Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/888 E. 2026/905 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/888
Karar No
2026/905
Karar Tarihi

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/888-2026/905 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2026/888 Esas KARAR NO : 2026/905

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2026 NUMARASI : 2026/331 Esas-2026/454 Karar

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. İHBAR OLUNAN : 1 - VEKİLLERİ : Av. Av. İHBAR OLUNAN : 2 - VEKİLLERİ : Av. Av. Av. İHBAR OLUNAN : 3 - VEKİLLERİ : Av. Av.

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 29/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin, 06.10.2009 ve 06.10.2010 günlü sözleşmeler ve proje protokolleri ile ile davalı şirketin kamyon projesi için çeşitli kalıpların üretimi işlerini üstlendiğini, bu sözleşme gereği üretilen tüm kalıpların sözleşme, protokol, hukuk ve fen kurallarına uygun olarak üretilerek davalı şirkete teslim edildiğini, en son kalıpların üretilmesi aşaması tamamlandığında davalı şirketin iflas ettiğini ve ... tarafından tüm varlıklarına el konulduğunu, bu aşamadan sonra müvekkilinin, karşısında bu kalıplar hakkında ilerleme kaydedebilecek, genel ve baskı test ve kontrollerini yapacak yada kalıpları teslim alacak hiçbir muhatap bulamadığını, daha sonra ... tarafından satışa çıkarılan... şirketinin şu anki ortaklarınca satın alındığını ve işletilmeye başlandığını, böylece müvekkili şirketin, davalı şirketin yeni yönetimi ile görüşerek kalıpları küçük düzeltmeler gerekebilecek biçimde tamamladığını ve davalı şirkete teslim ettiğini, bu arada kalıpların ufak tefek üretim hatalarının davalı şirketin tedarikçisi olan davadışı ... A.Ş tarafından düzeltilmesi ve bedelinin müvekkili şirket tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, davalı şirketin kalıpların desenlerinde değişiklik olabileceğini tanımladığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten sözleşme konusu kalıpları yerinde kontrol ederek teslim almasını bir çok kez istemiş olmasına karşın, davalı şirketin buna yanaşmadığını ve kalıpların, tedarikçisi olan davadışı ... A.Ş'nin adresine sevk edilmesini yazılı olarak bildirdiğini, bunun üzerine bu kalıpların ... A.Ş. adresine gönderilerek sevk irsaliyesi karşılığında teslim edildiğini, ancak, davalı şirketin kalıpları teslim aldıktan itibaren hiçbir biçimde anlaşmaya sadık kalmadığını, müvekkili şirketin önce çeşitli bahanelerle oyaladığını ve en sonra da görüşmeleri nedensiz yere durdurduğunu, borçlarını da ödemediğini, Karşıyaka 5. Noterliği’nden 10.03.2017 / 07225 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderdiğini ve sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, ... A.Ş. neden aldığı hizmetlerin bedeli olduğunu iddia ettiği 425.000,00 TL + KDV nin ödenmesini istediğini, taraflarınca bu ihtara Ankara 24. Noterliği 24.03.2017 tarihli ve 10232 yevmiye numaralı ihtarname ile yanıt verildiğini ve borçlu bulunan tutarların ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı şirketin Bornova 3.Noterliği’nin 11.10.2017 gün ve 34213 yevmiye numaralı ihtarını keşide ettiğini ve sözleşmeyi 2. kez ve yine tek taraflı olarak feshettiğini, ancak bu kez ne olduğu açıklanamayan ve anlaşılamayan 1.664.280,00 TL zararlarının olduğunun belirtildiğini ve ödenmesi ihtarını yaptığını, ne olduğu anlaşılamayan ve her yönü ile açıklanmaya ve dayanağa muhtaç bu ihtara da Ankara 24. Noterliği 23.10.2017 tarihli ve 35887 yevmiyeli ihtarnamesi ile yanıt verilerek ihtar ve içeriğinin reddedildiğini ve borç bakiyesi ile sözleşmeden kaynaklanan kur farklarının ödenmesinin de yeniden ihtar edildiğini, taraflar arasındaki kayıtlar incelendiği takdirde müvekkili şirketin davalı şirketten 454.916,00 TL alacağı bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme proje protokollerinin 3.4 maddesi uyarınca ödenmesi gereken kur farkı hesabının 2.834.766,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten sözleşmeye dayalı 3.298.682,00 TL alacağı bulunduğunu, müvekkilinin bu noksanların giderilmesi bedelini 96.100,00 Euro karşılığı 413.230,00 TL olarak hesapladığını, bu bedel toplam alacaktan düşüldüğünde davalı şirketin 