Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18866 E. 2026/5109 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18866
Karar No
2026/5109
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2025/29 E., 2025/295 K.

Taraflar arasında iş kazası nedeniyle tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması üzerine bozma kararına uyan İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacılar vekili ile davalı ... Perakende Satış A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..'a ait ve ... Mühendislikçe yapılan .. ilçesi .. Köyü ile .. Mezrası arasında elektrik hatları çekim işinde çalışırken 29.12.2012 tarihinde elektrik çarpması sonucu iş kazası geçirdiği belirtilmiştir. Vücudunun büyük bir kısmının yandığı ve malul kaldığı iddia edilmiştir. Müvekkilinin asıl işverene ait .. ilçesi .. Köyü ile .. mezrası arasında bulunan ... nakil hatlarının yenilenmesinde çalışırken, anılan çalışmaların yapılması için Kırmatepe elektrik hattının enerjisinin kesilmesi gerektiği, bunun için orada kontrol görevini yapan ... adlı görevlinin ... görevlilerini arayarak .. elektrik hattındaki enerjinin kesilmesini talep ettiğini iddia etmektedir. ... görevlilerinin geri dönüş yaparak söz konusu hattaki enerjiyi kestiklerini bildirmeleri üzerine müvekkilinin çalışmasını yapmak amacı ile elektrik direğine çıktığında elektrik çarpması sonucu iş kazası geçirdiğini beyan etmektedir. Zira .. görevlilerinin yanlışlıkla Kırmatepe hattındaki enerjiyi keseceklerine .. Mermer Ocaklarına giden hattaki enerjiyi kesmeleri sonucu söz konusu kazanın meydana geldiğini iddia etmektedir. İlgili Kanun maddesi uyarınca; işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorunda olduğunu, davalıların, müvekkiline iş güvenliği konusunda her hangi bir ... vermediği gibi iş güvenliğini sağlayacak her hangi bir koruyucu malzeme de vermediğini iddia ile tüm bu nedenlerden dolayı müvekkiline atfedilecek her hangi bir kusur bulunmadığını beyan etmektedir. Müvekkilinin çevrenin telkinleri ile .. ve firma yetkilileri ceza alır düşüncesi ile olayın iş kazası olduğunu beyan etmediği gibi şikayetçi de olmadığını bunun sonucu olarak da .. Cumhuriyet Savcılığınca takipsizlik kararı verildiğini belirtmiştir. Müvekkilin daha sonra ... nezdinde şikayette bulunduğunu ve ... müfettişlerince iş kazası tahkikatı yürütülerek, müvekkilinin hastaneye sevki ile maluliyet raporu düzenlendiğini beyan etmektedir. Müvekkilin uzun süre .. Üniversitesi Yanık Merkezinde yoğun bakımda kaldığını, bu yaralamadan dolayı koşamadığı gibi 10 dakikadan fazla uzun yürüyüş bile yapamadığını, zira yanık yerlerdeki damarların hasar görmesi ve zayıflaması nedeni ile en basit çalışmada bile hemen yorgunluk baş gösterdiğini, söz konusu kaza sonrası müvekkilinin vücudunun büyük bir kısmı yandığını ve iyileşemez izler bıraktığını, bu nedenle müvekkil ... için 1.000 TL geçici ve sürekli güç kaybından kaynaklı maddi tazminat ve 80.000 TL manevi tazminatın, müvekkillerden ... için 20.000 TL manevi tazminat, müvekkil ... için 25.000 TL manevi tazminat, toplamda 1.000 TL maddi ve 125.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini Mahkememizden talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Mühendislik ... Ltd. Şti. vekilinin 22.04.2016 havale tarihli cevap dilekçesine özetle; ihale yolu ile alınan elektrik tesis yapımı işinin anahtar teslimi usulü ile .. Elektrik İletişim ... Ltd. Şti.'ye bırakıldığını bu sebeple davanın bu şirkete de ihbar edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davacının müvekkili Kuruma her hangi bir iş kazası bildirimi yapmadığını savunarak, müvekkili şirket ile ...şirketinin haberi olmadan, babasına götürü usulü ile verilen elektrik işlerinde babasına yardımcı olmak için çalıştığını bu sebeple müvekkili şirketin kazadan hiç bir suretle sorumlu olamayacağını savunmaktadır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı dosyası celb edilip incelendiğinde, durumun iddia ettikleri şekilde gerçekleştiğinin anlaşılacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekilince cevap dilekçesi sunulmamış, davanın reddi gerektiği aşamalarda beyan edilmiştir.

III- MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince 21.12.20 22... /133 E., 2022/466 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 22.06.2023 tarih, 2023/132 E., 2023/525 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararına davalı ...Ş. vekilince temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 05.12.20 24... /102 49... /.. Karar sayılı ilamı "... Somut olayda davacı vekilinin kaldırma ilamı öncesi aldırılan 25.03.2019 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı yine anılan raporun hükme dayanak kılınması sonucu hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin istinaf başvurusunun da bulunmadığı gözetilmeksizin yukarıda açıklandığı üzere bilinen dönemin ileriye çekilmesi suretiyle zararın daha fazla hesaplandığı 27.03.2022 tarihi rapora itibar edilmesi ve bu suretle de temyize gelen davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. O halde Mahkemece yapılacak iş oluşa uygun görülen kaldırma ilamı sonrası aldırılan 06.01.2022 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranlarının kaldırma öncesi 09.07.2019 tarihli hükme dayanak kılınan 25.03.2019 tarihli hesap raporuna uygulanması suretiyle temyize gelen davalı yönünden maddi tazminatın belirlenmesi ve davalı ... Mühendislik Elek. Elektr. İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin temyiz talebinin bulunmadığı görüldüğünden iş bu davalı yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözeten bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır...." gerekçeleriyle bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; "...Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosyanın 25.03.2019 tarihli hesap raporunu düzenleyen bilirkişiye tevdi ile istinaf kaldırma ilamı sonrası aldırılan 06.01.2022 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranları dikkate alınarak maddi tazminat yönünden yeniden hesaplama yapılarak ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 25/06/2025 tarihli ek raporda da 25.03.2019 tarihli hesap raporunda olduğu gibi bilinen aktif dönem hesabının 149.396,69 TL, bilinmeyen aktif dönem dönem hesabının 1.355.679,39 TL ve bilinmeyen pasif dönem hesabının 123.215,65 TL olmak üzere toplam tutarın 1.628.291,74 TL olarak hesaplama yapılıp maluliyet oranın %15,2 olması sebebiyle bu orana göre hesaplama yapıldığında zararın 247.500,34 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Belirlenen bu bedelden bu kez davacının kusur oranına göre (%20) kusur indirimi yapıldığı ve yine ...'nın bildirdiği PSD miktarı üzerinden davalıların kusurlarına göre sorumlu olduğu tutarın hesaplandığı görülmüştür. Neticeten sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 179.555,18 TL, geçici iş göremezlik tazminat tutarının ise 1.028,02 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporu Yargıtay bozma kararında belirtilen şekilde hazırlanmış olup hükme esas alınmıştır." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Perakende A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararında usuli kazanılmış hak değerlendirmesinin hatalı yapıldığının, asgari ücret değişikliklerinin dikkate alınması gerektiği, manevi tazminatın az takdir edildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Perakende Satış A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, davalı şirketin kusurunun olmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, meydana gelen olayın iş kazası olmadığını beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri. 3. Değerlendirme A) Davacılar vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile Mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. Somut olayda, davacılar vekilince bozma ilamı öncesi hükmolunan manevi tazminata ilişkin temyiz isteminde bulunulmadığı, Mahkemece bozma ilamı sonrası tesis edilen temyize konu kararında manevi tazminat yönünden hükmün aynen tesis edildiği anlaşılmakla ilk kararı temyiz etmeyen davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik ileri sürülen temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; taraf vekillerinin davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. C) Taraf vekillerinin davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE,

Davalı ... Perakende Satış A.Ş. vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacılar vekili ile davalı ... Perakende Satış A.Ş. vekilinin davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,

Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18866, K. 2026/5109, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18866-e-2026-5109-k-b59887ffe08d