Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3817 E. 2026/4715 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3817
Karar No
2026/4715
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2058 E., 2026/374 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıoğlan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/187 E., 2024/138 K.

Dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Dava konusu, 1 25... , 1 25... , 1 38... , 1 04... , 1 11... , 1 63... ve 1 64... parsel sayılı taşınmazların senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle davalı ... adına tespit yapıldığı, ilan süresi içerisinde dava açılmadığından kadastro tespitlerini bir kısım taşınmazlar yönünden 28.03.2006 tarihinde, bir kısım taşınmazlar yönünden de 07.02.2006 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazlardan 1 06... parsel sayılı taşınmaza ilişkin de senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle 21.10.2005 tarihinde davalı ... ve dava dışı ... ... adına tespit yapıldığı ve 07.01.2006 ilâ 06.02.2006 tarihleri arasındaki ilan süresi içerisinde dava açılmadığından kadastro tespitinin 07.02.2006 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Davacı vekili; Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 11... , 1 04... , 1 06... , ... Mahallesi 1 25... , 1 25... , 1 38... , ... Mahallesi 1 63... , 1 64... parsel sayılı taşınmazların davacının murisine ait olduğunu ancak taşınmazların davalı adına kayıtlı olduğunu, murisin kız evlattan mal kaçırmak için tüm mallarını davalıya verdiğini ve bu durumun diğer mirasçılardan gizlendiğini belirterek dava konusu taşınmazların üzerinde bulunan yapılar ile birlikte tapularının muvazaa nedeniyle iptali ile davacının miras hissesi oranında tapuya kayıt ve tescilini, mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmazlar ve üzerinde bulunan yapıların davacının miras hisseleri oranında bedelin şimdilik 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddialarının taşınmazların tapulanmasından önceki zamana ilişkin olduğu ve dava konusu taşınmazların tapuya kayıtlı olmadıklarından muvazaadan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların murisin sağlığında tapuda kayıtlı olmadığı, ... Noterliğinin 14.07.1966 tarih, ... yevmiye sayılı Resen Bağış Senedi ile yapılan işlemin, zilyetliğin devrine ilişkin bağış senedi düzenlemesi olduğu, tapusuz taşınmazlardaki zilyetliğin devrinin şekil şartına bağlanmadığı, davacı tarafın 04.07.2023 tarihli dilekçe ile ilk kez dile getirmiş olduğu tenkis talebine karşı davalı tarafça 11.07.2023 tarihli duruşmada iddianın genişletilmesine muvafakat edilmediği, ayrıca TMK'nın 571. maddesine göre bu konuda 1 yıl ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin mirasın açılmasıyla başladığı ve TMK'nın 575. maddesine göre de miras, mirasbırakanın ölümüyle açıldığı, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının kesinleşmesinden ve 2006 yılında tapu senetlerinin düzenlenmesinden dava tarihine kadar 16 yıllık sürede, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç temyiz eden davacıdan peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/3817, K. 2026/4715, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-3817-e-2026-4715-k-8cef68a97b39