2.876.452,00 TL bakiye borcu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL toplam alacağın, ilk ihtar tarihi olan 24.03.2017 gününden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21.05.2021 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği ıslah dilekçesinde, 2.881.620,54 TL'nin ilk ihtar tarihi olan 24.03.2017 gününden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirketin İstanbul'da bulunduğunu, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, talep edilen miktarın niteliği itibariyle bölünebilir olmadığını, hatta kesin ve açık belirlenebileceğini, bu nedenle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava dilekçesinde, davacının ileri sürdüğü alacak talebinin 2.876.452,00 TL olduğu dikkate alındığında, dava harçlarının re'sen bu miktar üzerinden tamamlattırılması gerektiğini, aksi halde yine davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekeceğini, 5 yıllık yasal zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili... A.Ş.'nin, davacının bahsettiği şirket yani “davalı” olmadığını, davalının, ticaret ünvanlarının birbirine benzemesi nedeniyle tüzel kişilikleri birbirine karıştırıldığını, davacının sözleşme akdettiği, kalıp ürettiği, teslim ettiği vs. işlerin muhatabının müvekkili şirket değil, halen aktif ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı, bir başka tüzel kişilik olan... A.Ş. olduğunu, davacının kestiği faturaların muhatabının dahi müvekkil olmadığını, davacı ile müvekkil... A.Ş. arasında hiçbir akdi ilişki bulunmadığını, davacının tüm iddia ve taleplerini... A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini, bu nedenle, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının bahsettiği ve asıl husumeti yönettiği,...Sanayi A.Ş. ünvanlı şirketin halen hukuki ve mali varlığını devam ettirdiğini, ayrıca, ... Sanayi A.Ş.'nin geçmiş döneme dair tüm borçlarının, ...'nin kamusal ihalesi ile elde edilecek ihale bedelinden ... tarafından ödeneceğini, davacının sözleşmeye dayalı alacağı olduğunu iddia ettiği 454.916,00 TL'nin dayanağı olan proforma faturaların avans tutarlarının dahi ... tarafından ödendiğini, bu leasing bedellerinin ... tarafından ...'e ödendiğini, yani ...'nin de borcun kendisi tarafından ödenmesi gerektiğini kabul ve teyit ettiğini, bu çerçevede, davacının talebini tümüyle ...'ye ya da... San. A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini, davacının, dava konusu ettiği kalıplara dair ifa borcunu zamanında ve gereği gibi ifa etmediği gibi garanti borcunu da ihlal ettiğini, davacının alacıklı değil bilakis borçlu durumda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İhbar olunan ... vekili; Fon Kurulunun 16.05.2013 tarih ve 2013/135 sayılı kararı ile, Kurumları nezdinde amme borçlusu olan ... şirketlerinden olan... A.Ş. nin “temettü hariç ortaklık haklarıyla bu şirketlerin yönetimlerinin, 5411 sayılı Kanunun 134 üncü ve geçici 11 inci maddesi delaletiyle, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/7-a maddesi kapsamında Fon tarafından devralınmasına karar verildiğini ve bunu takiben anılan şirkete Fon tarafından yönetim kurulu üyeleri atandığını, akabinde tesis edilen 23.05.2013 tarih ve 2013/143 sayılı Fon Kurulu kararı ile, ... Şirketine ait olup, 6183 sayılı Kanun kapsamında haczedilen gayrimenkuller, menkul mallar ve Türk Patent Enstitüsü nezdindeki hakları ile bu varlıkların feri ve mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmeler ve bu sözleşmelerden doğan ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm mal, hak ve varlıklar bir araya getirilerek “... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” adı altında bir ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına da karar verildiğini, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün, Fon Kurulunun 30.01.2014 tarih ve 2014/29 sayılı kararıyla 985.000.000 TL muhammen bedelle satışa sunulduğunu, Fon tarafından 30.04.2014 / 02.05.2014 tarihlerinde gerçekleştirilen açık artırma / pazarlık ihaleleri neticesinde... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü 751.000.000 TL bedelle, ... A.Ş. ye (yeni ünvanı... A.