Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1271 E. 2026/4651 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1271
Karar No
2026/4651
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/ 168 E., 2025/ 205 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle ıslahla 10.394,55 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.358,00 TL maddi ve 6000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen ret ve bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.358,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren İşleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi;tazminat miktarlarının fahiş olduğuna ve saire ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, Tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/351 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 23.08.2017-06.11.2017 tarihleri arasında 75 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı,, yapılan yargılama sonunda atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının 12/03/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli beraat kararının 17/03/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen 3 aylık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği,

Temyize konu karar tarihi itibariyle 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. Maddesinin ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” yürürlükte olduğu, buna göre miktar itibarıyla temyize tabi olduğu anlaşılarak tebliğnamede davalı vekilinin temyiz isteminin miktar bakımından kesin olduğundan bahisle reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından tebliğnamede manevi tazminatın az olduğundan bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Bozma ilamına uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/1271, K. 2026/4651, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-1271-e-2026-4651-k-ca99fe62dcaf