Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11766 E. 2024/11226 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11766
Karar No
2024/11226
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2734 E., 2023/1729 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi SAYISI : 2018/96 E., 2022/157 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve ek karar ile davalılardan ... vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'in, ... tarafından Deresoblan Köyünde kanalizasyon çalışmasında görevlendirildiği sırada 10.04.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası ve buna bağlı ölümü nedeniyle eşi davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 80.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 50.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için 50.000TL manevi tazminatın ve davacı ... için 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ... için maddi tazminat istemini davalılardan ... yönünden arttırarak 302.568,81 TL olarak belirlemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iddia edilen eylemiyle meydana gelen zararın bir ilgisi olmadığını, maktulün 7-8 saat gibi bir süre beklemesi, hastaneye gitmemesinin tamamıyla kendi ihmal sonucu olduğunu, davacının dilekçesinde yer alan beyanları kabul etmediklerini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen ölümde idarelerinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ceza davası kararından da anlaşılacacağı üzere karşılıklı kötü sözler sonucu ortaya çıkan bir kavganın sonucu olan adi bir vaka olduğunu, idarenin personellerini birbirlerine karşı veya köy halkına karşı korumasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK tarafından açılan ve gelirin rücusuna konu Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/76 Esas sayılı dosyasında davalı ...'in % 75, ... 'in ise %25 kusurlu olduğu, davalı işveren Karabük İl Özel İdaresinin ise kusurunun bulunmadığına karar verilmesi, 17.11.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda kaza olayının meydana gelmesinde; davalı ... Valiliğine atfı kabil kusur olmadığı, davalı ...'in kaza olayının meydana gelmesinde temel ve etken unsur olduğu, kazalı 'in kaza olayının meydana gelmesinde etken unsur olduğu kanaatinin belirtilmesi ve kesinleşen Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/214 Esas, 2017/47 Karar sayılı dosyasında haksız tahrik nedeniyle sanık ...'in cezasında 1/4 oranında indirim uygulanması hususları değerlendirildiğinde, davalı ...'in % 75, ... 'in ise %25 kusurlu olduğu, davalı işveren Karabük İl Özel İdaresinin ise kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, hesap bilirkişisinin 24.03.2022 tarihli ek raporunun usul ve yasaya uygun düzenlendiği, oluşa uygun olduğu anlaşıldığından hükme esas alındığı, kaza olayında kusuru bulunmayan Karabük İl Özel İdaresine karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, davacının olaydaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle; "1- Davanın ... yönünden reddine, 2- Davacı ...'in maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile 302.568,81 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı ...'in manevi tazminatına ilişkin davasının kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı ... 'nın manevi tazminatına ilişkin davasının kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Davacı ... ...'ın manevi tazminatına ilişkin davasının kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6-Davacı ...'in manevi tazminatına ilişkin davasının kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, eksik harcın ikmali için tebliğ edilen muhtıraya rağmen süresinde istinaf harcını yatırmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince 26.09.2022 tarihli ek kararla ...'in istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, davalı ... tarafından ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmamıştır. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde;kazanın oluşumunda Karabük İl Özel İdaresinin kusuru bulunmadığına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, idarenin diğer davalı ile birlikte %100 kusurlu olduğunu, ölümün yaralanma olayından kaynaklandığını, kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, müteveffanın davalıyı tahrik etmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde kusur atfedilmesi yönündeki tespite katılmadıklarını, İl Özel İdaresinin kask takılması gibi gerekli güvenlik önlemlerini almadığını ve uygulanmasını denetlemediğini bu nedenle olayda kusurlu olduğunu, İl Özel İdaresinin işçisini gözetme borcunu yerine getirmediğini, hesaplamalarda müvekkilinin güncel ücreti yerine asgari ücretin alınmasının hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 'in davalı ... İdaresinde şoför olarak çalıştığı, davalı ...'in ise boru döşenmesi işinde günlük yevmiye ile çalıştığı, iş kazasının işin yapılması esnasında çıkan kavga nedeniyle oluştuğu Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunun 25.01.2017 tarih 559 karar no.lu raporundan, 'in ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası zigoma kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, kişinin 10.04.2016 tarihinde maruz kaldığı yaralanma ile 12.04.2016 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği, kesinleşen Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/214 E., 2017/47 K. sayılı ilamı ile davalı ...'in ... 'in ağır tahriki altında ölümüne neden olduğu gerekçesi ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, SGK teftiş raporu ile dosyada aldırılan 04.01.2020, 07.03.2020 tarihli bilirkişi kusur heyet raporlarında ... %100 kusurlu bulunmuşsa da bu raporlarda tahrik durumu değerlendirilmediğinden 17.11.2020 tarihli kusur raporunun oluşa uygun olduğu, ...'in ... işçisi olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğu, eylemi ile kazanın oluşumu ile ... arasındaki illiyet bağının kesildiği, müteveffanın şoför olması nedeniyle ... tarafından kask takması ya da alınacak başka bir güvenlik önlemi de bulunmadığından Karabük İl Özel İdaresinin kazada kusuru da bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, kaza tarihi, kazadaki kusur durumu, ekonomik koşullar dikkate alındığında manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir. 3. Değerlendirme A) Davacılar vekilinin ... , ... , ... yönünden kısmen kabul edilen manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davacılar vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin davacılardan ... , ... ..., ... yönünden kısmen reddedilen manevi tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davacılar vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11766, K. 2024/11226, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11766-e-2024-11226-k-72dcf4c0f2f1