Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6855 E. 2026/4716 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6855
Karar No
2026/4716
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2130 E., 2025/1275 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/449 E., 2024/319 K.

Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davacının 1 76... ve 1 77... parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olduğunu, davalı kızı ...'u taşınmazların satışı hususunda vekil tayin ettiğini ancak bu tarihte davacının fiil ehliyetinin bulunmadığını, davalı vekilin, davacının bilgisi dışında 1 76... parseldeki hissesini 18.05.2016 tarihinde davalı ...'a, 1 77... parseldeki hissesini de davalı ...'a, davalı ...'nin de tekrar davalı ...'ye, ...'nin de 01.06.2016 tarihinde davalı ...'e, ...'in de 22.07.2016 tarihinde hisseyi davalı ...'ye satış göstermek suretiyle devrettiğini, davacının satışları öğrendikten sonra 13.06.2016 tarihinde davalı vekilini vekillikten azlettiğini, davalılar ... ve ...'nin dayı-hala çocukları olduklarını, davalı ...'nin 1 76... parsel sayılı taşınmazdaki davacı hissesini alabilecek ekonomik güce sahip olmadığını, diğer davalılardan ...'in müteahhit olup davalı ... ile arkadaş olduklarını, devir edilen hisselerin gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, devirlerin kısa aralıklarla yapıldığını ve satış bedellerinin davacıya ödenmediğini, vekalet görevinin kötüye kullandığını, vekil ile alıcıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini belirterek 1 76... parsel sayılı taşınmazdaki davalı ... adına kayıtlı 724. 06... hissenin iptali ile davacı adına tescili ve 1 77... parsel sayılı taşınmazdaki davalı ... adına kayıtlı 631. 67... hissenin iptali ile davacı adına tescili, mümkün olmadığı takdirde alacak talepleri yönünden şimdilik 20.000,00 TL'nin 18.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsilini talep etmiş, 28.03.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile, terditli talepleri yönünden 20.000,00 TL tazminat taleplerini 386.000,00 TL arttırarak toplamda 406.000,00 TL'nin 18.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacılara ödenmesini talep etmiş, davacı ...'nin aşamada ölümü üzerine mirasçılar tarafından dava sürdürülmüştür.

Davalı ... vekili; davacının akli dengesinin yerinde olduğunu, 1 76... parseldeki hisseyi davalının tapu siciline güvenerek iyi niyetli bir şekilde taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuş; ancak 03.05.2018 tarihli dilekçesiyle davalının 1 76... ve 1 77... parselde hissedar olduğunu, aile içinde alınan bir kararla 1 76... parsel üzerinde aile apartmanının yapılması için kat karşılığı müteahhite verilmesi ve inşaat yapılmasına muvafakat vermeyenlerin 1 77... parselde takas işlemi yapılmasını, yapılacak inşaatın kısa sürede bitmesi için 1 76... parseldeki tüm hisselerin davalı ... üzerinde toplanması yönünde karar alındığını, dava konusu hissenin de davalı ... tarafından bu amaçla devredildiğini, aile arasında çıkan anlaşmazlık sonucunda inşaat yapımından vazgeçilmesi üzerine davalının da diğer hissedarların hisselerini devrettiğini, ancak davacıya hissesini devretmek istediği halde muhatap bulamadığını, davalının kötü niyetli olmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle dava masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise ön inceleme duruşmasından önce Mahkemeye kabul beyanında bulunulduğunun göz önüne alınmasını talep ettiğini beyan etmiştir.

Davalı ... vekili; davacının dava konusu yerin müteahhide verilerek herkesin bir evinin olması için bilerek ve isteyerek vekaletname verdiğini, davacının, davalıyı vekil tayin ettiği tarihte sağlıklı raporunun alındığını, müteaahhidin yapacağı inşaatın 1 76... parselde yapılacağını, inşaat yapılmasını istemeyenlerin hisselerinin ise 1 77... parselde takas suretiyle devredildiğini, ancak tapuda satış gösterildiğini, davacı ve kardeşlerinin istekleri dışında iş yapmadığını ve davalının kendi çıkarına hizmet etmediğini, davalı ...'un yakın akraba olduğunu ve olayı baştan beri bildiğini, davalı ...'ın müteahhit ve davalı ...'nin ise müteahhidin hakkını devrettiği kişi olduğunu, tapudaki işlemin gerçek bir satış olmadığını, aile apartmanı yaptırma düşüncesi ile yapıldığını, taşınmazları bedeli karşılığı satılmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ... 24.03.2022 tarihli dilekçesiyle; davayı kayıtsız ve şartsız kabul ettiğini, davalılarla fikir ve eylem birliği içerisinde bahse konu işlemleri gerçekleştirdiğini beyan etmiştir, ancak duruşmada alınan beyanın da ise kabul beyanını kabul etmediğini beyan etmiştir.

