Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7637 E. 2024/10371 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Tazminat İstemi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7637
Karar No
2024/10371
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Tazminat İstemi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/876 E., 2022/785 K. KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce verilen bozma kararına Mahkemece uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu olan maktul ...'in davalı ...'in yanında kalorifer içinde çalıştığı, 07.05.2011 günü diğer davalı ...'a ait inşaatta çalışırken taşıdığı metal borunun elektrik tellerine temas etmesi sonucu elektrik çarpmış ve ağır yaralandığı, maktulün bir sene kadar komada kalarak 29.04.2012 tarihinde vefat ettiğini, bu elim olaydan dolayı aile bireylerinin derinti üzüntü içine girerek bunalım geçirdiklerini, meydana gelen olaydan dolayı davalıların Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/350 E.-2014/522 K. sayılı dosyasında yargılandıkları, davalıların her ikisininde asli kusurlu bulunarak taksirle ölüme yol açmak suçundan ötürü ceza aldıklarını, tüm bu nedenlerle müvekkillerinin acısını biraz hafifletmek için talep artırım dilekçesiyle birlikte baba için 33.077,80 TL maddi ve 20.000 TL manevi, anne için 44.893,09 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminat ile kardeşeler için 20.000 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen elim olaydan dolayı büyük üzüntü duyduğunu, ancak olayın meydana gelmesinde müteveffanın kusurlu olduğunu, zira kendisinin müteveffaya gerekli tedbirleri söylediği halde müteveffanın kendi kusurundan kaynaklanan kazanın meydana geldiğini, ayrıca davacıların talep ettiği tazminat miktarını ödeyebilme gücünün bulunmadığını, kendisinin müteveffayı sigortaya kaydını yaptırdığını, bu nedenle davanın sigortaya ihbarını, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

2.Davalı ... vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, ceza davasındaki bilirkişi raporunu da kabul etmediklerini, olayın meydana gelmesinden müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ayrıca talep edilen miktarın çok fahiş olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2015 tarih ve 2014/558 E.-2015/579 K. sayılı ilk ilamında özetle; davanın kısmen kabulü ile 33.077,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının 10.000,00 TL'sinin olay tarihi olan 07.05.2011 tarihinden, 23.077,80 TL'sinin ıslah tarihi olan 09.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 44.893,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.000,00 TL'sinin olay tarihi olan 07.05.2011 tarihinden, 24.893,09 TL'sinin ıslah tarihi olan 09.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacılar için ayrı ayrı 3.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde; taraf vekilleri ile ihbar olunan vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine; (Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 03.07.2018 tarih ve 2016/20601 E- 2018/5971 K sayılı ilamı ile ihbar olunan SGK Genel Müdürlüğü aleyhine bir hüküm kurulmadığından temyiz ... bulunmamakta olup temyiz itirazlarının reddine, davacılar ve davalılar vekillerinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin özetle; olayın öncelikle iş kazası olarak tespiti, giderek davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılması, kusur raporu alınmaksızın, ceza davasında alınan ve tarafların kusur oranlarını açıkça belirlemeyen rapora itibarla karar verilmesinin hatalı olduğu, usuli kazanılmış haklar gözetilerek anne ve baba için bağlanan gelirlerin varlığı halinde tazminat alacağından rücuya kabil kısımlarının tenzili noktalarından Mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemece bozmaya uyularak verilen 24.02.2021tarih ve 2018/502 E.-2021/249 K. sayılı ikinci kararda; davacı ... için 33.077,80 TL, ... için 44.893,09 TL maddi tazminatlar, ... ve ... için 20.000 TL'şer manevi tazminatlar ile davacı ... lehine 15.000 TL, İlknur lehine 12.000 TL manevi tazminatın 07.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde; davalı ... vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine; Dairemizin 07.06.2022 tarih ve 2022/1351 E.- 2022/8583 K. sayılı ilamı ile davacıların önceki kararı temyizlerinde maddi tazminata yönelik bir temyiz itirazlarının bulunmamasına göre, önceki hükümde esas alınan 18.08.2015 tarihli hesap raporu yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, o halde mahkemece, iş bu 18.08.2015 tarihli hesap raporuna bozmadan sonra tespit edilen ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılan davalıların toplam %80 oranındaki kusur oranı uygulanmak suretiyle (ve bu raporda esas alınan işlemiş/bilinen devre sonu tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücretlerin rapora yansıtılmamak suretiyle) davacı anne ve babanın maddi tazminat alacaklarının belirlenmesi ve temyiz eden davalı ...’ın hesap edilecek bu maddi tazminat alacaklarından sorumlu olduğu gözetilip, davalı ...’in ise son kararı temyiz etmemesi nedeniyle davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek sonucuna göre davacıların maddi tazminat alacakları hakkında karar verilmesi, öte yandan ilk kararda hüküm altına maddi tazminatlara işletilen faiz hükmünün davacılar tarafından önceki kararın temyizi kapsamında temyiz edilmemiş olması nedeniyle de davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar bulunduğu gözetilerek, hükmedilecek maddi tazminatlar için dava dilekçesi ile istenen miktarlar için önceki kararda olduğu gibi kaza tarihinden itibaren, ıslah ile artırılan miktarlar için ise ıslah tarihinden itibaren başlayacak yasal faiz işletilmek suretiyle faize hükmedilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde maddi tazminatın tamamına kaza tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu, ayrıca, somut olayda davaya konu olayın bozma kararında da açıkça ifade edildiği gibi sigortalının vefatı nedeniyle hak sahipleri tarafından asıl ve alt işverene karşı açılmış bir maddi ve manevi tazminat davası olduğu açık olup, bu davalar gerek mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1 inci maddesine, gerek ise de karar tarihinde yürürlükte bulunan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5 inci maddesine göre İş Mahkemelerinin görev alanı içerisinde kalmasına ve davanın görüldüğü mahalde müstemir yetkili bir İş Mahkemesinin bulunmamasına göre İş Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılıp, karar başlığında da İş Mahkemesi sıfatıyla karar verildiği belirtilmeksizin hüküm tesisinin de hatalı olduğuna işaretle mahkeme kararı bozulmuştur.

