Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/3020 E. 2026/5053 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3020
- Karar No
- 2026/5053
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/119 E., 2025/860 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma ... ... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2018 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.12.2024 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 05.03.2025 tarihli ve 2025/119 Esas, 2025/860 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, 62... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, mağdur ve mağdurun anneannesi olan tanık ....'nin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduklarına, tanığın bozma sonrası vefat ettiğine ve duruşmada dinlenemediğine, beyanları hükme esas alınan ....'nin mağdurun akrabası olması sebebiyle tarafsız tanık olarak sayılamayacağına ve ayrıca duruşma tarihinde hasta olması sebebiyle beyanlarının doğrulanmaya muhtaç olduğuna, duruşma tutanağından sabit olduğu üzere tanığın müşteki tarafından yönlendirildiğine, mağdur ile sanık arasında boşanma davası sebebiyle husumet bulunduğundan, tanık beyanlarına itibar edilmemesinin gerektiğine, sanığın lehine olan tanık beyanlarına itibar edilmemesinin hatalı olduğuna, mağdurun şikâyetten vazgeçme dilekçesi vermesi sebebiyle düşme kararı verilmesinin gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, olay tarihinden sonra sanık ile mağdur arasında iletişimin devam ettiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... ... 35. Asliye Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.