Davalı ... vekili; vekalet görevinin kötüye kullanımının mevcut olmadığını, ayrıca davalının, ...'nin vekaletname aldığını ve davacının rızası olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, davalının kötü niyetinin mevcut olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; davalının 1 77... parsel sayılı taşınmazı davalı ...'dan satın aldığını, davalının tapu siciline güven ilkesi gereği iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalı ...'a karşı açtığı davanın kabul nedeniyle kabulü ile; 1 76... parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 36203/238314 (724, 06... )'lik payın iptali ile, muris ...'un mirasçılık belgesindeki payları oranında muris ... mirasçıları adına tesciline, kalan payın davalı üzerine bırakılmasına, davalı vekil ... ile taşınmazda bu hisseyi satın almış görünen davalı ...'ın el ve iş birliği içerisinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıkları, davalılar ... ve ...'ın, dava konusu taşınmazın satışına imkan veren vekaletnamenin ve satış işlemlerinin düzenlenmesinden çok önce arkadaş olmaları, her ikisi de tacir olan davalıların elden ödeme savunmalarının basiretli bir tacir hareketine uymaması, davalılarca yapılan temliklerin kısa süreli aralıklarla yapılması sebepleriyle davalı ...'ın diğer davalılar ... ve ... ile birlikte hareket ederek davacı murisi zararlandırdığı, taşınmazı ediniminin iyi niyetli olmadığı, davalının TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davacının davalı ...'ye karşı açtığı davanın kabulü ile; 1 77... parsel sayılı taşınmazdaki davalı adına kayıtlı 63167/415809 (637, 67... )'lik payın iptali ile muris ...'un mirasçılık belgesindeki payları oranında oranında muris ... mirasçıları adına tesciline, kalan payın davalı üzerine bırakılmasına karar verilmiş, kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'un eski malik davacı ...'un hisse maliki olduğunu bilmesine rağmen davalı ... ile birlikte hareket ederek hisseyi ...'ye devrettiği, amacın anne ...'nin hisselerinin kızı davalı ... tarafından edinilmesi olduğu, akabinde davalı ...'nin inşaat yapımı sırasında iş ilişkisi kurduğu ve bu şekilde tanışıklığı oluşan müteahhid ...'a bu hisselerin tamamını satış suretiyle devrettiği, böylelikle davacı ...'ye ait hissenin de davalı ...'a geçtiği, davalı ...'in tüm sefahat gözetildiğinde taşınmazda ...'nin hakkının bulunmadığını, esasen davacı ...'nin hissedar olduğunu bildiği, buna rağmen tüm hisseyi ...'den satın almasının ...'nin amacına yönelik hareket ettiğini gösterdiği, davalı ...'dan ...'ye, ...'den ...'a ve ...'dan ...'ye yapılan satışların çok kısa tarih aralıkları ile gerçekleşmiş olması, bunların yanında yatırımın, bir çok hissedarı olan ve aralarında ihtilaf bulunan iş bu taşınmazda yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması, ...'nin eskiden beri arkadaşı olan müteahhid ...'ın tüm bu aşamaları bilmesi karşısında ...'nin de olayların gelişiminden bilgi sahibi olduğunun ya da en azından olması gerektiğinin anlaşılması karşısında ...'nin de gerçek bir satış ilişkisi içerisinde olmadığı, iyi niyetli olmadığı sonucuna varıldığı ve ediniminin korunamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 9.682,94 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6855, K. 2026/4716, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6855-e-2026-4716-k-00349a9b1300