D. Mahkemenin Son Kararı; Mahkemece yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararda özetle; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile; "Davanın kısmen kabulü ile

1-33.077,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının 10.000 TL'sinin olay tarihi olan 07.05.2011 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 09.09.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi suretiyle; 26.462,24 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, bakiyesi 6.615,56 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine,

2-44.893,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.000 TL'sinin olay tarihi olan 07.05.2011 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 09.09.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi suretiyle; 35.914,47 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, bakiyesi 8.978,61 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine,

3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-Davacılar için ayrı ayrı hükmedilen 3.000'er TL manevi tazminat yönünden kararın kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıdaki kararının davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazası bildirimi nedeniyle gelirlerin SGK'dan araştırılmasını, gelirlerin tenzil edilmemesinin hatalı olduğunu, usuli kazanılmış hakkın gözetilmesine dair bozma gereğinin yerine getirilmediğini, babanın maaş ödemesi aldığı halde destekten yararlandığına dair kabulün hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalanların maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, iş kazasının gerçekleştiği tarih de gözetilerek yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı Kanun'un 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri, olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesidir

3. Değerlendirme A) Davalı ... vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Temyiz kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır.

2.Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi, tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu Geçici 3 üncü maddesi gereğince 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci maddesi hükmü gereğidir.

3.21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2022 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 5.810 TL olarak değiştirmiştir.

4. Somut olayda Mahkemece davacılar lehine 3.000 TL'şer manevi tazminata hükmedildiği ve söz konusu manevi tazminatların birbirlerinden ve maddi tazminat hükmünden bağımsız birer dava konusu edilebilmeleri de dikkate alındığında hüküm olarak objektif dava birleşmesi kapsamında ayrı ayrı kesinlik sınırını tabi olacakları gözetilerek, bu hükümlere yönelik temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

B) Davalı ... vekilinin maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler ile bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesinin usuli kazanılmış haklar kapsamında imkân bulunmamasına, temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2. Anayasanın 141 inci maddesinde Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılacağı düzenleme altına alınmıştır. Bu düzenleme doğrultusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafları iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az aynı Kanun'un 297 nci maddesinde belirtilen hüküm sonucunun tutanağa geçirilerek okunması suretiyle olur.

3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 nci maddesinde, "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."

4. Somut olayda; mahkemece maddi tazminatın belirlenmesinde bir önceki kararı temyiz etmeyen davalı ... yönünden davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakka riayet edilerek ve faiz istemi hakkında da son bozma kararında işaret olunduğu şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun olmuş ise de hüküm fıkralarının yazımında aynı davacı için birden fazla maddi tazminat alacağı var olduğu şeklinde hatalı anlaşılmaya mahal verebilecek şekilde tercih edilen yazım yöntemin kararın icrası aşamasında tereddütlere yol açacağı açıktır.

5. O halde, kanunun yukarıda işaret olunan emredici hükümlerine aykırı görülen bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek hüküm bozulmalıdır.

6. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2.Davalı ... vekilinin maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazları gözeilerek; Çivril Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 07.12.2022 tarih ve 2022/876 E -2022/785 K sayılı ilamının: Hüküm fıkrasının 1 ve 2 nolu bentlerinin silinerek yerlerine; "1- Davacı ... lehine hesap edilen 33.077,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26.462,24 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesi 6.615,56 TL'sinin ise davalı ...'den tahsili, bu tazminatın 10.000 TL'sine olay tarihi olan 07.05.2011 tarihinden, bakiyesine ise ıslah tarihi olan 09.09.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davacı ...'e ödenmesine, 2- Davacı ... lehine hesap edilen 44.893,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının 35.914,47 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesi 8.978,61 TL'sinin davalı ...'den tahsili, bu tazminatın 20.000 TL'sine olay tarihi olan 07.05.2011 tarihinden, bakiyesine ise ıslah tarihi olan 09.09.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davacı ...'e ödenmesine,"rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7637, K. 2024/10371, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7637-e-2024-10371-k-110ac6f77fff