Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/368 E. 2026/3558 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/368
- Karar No
- 2026/3558
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1103 E., 2025/1036 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Hizan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/150 E., 2023/120 K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; muris ...’ın maliki olduğu 3 77... parselde bulunan 15 nolu bağımsız bölümü gelini davalı ...’e mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak temlik ettiğini, davalının alım gücü olmadığını, eşi öldüğünden beri birlikte yaşadıklarını, murisin satış yaparken ilerleyen yaşı göz önünde bulundurulduğunda bir çok hastalığının olduğunu, vefatını beklediği son günlerinde maddiyata ihtiyaç duymayacağını, bedel ödenmediğini, murisin hesaplarına satış işleminden dolayı para geçişinin olmadığını, satıştan önce muris, davalı ve davacı arasında adli makamlara intikal eden tartışma yaşandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; murisin minnet duygusu ile hareket ettiğini, muvazaanın söz konusu olmadığını, temlik tarihinde bakım ihtiyacı olması gerekmediğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin dava konusu taşınmazı minnet duygusu ile davalıya temlik ettiği, diğer mirasçılarından mal kaçırma amaç ve iradesiyle hareket etmediği, davacı tarafça iddia edilen bu hususun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, devrin minnet duygusuyla yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1. maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 28.11.2025 tarihli ek karar ile, temyiz talebinin, kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Öte yandan, pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin davalıdan talep edebileceği payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
O halde, eldeki davada dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değeri 666.284,50 TL’den davacının 3/18 miras payına 111.047,42 TL’nin isabet ettiği, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince dava tarihi (2022) itibariyle 107.090,00 TL temyiz kesinlik sınırı nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 28.11.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davada davacı tarafından iddianın ispat edilemediği de gözetildiğinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.