Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20216 E. 2026/5114 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/20216
- Karar No
- 2026/5114
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2438 E., 2025/1507 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/520 E., 2021/468 K.
Taraflar arasında iş kazası nedeniyle tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması üzerine bozma kararına uyan Bölge Adliye Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın, 05.05.2015 tarihinde davalı işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefat ettiğini, davalı bünyesinde "gemi kaynak ustası" olarak çalıştığını, kazanın davalının ağır kusuru ile meydana geldiğini, söz konusu kazanın işverenin iş güvenliği ve işçi sağlığına ilişkin yükümlülüklerine aykırı davranmasından kaynaklandığını, kazanın meydana gelmesinde murisin hiçbir kusuru olmadığını iddia ederek davacı eş ... için 531.331,09 TL maddi tazminat ile 150.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 338.841,06 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 97.619,02 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazları olduğunu, müvekkilinin dava konusu iş kazasının oluşumunda hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilin gerekli iş güvenliği eğitimleri verdiğini, bu hususun delillerle sabit olduğunu, müteveffaya tüm iş ekipmanlarının da verildiğini, iş güvenliği için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getiren maddi ve manevi olarak müteveffanın ailesine yardımda bulanan müvekkil şirketin tazminatla sorumlu tutulmamasını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III- MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince 26.05.2021 tarih, 2017/520 E., 2021/468 K. sayılı kararı ile "... "Dava; iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine yöneliktir. Sosyal Güvenlik Kurumu inceleme raporu, Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1342 Esas sayılı dosyası, tanık beyanları, Bilirkişi kurul raporları, güncel nüfus aile kayıt tablosu örneği dosyamız arasına alınmıştır. Davaya konusu olay; davacıların Murisi ..., davalıya ait gemide geminin söküm faaliyetinde çalışırken dengesini kaybederek çalıştığı yerden yaklaşık 13 metre aşağıda bulunan ambar kısmına düşmek suretiyle iş kazası geçirerek hayatını kaybetmiştir. Dosyada kusur raporları aldırılmıştır. 02.10.2019 tarihli Bilirkişi Kurul Raporunda davalının %50, gemi sorumlusunun %15, kazazede işçi ...'ın %35 oranında kusurlu olduğuna yönelik rapor düzenlenmiş, tarafların itirazı üzerine ek rapor alınmış, alınan 13.02.2020 tarihli Ek raporda davalının %50, gemi sorumlusunun %15, kazazede işçi ...'ın %35 oranında kusurlu olduğuna öynelik tespit yapılmış, rapordaki tespit ve değerlendirmelerinin yerinde olduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmış, davalının toplamda %65 oranında kusurlu olduğu, davacı murisinin %35 olduğu kabul edilmiştir. Dosyamız arasında bulunan 02.10.20 19... .02.2020 tarihli kusur raporu esas alınmak üzere davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle uğradıkları maddi zararın hesaplanması amacıyla dosyamız hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Alınan 02.02.2021 tarihli Bilirkişi raporunda Davacı eş ... için toplam maddi zarar 531,331,09 TL, çocuk ... için maddi zarar 338.841,06 TL, çocuk ... için maddi zarar 97.619,02 TL olarak belirlenmiş, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla 02.02.2021 tarihli hesap bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulmuş, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan kusur raporunda bilirkişi heyetinin oluşturulmadığı anlaşılmakla rapora itibar edilmemiştir. Aynı olayla ilgili davacıların manevi tazminat talebinde ise; Davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olduğu, davacı Haticenin olay tarihinde 29 yaşında, davacı ...'in 3 aylık, davacı ... ın 7 yaşında olduğu, müteveffanın yaşı, iş kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi dünyalarında oluşan elem ve ızdırap, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu bir bütün olarak değerlendirilerek davacı eş için 100.000,00 TL ve davacı çocuklar için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin hak, nesafet ve adalet ilkelerine uygun olacağı, manevi tazminat oranının makul olduğu görüş ve kanaati ile..." davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 07.02.2023 tarih, 2022/1392 E., 2023/305 K. sayılı kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararına taraf vekillerinin temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 03.10.2024 tarih , 2023/4274 Esas, 2024/9518 Karar sayılı ilamı "...Somut olayda, davacının sendika üyesi olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığına göre emsal ücretin tespitinde sendika yazı cevapları ile yetinilerek ve yalnızca TÜİK verileri esas alınarak davacı ücretinin tespiti ve hesaplanması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde 25.11.2022 tarihli kök bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak suretiyle taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. ..." gerekçeleriyle bozulmuştur. B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; "Taraflar arasında hesaplamaya esas aylık ücret miktarı uyuşmazlık konusu olduğundan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından sigortalının alabileceği ücretleri araştırılmış olup bu kapsamda, yapılan emsal ücret araştırmasında neticesinde, TMMOB Gemi Mühendisleri Odası, 2015 yılında emsal ücretin net 1.995,00 TL olduğunu bildirmiş olup iş bu miktarın asgari ücretin 2,32 katı olduğu, .. .. Demir İşleri ve Sanatkarlar Odası ise emsal ücretin net 2.300-2700 TL olduğunu bildirmiş olup, iş bu miktarın ise asgari ücretin 2,91 katı olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda, işçinin kaza tarihindeki ücretinin anılan odalar tarafından bildirilen emsallerin ortalaması alınarak (2,32+2,91/2 olmak üzere) asgari ücretin 2,62 katı olduğunun kabul edilmesinin dosya kapsamına ve Yargıtay bozma ilamına uygun düşeceği kanaatine varılmış ve bu doğrultuda, Dairemizce alınan, 29.08.2025 tarihli, (25.11.2022 tarihli kök bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden) asgari ücretin 2,62 katı üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. " gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararında usuli kazanılmış hak değerlendirmesinin hatalı yapıldığının, ücretin hatalı tespit edildiğini, asgari ücret değişikliklerinin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ücret tespitinin hatalı yapıldığını ve manevi tazminatların fahiş takdir edildiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri.
3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. Somut olayda, davalı vekilince bozma ilamı öncesi Bölge Adliye Mahkemesince hükmolunan manevi tazminata ilişkin temyiz isteminde bulunulmadığı, Mahkemece bozma ilamı sonrası tesis edilen temyize konu kararında manevi tazminat yönünden hükmün aynen tesis edildiği anlaşılmakla ilk kararı temyiz etmeyen davalı vekilinin manevi tazminata yönelik ileri sürülen temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
B) Taraf vekillerinin davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE,
Taraf vekillerinin davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.