Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9119 E. 2024/11811 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Tazminat İstemi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9119
Karar No
2024/11811
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Tazminat İstemi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/957 E., 2022/1410 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/1075 E., 2021/255 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalılardan ... Apartman Yöneticiliği, ... ile ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ve davalılardan ... Apartman Yöneticiliği ve ... vekilleri tarafından süresinde temyiz edildiği ve davalı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu, davacılar vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep ettiği, duruşma talebi kabul edilerek, duruşma yapılmak üzere tayin olunan 11.04.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafaalı temyiz eden davacılar adına Av. Gazi Atmaca ile davalılardan ... Apartman Yöneticiliği ve ... adına Av. ..., davalı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... adlarına Av. ...'ın geldiği, davalı Girişim Asansör Yed. Par. Mak. İnş. Ltd. Şti. ile ... adlarına Av. ...'ın geldiği, davalı asil olarak ...'nın geldiği görüldükten gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra noksan tespit edilen hususlar yönünden dosya mahalline geri çevrilmişti, geri çevirme üzerine dosya Dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kazazede işçi ...'un davalılardan ...'in elemanı olduğunu, ...'in sahibi olduğu ...&Flaus Şirketler Grubunda çalıştığını, ... Medikal şirketinin elemanı olarak görünmekte olup, diğer şirketlerin de işlerini takip etmekte, aynı zamanda işverenlerin şahsı işlerini de görmekte olduğunu, joker olarak çalıştığını, kazazedenin 29.06.2011 günü, davalılardan ...'ın yöneticisi olduğu davalı ... Apartmanının asansörüne, aynı apartmanın 4. katında faaliyette bulunan ve davalılardan ...'in yetkilisi olduğu davalı (...&Flaus Şirketler Grubu) ... Medikal San. Tic. Ltd. Şti.'ne yük çıkardığı esnada yük taşıma arabasının taban sacının kabin ile asansör boşluğu duvarı arasına sıkışması ve kabinin hareket etmesi sonucu yük arabasının davacıyı sıkıştırması sonucu yaralandığını, yaşamını tehlikeye sokacak ve vücutta kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını, felç olduğunu, olayla ilgili Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/805 Esas sayılı dosyası ile yargılama başlatıldığını, boyun kırığı oluştuğunu, olayın oluşumunda asansörün bakımı üstlenen Girişim Asansör Ltd. Şti. ve bu şirketin müdürü ..., şirketin teknik arıza sorumlusu ..., asansörün bakımını yapan işçi ... Kılıçkaya, apartman yöneticisi ..., işveren firma ile yetkilisi ...'in sorumlu olduğunu, kazazedenin bu haliyle çalışamayacağını, olayın iş kazası olduğu ve olayın meydana gelmesindeki kusur durumları ve kusurların açık olmasından bahisle, davacı ... lehine 100.000,00 TL maddi tazminatın (iş göremezlik kaybı, işten yoksun kalma tazminatı vs.) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, davacı ... lehine 100.000,00 TL, kızı ... Fatıma lehine 50.000,00 TL, eşi ... lehine 60.000,00 TL manevi tazminat ile kızı ... Fatıma ve eşi ... lehine ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi tazminatın, anne ve babası lehine ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini dava ve talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini Sigortalı ... için 1.054.752,20 TL'ye artırmıştır.

2.Davacılar vekili dahili dava dlekçesiyle asıl dava dilekçesinde davalı olmayan; ..., ...'nin de davalı olarak davaya dahilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... Medikal şirketi ve ... cevap dilekçesinde özetle, davacının davalı şirket işçisi olduğunu, diğer davalı ...'in ise davalı işverenliğin ortağı olduğunu, gerçek kişi ... hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın oluşmasından davacının kusurlu olduğunu, meydana gelen kazanın oluşmasında temel illiyet noktasının davacının asansörü hatalı olarak kullanması olduğunu, davacının kendi kusurlu olduğunu, davalılara kusur atfedilmesi mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalı ... ve ... Apt. Yöneticiliği cevap dilekçesinde özetle, husumet itirazının bulunduğunu, davalının kazanın meydana geldiği tarihte apartman yöneticiliği yaptığını, davacı yanca apartman yönetiminin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu belirtilmiş ise de somut olayda davalı apartman yönetimine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davalının teknik olarak asansörün işleyişi vb. hususları bilebilecek durumda olmadığını, bunun kendisinden beklenmesinin de mümkün olmayacağını, asansör arızaları ve kullanımının uzman olan bakım firması tarafından yapıldığını, davalının asansörün kullanılmaması gerektiği yönünden de hiçbir şekilde uyarılmadığını, aksine bu süreçte firmanın asansör bakımını yapmaya devam ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

