Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10038 E. 2024/10788 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10038
- Karar No
- 2024/10788
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/143 E., 2023/1036 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/705 E., 2021/581 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde çalışırken 10.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %32,2 oranında iş göremez duruma girdiğini, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asıl davada 100,00 TL maddi tazminatın, birleşen Kocaeli 6. İş Mahkemesi'nin 2021/372 Esas sayılı dosyasında 43.974,40 TL maddi tazminatın, birleşen Kocaeli 5. İş Mahkemesi'nin 2021/108 Esas sayılı dosyasında 60.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili asıl davada sunduğu 09.04.2021 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat alacağına ilişkin talep miktarını 344.785,17 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada müvekkili işverenin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın inceleme raporu ile davacı ...'ın 10.05.2016 tarihinde yaralanması ile sonuçlanan olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin (a) fıkrası uyarınca iş kazası olduğunun ve kazada sigortalının %30, işverenin %70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, dosyada alınan 13.08.2020 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre iş kazasının meydana gelmesinde davacı ...'ın %40, davalı ...'nin %60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Sosyal Güvenlik inceleme raporu ile dosyada alınan kusur raporu arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla alınan 01.11.2020 tarihli kusur bilirkişi raporu ile iş kazasının meydana gelmesinde davacı ...'ın %40, davalı ...'nin %60 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Kurum Sağlık Kurulu kararı ile davacının maluliyet oranının %32,2 olarak belirlendiği, aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 18.06.2021 tarihli raporda, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 388.759,57 TL olduğunun bildirildiği, tarafların mali içtimai durumu, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, olay tarihindeki rayiçler, kusur durumu, manevi tazminatın niteliği dikkate alınmak suretiyle hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedildiği gerekçesi ile asıl davada, davanın kabulü ile 344.785,17 TL maddi tazminatın 10.05.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, birleşen Kocaeli 6. İş Mahkemesi'nin 2021/372 Esas sayılı dosyasında, davanın kabulü ile 43.974,40 TL maddi tazminatın 10.05.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, birleşen Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2021/108 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 10.05.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacıya izafe olunan kusuru kabul etmediklerini; davalı tarafından yerine getirilmeyen iş güvenliği tedbirleri ve iş kazasını önleyici mahiyette koruyucu malzemeyi davacının kendi imkanları ile sağlaması mümkün olmadığından, davacıya izafe olunacak kusur bulunmadığını, davalının iş kazanın meydana gelmesinde %100 tam kusurlu olduğunu, kusur bilirkişi raporuna yapılan itirazları dikkate alınmaksızın karar verildiğini, davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu hakkaniyet ile bağdaşır nitelikte olmadığını, Mahkemece hesap bilirkişi raporuna yapılan itirazları dikkate alınmaksızın karar verildiğini, davacının ücreti ve asgari ücrette meydana gelebilecek artışlar gözardı edilerek eksik hesaplama yapıldığını, itiraz hakları ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları ve her türlü yasal haklarını saklı tuttuklarını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin hukuka aykırı herhangi bir eylemi bulunmadığını, işverenin iş yerinde gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini aldığını, merdivenlerde her iki tarafta da korkuluklar mevcut olup ayrıca, merdiven basamaklarında kaymaya karşı tedbir alınmış olduğunu, merdivenlerin genişliğinin 115 cm olup 2 kişinin kolayca geçebildiğini, davalı şirkete kusur yükletilemeyeceğini, manevi zararın koşullarının oluşmadığını, müvekkili şirketin manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulmasını gerektirecek kusuru bulunmadığını, ayrıca, hükmedilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca davacının geçirdiği iş kazası ile ilgili iş göremezlik oranının %32,2 olduğu ve davacının yardıma muhtaç olmadığı ve kontrol kaydı gerekmediği belirtildiği, meslekte kazanma gücü kaybı oranına tarafların bir itirazı bulunmadığı, dosya kapsamı ile tanık anlatımlarından kazanın 10.05.2016 tarihinde iş yerinde ürün geliştirme ofisinin merdivenlerinden aşağı inerken yukarıya çıkan başka bir işçi ile çarpışmamak için soluna döndüğünde merdiven basamak alüminyum çıtasına takılıp düşmesi sonucu yaralanması şeklinde meydana geldiği; SGK denetmen raporunda davacının %30, davalı işverenin %70 kusurlu olduklarının belirtildiği; yargılama sırasında iş güvenliği uzmanı bilirkişiden alınan 13.08.2020 ve üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 01.11.2020 tarihli raporlarda davalı işverenin %60 oranında kusurlu olduğu, davacının ise %40 oranında kusurlu olduğu belirtildiği, kusur raporunun ayrıntılı, denetime elverişli, dosya ve delil kapsamı ile olaya uygun, mevzuat ve kanun hükümleri tartışılarak hazırlandığından kusur raporuna itirazların yerinde olmadığı, maddi tazminat hesap raporunun, davacının istinaf nedenleri nazara alındığında hesaplama ilkelerine, Yargıtay uygulamasına ve dosya kapsamına uygun olduğu, raporda TRH 2010 yerine PMF 1931 tablosunun uygulanmasına, istinaf nedenleri dikkate alındığında davacının açık istinafı bulunmadığının görüldüğü, her ne kadar taraflarca manevi tazminat miktarının yüksek/düşük olduğu belirtilmiş ise de iş kazasının gerçekleşme biçimi, kaza tarihi, tarafların kusur durumu, maluliyet oranı, paranın alım gücü göz önüne alındığında manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu, dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.