Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/1337 E. 2026/4619 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1337
Karar No
2026/4619
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/485 E., 2023/453 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/7041 esasında kayıtlı Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ve 2023/570 Esas, 2024/246 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. 23.12.2013 Tarihli Eyleme İlişkin Temyiz İncelemesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, hükmün oy birliğiyle ONANMASINA, B. 19.11.2014 Tarihli Eyleme İlişkin Temyiz İncelemesinde; Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişse, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı CMK'nın 191/5. maddesinde öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, sanığın 19.11.2014 tarihli eylemi, 23.12.2013 tarihli suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediği anlaşılmakla, 19.11.2014 tarihli suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak hükmün oy birliğiyle BOZULMASINA, C. 22.11.20 14... .03.2015 Tarihli Eylemlere İlişkin Temyiz İncelemesinde; Birlikte incelenen dosya kapsamında 01.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 24.04.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 3. maddeleri uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin 15 gün olarak gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 24.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, Sanığın birlikte incelenen dosya kapsamında 01.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 24.04.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 3. maddeleri uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin 15 gün olarak gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 24.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, erteleme kararının kesinleşme tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabulü gerektiği, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği, iddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçların ise ayrı suçlar olup 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebileceği, bu kapsamda, birlikte incelenen dava dosyasının, inceleme konusu dava dosyası ile birleştirilmesi ve (B) numaralı bozma sebebinin sonucu göre, 22.11.20 14... .03.2015 tarihli eylemler ile birlikte incelenen eylemlerin tek suç olup olmadığının tartışılarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak hükmün oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/1337, K. 2026/4619, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2024-1337-e-2026-4619-k-23804bd4f470