde işe alındığını, bayrakçı olarak tabir edilen işi yaptığını, kazanın çalışma yapılan şeritte değil diğer şeritte meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında müvekkiline bir kusur izafe edilmediğini araç sürücüsünün hızlı müteveffanın ise karşıdan karşıya geçerken dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığını, başka kimseye de kusur izafe edilmediğini, ceza dosyasında alınan raporda işçinin %60 asli, sürücünün %40 tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, meydana gelen kazada müvekkilinin sorumluluğu bakımından uygun illiyet bağının kesildiğini, zararın araya giren işyerinden kaynaklanmayan sebepten doğduğundan işverenin meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin iş güvenli bakımından yerine getirilmesi gereken tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, ölen desteğin asgari ücret karşılığında çalıştığını, beyan edilen aylık 3000 TL kazancın gerçeği yansıtmadığını, ayrıca Tüik kazanç bilgi ekrarından da yapılan araştırmada asgari ücret karşılığında ölenin çalıştığının sabit olduğu banka hesap hareketleriyle de bu durumun sabit olduğu destek talep edenlerin yaşının dikkate alınması gerektiğini, maddi tazminat talep eden 5 davacının reşit olduğu, ...'ın 25, ...'ın 21, ...'un 28, ...'ın 23, ...'nın ise 20 yaşında olduğunu, ...'un ölüm vakıasından yaklaşık 3 yıl önce evlendiğini, ...'ın resmi nikah olmaksızın 2016 yılının temmuz ayında nikasız olarak evlendiğinin soruşturma esnasında annesi tarafından beyan edildiğini, ...'ın İstanbul ilinde yaşadığını, ... bakımından ileri sürülen iddianın ancak yetkili sağlık kuruluşlarınca alınacak rapor ile ortaya konulabileceğini, reşit olmayan çocukların ise ... hayatlarına ilişkin araştırma yapılması gerektiğini, manevi tazminat olarak talep edilen miktarın fahiş olduğunu, sonuç olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunma sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı ... vekili; husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, araç sürücüsünün ve ölen desteğin kazada kusurlu olduğunun soruşturma dosyasında alınan rapor ile sabit olduğunu, müvekkili tarafından gerekli denetimlerin yapıldığını, zarar görenin ağır kusuru sebebiyle illiyet bağının kesildiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, sonuç olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunma olarak ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... ... Elektrik San. ve Tic. Tar. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kazaya karışan 35... plakalı aracın ruhsat sahibi olsalar da şoför ...'e karşı açılmış bir dava olmadığını, kusur raporunda kendilerine kusur verilmediğini, kazalının kusurlu olduğunu, kendilerinin yol yapım çalışmaları ile bir ilgilerinin olmadığını, kendileri açısından PSD değerinin hesaplamalardan düşürülmemesinin hatalı olduğunu, hesaplamalarda iskonto oranının %18 olması gerektiğini, davacı eşin%1 oranında evlenme ihtimalinin hesaplamalardan düşülmediğini, ölenin gelirinin %70'inin dağıtıma esas tutulması gerektiğini, mirasçı davacılardan ...'ın olay tarihinde 20 yaşında olduğunu pay ayrılmasının mümkün olmadığını, manevi tazminatların fahiş olduğunu, kararda gerekçe olmadığını, Hükmün 29. maddesinde ... için karar verilmesine rağmen "davacı ...'in kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden"yazıldığını, 31. ve 32. maddelerinde aynı kişi olan ... için mükerrer hüküm kurulduğunu, ..., ..., ..., ... açısından manevi tazminatın kısmen kabul edilmesine rağmen reddedilen miktar yönünden davalılara AÜ'ye hükmedilmediğini, reddedilen maddi tazminatlar yönünden de davalılara AÜ verilmesi gerektiğini, Av. ...'un davacıların tamamının vekili olmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca sigorta edilen aracın sürücüsüne %10 kusur verildiğini, kusur oranında sorumlu olduklarını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurumlarının ihale makamı olduğunu, kazadan sorumlu bulunmadıklarını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... İnş. SAn. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükmün 29. maddesinde .. için karar verilmesine rağmen .. için vekalet ücretine hükmedildiğini, 31... . maddelerinde ... hakkında mükerrer karar verildiğini, müteveffanın kardeşleri .., .., .. ve .. yönünden reddedilen manevi tazminat için davalılar lehine AÜ'ye hükmedilmediğini, harç ve yargılama giderlerinde kabul ve red oranına göre hatalı hesaplama yapıldığını, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, kusurlarının olmadığını, manevi tazminatların yüksek olduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Katılma yoluyla davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ..., ..., ... ve ... için manevi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmediğini, Mahkemece hükmolunan manevi tazminatların düşük olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C.Gerekçe ve Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...u içtihatlar ile oluşan genel uygulama nazara alındığında somut olayda; Mahkemece her bir davacı lehine kabul edilen kısımlar yönünden ayrı ayrı kabul, reddedilen kısımlar yönünden davalılar lehine ayrı ayrı red vekalet ücreti hükmedilmesi hatalı olmuştur...." davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi ile davacılar ve davalı .. ... Elektrik San. ve Tic. Tar. Ür. ...Ltd. Şti. ile davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... İnşaat Limited Şirketi, ..., ... ... Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hakkında davanın reddine karar verilen davalıların sorumluluğunun bulunduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... firma vekili temyiz dilekçesinde özetle hakkında davanın reddine karar verilen davalıların sorumluluğunun bulunduğunu beyanla Bölg Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ğenel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle hakkında davanın reddine karar verilen davalıların sorumluluğunun bulunduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle hakkında davanın reddine karar verilen davalıların sorumluluğunun bulunduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davacılar vekili ile davalılar davalılar ... İnşaat Limited Şirketi ve ... vekillerinin davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre kabulüne veya reddine karar verilen tazminat miktarlarının ayrı yarı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacılar vekili ile davalılar davalılar ... İnşaat Limited Şirketi, ... ve ... ... Sigorta A.Ş. vekillerinin davacılar yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre kabulüne veya reddine karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekili ile davalılar davalılar ... İnşaat Limited Şirketi ve ... vekillerinin davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
Davacılar vekilleri ile davalılar ... İnşaat Limited Şirketi, ..., ... ... Sigorta A.Ş. vekillerinin davacılar yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.