Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/677 E. 2026/6787 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/677
Karar No
2026/6787
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/810 E., 2023/1040 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, itirazın süre yönünden reddi kararı ile 27.02.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/13714 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155753 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155753 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ceza evinde bulunan sanığın yüzüne karşı tefhim edilirken 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği gibi, belirtilen açıklamayı içerir meşruhatlı tebliğ de yapılmadığı bu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve sanık hakkında belirlenen denetim süresinin başlamaması nedeniyle, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; A-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının alındığı 08.02.2012 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, denetim süresinin işlemeye başlamaması nedeniyle hükmün açıklandığı 13.12.2023 tarihine kadar geçen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, sanık hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, B-Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.01.2024 tarihli ve 2023/4894 esas, 2024/363 karar sayılı ilâmı ile de belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, anılan Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, yasal zorunluluk hali de bulunmadığı halde denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek önceki hükümde değişiklik yapmak suretiyle açıklanması geri bırakılan hükümle birlikte ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulayarak hükümlü hakkında verilen cezada 1/4 oranında indirim yapılarak cezalandırılmasına hükmedilmesinde, C-Hüküm fıkrasında sonuç cezanın 7 ay 15 gün hapis yerine 7 ay 15 gün adli para cezası olarak belirtilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.03.2010 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2010 tarihli ve 2010/45240 Soruşturma, 2010/17604 Esas, 2010/9612 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Sanık savunması 08.02.2012 tarihinde alınarak Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.02.2012 tarihli ve 2010/1247 Esas, 2012/162 sayılı kararı ile, TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 15.03.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine, dosyanın ele alınarak Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.06.2014 tarihli ve 2010/1247 Esas, 2012/162 Karar sayılı ek kararı ile, denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği, kararın 02.07.2014 tarihinde kesinleştirilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği C. Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce sanığın yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine, 05.03.2015 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/213 Esas, 2015/754 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 16.12.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği,

D. Sanığın denetim süresi içerisinde 03.11.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilerek Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.12.2023 tarihli ve 2023/810 Esas, 2023/1040 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına ve sanığın TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi ile CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 27.02.2024 tarihinde kesinleştiği, 18.11.2024 tarihli ek karar ile "7 ay 15 gün adli para cezası" ibaresinin "7 ay 15 gün hapis cezası" olarak düzeltilmesine karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Sincan 2 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanığın yüzüne karşı tefhim edilirken 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği gibi, belirtilen açıklamayı içerir meşruhatlı tebliğ de yapılmadığı, bu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve sanık hakkında belirlenen denetim süresinin başlamaması nedeniyle, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında; Somut olayda, sanığın atılı suçu 05.03.2010 tarihinde işlediği, kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının alındığı 08.02.2012 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleştiği 15.03.2012 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle Mahkemenin tensip tarihi olan 05.03.2015 tarihleri arasında durduğu, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yukarıda izah edildiği üzere usûlüne uygun kesinleşmemesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihi ile sanığın yeniden suç işlediği 03.11.2020 tarihi arasında zamanaşımı süresinin durmayacağı, sanığın savunmasının alındığı 08.02.2012 tarihi ile hükmün açıklandığı 13.12.2023 tarihi arasında da zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 08.02.2012 tarihinden, hükmün açıklandığı 13.12.2023 tarihine kadar geçen süreden, durma süresi çıkarıldığında, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı anlaşıldığından, kamu davasının düşürülmesi yerine, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2023 tarihli ve 2023/810 Esas, 2023/1040 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/677, K. 2026/6787, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-677-e-2026-6787-k-f0f7efe77e29