Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5419 E. 2026/3535 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5419
- Karar No
- 2026/3535
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 24.06.2025 SAYISI : 2023/2570 E., 2025/1147 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/103 E., 2023/526 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı; muris babası ...'ın 40 98... parsel 10 nolu bağımsız bölümdeki paylarını ikinci eşinin ilk evliliğinden olma çocuğu davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin tek mirasçısı olarak kendisinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı; taşınmaz bedelinin kendisine ait 52 adet reşat altını ve murise öz evlattan bile üstün bakması ile ödendiğini, temlikteki amacın davacıdan mal kaçırma olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; davalının babasının davalı küçük yaşlardayken ölümü üzerine çevreden olan alacaklarının birleştirilerek davalı nam ve hesabına altına dönüştürüldüğü, dava konusu taşınmazda eski tarihlerde çıkan yangın üzerine taşınmazın tamiri için gerekli masrafların bir kısmının bu altınların bozdurulması ile elde edilen gelirden karşılandığı, murisin, eşi ...ın ölümünden sonra davalı ve davalının eşi ile birlikte yaşadığı, bakımının davalı ile eşi tarafından yapıldığı, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; davacının murisin tek çocuğu, davalının ise murisin ikinci eşinin ilk evliliğinden olan oğlu olduğu, tanık beyanlarından davacı ile davalı arasında sorunlar bulunduğunun, murisin bakıma muhtaç olmadığının anlaşıldığı, murisin birlikte yaşadığı ve beşeri ilişkilerinin iyi olduğu davalıya tek taşınmazını kızından mal kaçırma kastıyla devrettiği, davalı tarafın, çıkan yangında masrafların ödenmesi sebebiyle devir yapıldığına ilişkin iddialarına tanık beyanlarındaki çelişki ve o tarihteki davalının yaşı dikkate alındığında itibar edilemediği, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2025 tarihli ek kararı ile; verilen kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2025 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası; "2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Somut olayda; davacının, muris ...'ın tek mirasçısı olduğu, muris tarafından davalıya temlik edilen dava konusu taşınmazın 5/8 payının dava tarihi itibarıyla değeri 250.000,00 TL olup 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince anılan miktarın dava tarihi (2021 yılı) itibarı ile temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, ek karar bakımından peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine,
Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2025 tarihli asıl kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 12.807,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.