Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9786 E. 2024/11223 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9786
- Karar No
- 2024/11223
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2044 E., 2023/835 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/730 E., 2021/296 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde taş kırma işçisi olarak çalıştığını, 03.01.2014 tarihinde taşıma bandına sıkışan taşın davacı tarafından kırılmaya çalışırken bandın aniden çalışması ile kaza geçirdiğini, işverenin güvenli çalışma ortamı sağlamadığını, işverenin olayda tam kusurlu olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000 TL maddi ve 60.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının görevi olmamasına rağmen tesisi stop düğmesinden kapatmadan bant üzerine çıkarak taşı çıkarmaya çalıştığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın 03.01.2014 tarihinde davalı işyerinde karışık mıcır elde edilmesi için karma makinasında çalışırken, karışık mıcır için malzeme eklenen silolardan birinden malzeme gelişinin durması üzerine elindeki çekiç ile sıkışan taşı çıkarmak için müdahale ettiği esnada üzerinde bulunduğu taşıyıcı bantın aniden hareket etmesi üzerine dengesini kaybederek yaklaşık 1-1,5 metre yükseklikten düşmesi ve yaralanması şeklinde meydana geldiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 12.10.2020 tarihli raporunda çalışma gücü ve meslekte kazanma güç kaybı oranının %30,2 olduğuna, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, 03.03.2021 tarihli heyet raporunda davalı Gökkuşağı Maden San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %75 oranında ve davacı işçinin kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği, bilirkişi raporundaki kusur oranı tespitinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının maddi zararının tespiti için alınan hesap raporunda tazminat miktarının 243.856,00 TL olarak tespit edildiği, tarafların mali içtimai durumu, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, olay tarihindeki rayiçler, kusur durumu, manevi tazminatın zenginleştirme amacı olmadığı, manevi tazminatın niteliği dikkate alınarak manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle "243.856,00 TL maddi tazminatının iş kazasının meydana geldiği tarih olan 03.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 50.000 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 03.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili; iş yerinde güvenli bir çalışma ortamını sağlamayan, gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almayan, tedbirlerin uygulandığını denetlemeyen davalı işverenin tam kusurlu olduğunu, Kurum Sağlık Kurulu raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu raporunda müvekkili için % 30,2 olarak belirlenen maluliyet oranının uyumlu olması nedenleriyle yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması mahkemenin takdirine bırakılmış ise de, hükme esas alınan bu oranın müvekkilinin gerçek maluliyetinin altında olduğundan karara bu yönüyle de itiraz etiklerini, müvekkilinin çıplak net ücreti dışındaki yemek ve konaklama ücretinin dikkate alınmadığını, hem de asgari geçim indirimi tenzil edildikten sonra hesaplama yapıldığını, böylece maddi tazminat miktarının müvekkili aleyhine olarak belirlendiğini, manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili; bilirkişi heyetinin kusur oranlarını belirlemede yanılgıya düştüğünü, aktüer hesap raporunda maddi tazminat miktarının 243.856,00 TL olduğu tespit edilmiş olup raporda birçok hesap hatası bulunması nedeniyle maddi tazminat miktarının çok yüksek çıktığını, bilirkişilerce tespit olunan % 30,2 oranında belirlenen maluliyet oranına ve hesaplanan 243,856,00 TL'lik maddi tazminat bedeline katılmadıklarını, iş kazasının davacı işçi ...'nin sorumsuz ve tedbirsizce taşıma bandının enerjisini kesmeden sıkışıklığı gidermeye çalışması neticesinde meydana geldiğini belirterek, Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada alınan kusur raporuyla müfettiş raporu ve rücuen tazminat dosyasındaki kusur raporlarının tutarlı olduğu, bu haliyle hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Kurum Sağlık Kurulu tarafından davacının % 30,2 sürekli iş göremezliğe uğradığına karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu da davacının sürekli iş göremezlik oranını % 30,2 olarak doğruladığı, davacı vekilinin 26.10.2020 tarihli celsede bu orana itirazları olmadığını beyan ettiği, aynı celsede davalı vekiline verilen süreye rağmen davalı tarafça da maluliyet oranına itiraz edilmediği, taraflarca sürekli iş göremezlik oranına itiraz edilmemesi nedeni ile maluliyet oranına yönelik istinaf itirazlarına itibar edilmediği, davacı tarafça hesap raporuna itiraz edilmeyerek rapor doğrultusunda talep miktarı ıslah edilmiş olmakla davalı lehine usulü müktesep hak teşkil eden söz konusu hesaplamaya yönelik istinaf itirazının reddi gerektiği, Mahkemece takdir edilen manevi tazminatın miktarının hak ve nesafet kuralları ile 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Karar içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekil ; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek davalı işverenin tam kusurlu olduğunu, davacı işçinin ise bir kusuru bulunmadığını, %30,2 olarak hükme esas alınan sürekli iş göremezlik oranının davacının gerçek maluliyetinin altında olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunun müvekkil aleyhine olan yönlerine itiraz edildiğini, hesaba esas alınan ücretin hesap raporunda eksik olarak gösterildiğini, çıplak net ücreti dışındaki yemek ve konaklama ücretinin dikkate alınmadığını, asgari geçim indirimi tenzil edildikten sonra hesaplama yapıldığını, manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili, kusur oranının hatalı belirlendiğini, raporda birçok hesap hatası bulunması nedeniyle maddi tazminat miktarının çok yüksek çıktığını, davacının %30,2 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalmış olması nedenine dayanılarak, elem ve ızdırap içinde olduğu kanaatiyle müvekkil işverenin 50.000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verildiğini, %30,2 oranında belirlenen maluliyet oranına ve bu sebeple hesaplanan 243,856,00 TL'lik maddi tazminat bedeline katılmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden, temyiz başvuru harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.