Ş.) ihale edildiğini, Fon Kurulunun 17.07.2014 tarih ve 2014/175 sayılı kararına istinaden, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün satışı onaylandığını ve devam eden süreçte ihale bedelinin 15.08.2014 tarihinde tahsil edilerek, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Devir ve Teslim Anlaşması ile bütünlüğün mülkiyetinin, ... A.Ş.ye (Yeni Ünvanı: ... A.Ş.) geçtiğini, ... A.Ş. ile üçüncü şahıslar ve davalı şirket arasında varlığı iddia edilen husumetlerin müvekkiline yöneltilmek istenmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın taraflarınca kabul edilmediğini, ihbar talebine itiraz edildiğini ve anılan davaya Kurumları tarafından iştirak edilmeyeceğini belirtmiştir. İhbar olunan ... AŞ vekili; davalı şirketin ürettiği ağır kamyon serisi araçlarda kullanılacak bir kısım parçaların enjeksiyon kalıp imalinin finansal kiralama yolu ile finanse edilmesi için müvekkili şirketle finansal kiracı... arasında 1007715, 1008027, 1208279 nolu finansal kiralama sözleşmeleri akdedildiğini, söz konusu finansal kiralama sözleşmesine konu kalıpların üreticisi ve satıcısının davacı ... firması olduğunu, söz konusu kalıpları belirli bir takvim dahilinde imalini ve davalı finansal kiracı...’ye teslimini takiben finansal kiracı/davalı...'nin, teslimatı tevsik eden sevk irsaliyeleri ve/veya teslim-tesellüm belgelerini “ONAY”ı ile davacı/satıcı ödemelerinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davacı ... tarafından tanzim edilen ve davalı... tarafından teslim alınarak ödeme onayı verilen 36 adet faturadan 30 adedinin bedelinin bu şekilde ödendiğini, 6 adet faturaya ait %80'lik kısmını oluşturan 454.916,00 TL bakiye bedelin davacı/satıcıya ödenebilmesi için finansal kiracı/davalının "onay" vermesi beklendiğini, tarafların arasındaki bu nizanın çözülmesi durumunda belirtilen fatura bedelinin ödeneceğini belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; sözleşmeler konusu kalıpların ayıplı olduğunu davacının da kabul ettiği ve bu duruma göre alacak talebinde bulunduğu, protokollerin 3.4. maddesinde TL. ödemelerin ödeme tarihindeki TCMB EURO satış kurundan çevrileceği, aradaki kur farkınında ayrıca karşılanacağının kararlaştırıldığı, 11/11/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda davacı alacağının 2.839.934,54 TL olduğunun hesaplandığı, davalının 10.03.2017 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlanması gerektiği, bu tarih esas alındığında TBK'nun 147/6. maddesinde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin sone ermediği, kur farkı alacağının 23.10.2017 tarihli ihtarname ile talep edildiği, bu ihtarnamede tanınan sürede gözününe alındığında temerrüdün 29.10.2017 tarihinde gerçekleştiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımna uğradığını, teslim tarihinin en geç 2011 yılının Mayıs ayı olduğunu, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının davayı kısmi dava olarak açtığını, sonradan ıslahla talep edilen kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili ile davacı arasında hiç bir hukuki ilişki kurulmadığını, müvekkilinin ...'DEN... Şirketi'nin borçlarını devralmadığını, borçların ...'ye ait olduğunu, BAM kararının dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, husumet konusunda gerekçe gösterilmediğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece Mahkemesinin 2017/688 Esas-2021/792 Karar sayılı kararının Dairemizin 05/04/2022 tarih, 2022/248 Esas, 2022/351 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece yeniden karar verilmiştir. Yine İlk derece Mahkemesinin 2022/405 Esas-2025/149 Karar sayılı kararının Dairemizin 07/04/2026 tarih, 2025/558 Esas, 2026/324 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece yeniden karar verilmiştir. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden alınması gereken 196.843,50 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 48.478,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 148.364,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361.ve 362/1-a maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 29/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Katip ✍e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/888, K. 2026/905, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-888-e-2026-905-k-9d0ce8706afc