Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13744 E. 2026/3875 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13744
- Karar No
- 2026/3875
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1854 E., 2025/1353 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/190 E., 2024/216 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 18.11.2017 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının görev tanımında montaj işinin de bulunduğunu, kazanın davacının kusurlu davranışı neticesi meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 84.432,28TL maddi tazminatın ve 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosyada bulunan 06.12.2019 tarihli kusur raporunda; davacının başka işçilerle birlikte ray üzerinde bulunan hurda konveyör paletini, montaj için kaydırdıkları sırada paletin rayda kalmasını sağlayan kulakçıkların kapanması ve davacının sağ elinin sıkışarak yaralanması şeklinde meydana gelen iş kazasında, kazaya neden olan söz konusu konveyör bandını itme işi yapıldığı sırada paletin rayda kalmasını sağlayan kulakçıklara çalışanın ulaşmasını engellemek amacıyla işi organize etmeyen, çalışanının sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve bunun için doğru iş organizasyonu kurmayan, çalışanına çalıştığı ekipmanla ilgili güvenli çalışma koşullarını da içerecek şekilde bilgilendirme yapıp çalışma talimatı vermeyen, kazalıya iş güvenliği bilinci oluşturacak etkinlikte tehlike sınıfına uygun süre ve konularda, yapacağı işe özgü riskleri de kapsayacak nitelikte iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeyen davalı ... Metal Endüstriyel Otomasyon Yazılım San.ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı kuruluşun olayın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu; konveyör bandını iterken paletin rayda kalmasını sağlayan kulakçıkların arasına eline sokarak tehlikeli bir davranış sergileyen davacının olayın meydana gelişinde % 40 oranında kusurlu olduğu görüşüne yer verildiği, tanık beyanları, toplanan kanıtlar ve iş güvenliği uzmanı bilirkişilerin kusura ilişkin tespitleri, farklı bilirkişi heyetinden alınan 17.01.2021 tarihli raporda aynı kusur dağılımına işaret edilmiş olması nazara alındığında davalı vekilinin kusura ilişkin istinafının yerinde görülmediği, davanın dayanağını oluşturan iş kazasındaki kusur oranları, meslekte kazanma gücünü % 2 oranında kaybettiği kabul edilen davacı yararına İlk Derece Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat tutarı, davacının kaza tarihindeki yaşına, geçmiş yıllardaki yasal faiz oranına, ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne kıyasla yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın müsebbibi ve ağır kusur sahibinin davacı olduğunu, paleti tutması gereken yerden değil yanlış yerden tuttuğunu, hatta normal şartlarda paletin davacının tuttuğu yerden tutulmasının imkansız olduğunu, alınan tüm tedbirlere rağmen iki eliyle tutması gereken paleti iki parmağı ile kapalı haldeyken birbirine sıfır olan saçın arasından tutması sonucu paleti ittirmesiyle birlikte paletlerin kapanarak davacının parmağını sıkıştırdığını, davacının ağır kusuru sebebiyle maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1. maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Buna göre temyize konu miktarların kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.