3. Davalı Girişim Asansör şirketi cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin davalı sıfatının bulunmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacının insan asansöründe yük taşıdığını, asansörün kapısın elle açmak yerine el arabasını iterek açmaya çalışmış ve acil durum butonuna da basmadığını, davalı şirketin asansörün bakımını yönetmeliğe uygun olarak yaptığını, kazanın meydana geldiği tarihteki yürürlükte olan 27058 sayılı asansör bakım ve işletme yönetmeliğinde fotosel zorunluluğu da olmadığını, apartman yönetiminin bu konuda uyarıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın reddine, davacı ... yönünden; 483.776,67 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Girişim Asansör şirketi, ... Apartmanı Yöneticiliği ve ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı Eş ...'e 25.000,00 TL, davacı çocuk Süedaya 15.000,00 TL , davacı anne ve babaya ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Girişim Asansör Şirketi, ... Apartmanı Yöneticiliği ve ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar, davalı ... Apartmanı Yöneticiliği, davalı ... ve davalı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. yasal süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; imzalı dava dilekçesinde ... ve ... gösterilmediği halde bu davalıların Mahkemece verilen 01.02.2018 tarihli celsede üzerine sunulan dava dilekçesinde davalı gösterilmeleri dahili dava prosedürü olmadığından ... ve ... hakkında usulüne uygun açılmış dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekirken hatalı şekilde davanın reddine karar verilmesi, davalı ... yönünden, Ceza Mahkemesinde mahkum olduğu gözetilerek her ne kadar bu dosyada kusur verilmemiş ise de ceza kararının kesinleşmesi ve kusur oranlarının davalılar arasında iç ilişkide değerlendirilmesi mümkün olduğundan ... tazminattan sorumlu tutulması, manevi tazminat miktarlarının az olduğunu belirterek yeniden hüküm kurulması gerektiği, ücretin tespitinde maddi tazminatın hesabında dikkate alınan 20.02.2018 tarihli raporda 1,68 kat esas alındığı halde gerekçede 1,71 kata itibar edildiğinin belirtilmesinin hatalı olduğunu, davacı vekilinin 03.05.2018 tarihli celsede beyanı dikkate alınarak 20.02.2018 tarihli rapora göre; 483.776,67 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline dair karar verilmesi ve fazlaya ilişkin talebin de açıkça reddine dair karar vermek suretiyle, hükümde;

1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2. maddesi gereğince davacılar, davalı ... Apartmanı Yöneticiliği, davalı ... ve davalı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

2-) Davanın kısmen kabulü kısmen reddine, a) Davalı ... yönünden açılan davanın reddine, b) Davalılar ... ile ... hakkında usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, c) Davacı kazazede ...’a 483.776,67 TL maddi tazminatın (18. celsedeki beyanla bağlı kalınarak) olay tarihi olan 29.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., Girişim Asansör Şirketi, ... Apartmanı Yöneticiliği ve ... Medikal Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, d) Davacılar eş ... ve çocuk ...’un maddi tazminat isteminin reddine, e) Sigortalı 100.000 TL, eş 60.000 TL, çocuk ... 50.000 TL, ana ve baba 30.000 TL’şer manevi tazminatın 29.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., Girişim Asansör Şirketi, ... Apartmanı Yöneticiliği ve ... Medikal Şirketinden müştereken müteselsilen tahsiline dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılardan ... Apartman Yöneticiliği ve ... vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu ve davalı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ..., ... ve ...'nın tazminatlardan sorumlu tutulması gerektiğini, ceza dosyasında ... ve ...’in mahkûm olduklarını, maddi tazminatta davalı lehine usuli kazanılmış hak olduğunun kabulü gerektiği, ilk hesap raporunun 20.02.2018 tarihinde düzenlendiği, bu hesap raporunda 2018 yılı ücretleri dikkate alındığı, dosya 2018 yılı içinde karara çıkmadığı, bu nedenle 2021 ücretleri üzerinden rapor alımmış bu rapora göre maddi istem 1.054.272.00 TL’ye artıldığını, 18. celsedeki beyanın 2018 verilerine göre doğru olduğu için itiraz edilmediği olarak dikkate alınmasını 2021 verilerine göre asgari ücret artışı gözetilerek alınan rapora göre bu artıştan yararlnamlarının gerektiğini, manevi tazminatların az olduğunu, her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Apartman Yöneticiliği ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... hakkında husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, ceza dosyasında ... hakkında verilen kararın Hukuk Mahkemesini bağlamayacağını, Ceza Mahkemesinde şahsilik ilkesi gereğince Apartmanı temsilen yargılandığını, şahsi kusurun olmadığını husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde Apartman Yönetimini temsilen müvekkiline husumet yöneltilmişken şahsen husumet yöneltilmesinin sebepsiz olduğunu, apartmanı temsilen tüm kat maliklerine husumet yönetlilmesi gerektiğini, Apartman Yönetimine atfedilecek bir kusur olmadığını, asansörün bakımı için davalı Girişim Firması ile anlaşma yapıldığını, bu şirket tarafından olaydan 25 günü öncesine isabet eden gün servis bakımı yapıldığını, apartman yönetiminin asansörün usulüne uygun olup olmadığını bilebilecek nitelikte olmadığından kusur verilemeeceğini olay anında iç kabin kapısı takma zorunluluğunun olmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, insan taşımak için üretilen asansöre yük taşıyan arabayla binmiş ve bu arabayla kapıyı iterken kaza gerçekleştiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında 1,71 kat ücretin yerinde olmadığı 1,68 kat üzerinden hesap yapılması gerektiğine işaret edilmiş ise de bu orandan hesap yapılmadığını, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davacı hafif kolileri elinde bir kat aşağı taşıması gerekiken asansöre yük arabasıyla binmiş olması nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, davalı Girişim Asansör Firması asansöre sensör takılması hususunda gerekli girişimde bulunmadığından kusurlu olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında 1,71 kat ücretin yerinde olmadığı 1,68 kat üzerinden hesap yapılması gerektiğine işaret edilmiş ise de bu orandan hesap yapılmadığını ve manevi tazminatın artırılmasına dair kararın hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi, yakınlarının ise yansıma suretiyle manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir.

"Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir.

"Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Kanun hükümleri gözetildiğinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı kanunun 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan yargılama sırasında yürürlüğe giren ve kamu düzeni kapsamında uygulanma imkanı olan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 ve 420 nci maddesi hükümleridir.

"İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından işyerinin nitelik ve kapsamına göre olay tarihinde yürürlükte bılunan 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 04.12.1973 tarih ve 7/7583 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükte bulunan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü maddeleridir.

"Usuli kazanılmış hak" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı ve 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile "Bilirkişi Raporuna İtiraz etmemekle oluşan usuli kazanılmış hak açısından" 6100 sayılı HMK'nın 281 inci maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2021 tarih ve 2018/10(21)-94 E- 2021/111 K sayılı ilamında da açıkça belirtildiği gibi "Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile, diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır ve ikinci bilirkişi raporu birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753)" yönündeki ilkedir.

3. Değerlendirme a) Manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2021 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 78.630,00 TL olup, manevi tazminat hükümlerinin birbirlerinden ve maddi tazminat hükümlerinden bağımsız birer dava olarak değerlendirildiğinde, kısmen kabul edilen ve reddolan miktarların kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, bu hükmü temyiz eden taraf vekillerinin bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

b) Maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle iş bu dava kasamında davacı sigortalı kusurunun %30 olarak tespit edilmiş olmasına, %70 oranındaki kusurdan iş bu dava dosyasında teselsüle dayalı talep kapsamında tazminat alacağından sorumlu tutulan ilgililerin müteselsilen davacılara karşı sorumlu olup, anılan kusur oranının sorumluluğu bulunan davalılar ile davaya konu iş kazası nedeniyle sorumluluğu bulunan üçüncü kişiler arasında aidiyetinin, ileride iş bu ilgililer arasında açılma ihtimali bulunan rücu davasında tartışılarak sonuca bağlanma ihtimalinin bulunmasına göre kusur oran ve aidiyeti yönündeki temyiz itirazlarının bozmayı gerektirmediği kanaatine erişilmek, maddi tazminat alacaklarının hesabı ile usuli kazanılmış hak kapsamında hükmedilen ve reddolan kısımların dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına göre temyiz edenlerin sıfatlarına temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun maddi tazminat hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz eden taraf vekillerinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının 6100 sayılı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca miktardan REDDİNE,

2. Temyiz eden taraf vekillerinin maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

4. Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının temyiz eden ilgililere iadesine,

5. Davacılar temyizi nedeniyle dairemizde icra edilen duruşmaya katılan ... Apartman Yöneticiliği, ..., ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti., ..., davalı Girişim Asansör Yed. Par. Mak. İnş. Ltd. Şti. ile ... kendilerini vekille temsil ettirmiş olmaları nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca 28.000 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile iş bu davalılara verilmesine, davalı ... Apartman Yöneticiliği, ... ve ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. temyizleri ile duruşmaya katılan davacı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle 28.000 TL vekalet ücretinin iş bu davalılardan tahsil edilerek anılan davacıya ödenmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9119, K. 2024/11811, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9119-e-2024-11811-k-e678aaa0aa09