Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/900 E. 2026/424 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/900
- Karar No
- 2026/424
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2784 E., 2024/2033 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; muris ...’in ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/702 Esas ve 2007/1321 Karar sayılı ilamıyla kısıtlandığını, vasi olarak oğlu ...’nin atandığını, kısıtlama öncesinde murisin ...’de yürüttüğü inşaat faaliyetlerinden kaynaklanan borç baskısı nedeniyle çocukları tarafından ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki paylı taşınmazın torunu ve kızlarına devrine ikna edildiğini, devirlerin gerçekte muvazaalı olduğunu, muris lehine tesis edilen intifa hakkının kısıtlılık döneminde hukuka aykırı şekilde kaldırıldığını, sonrasında taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu edildiğini, tüm işlemlerin yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek 51 99... parsel yönünden tapu kaydının iptali ile pay oranında tescilini talep etmiştir. Davalı ...; murise verilen altın ve ziynet borçlarına karşılık temlik yapıldığını, devrin gerçek borç ilişkisine dayandığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Davalılar ..., ... ve ... vekili; aynı taşınmaza ilişkin daha önce açılan davanın feragat nedeniyle reddedilip kesinleştiğini, kesin hüküm bulunduğunu, terekeye temsilci atanması veya tüm mirasçıların davaya katılımının zorunlu olduğunu ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirtip davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğunu, tüm mirasçıların birlikte hareket etmemesinin davanın usulden reddini gerektirdiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını belirtip davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmaz üzerinde çok sayıda bağımsız bölüm olduğu, davacının talebini ıslah ederek alacağa dönüştürdüğü, murisin başka taşınmazlarının da bulunduğu, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, devrin altın borcuna karşılık yapıldığı savunmasının aksinin ispatlanamadığı, murisin başka mirasçılara da taşınmaz devrettiğinin anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; murisin başka mirasçılarının da bulunduğu, daha önce açılan davada feragat nedeniyle verilen kararın kesinleştiği, taşınmazın kök parselden tevhit ve kat mülkiyeti işlemlerine konu edildiği, muris ile çocukları arasında husumet bulunmadığı, muristen mirasçılara başka taşınmazların da intikal ettiği, murisin satış işlemini mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yaptığı iddiasının TMK m.6 ve HMK m. 190 uyarınca usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacının murisin mal kaçırma iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddeleri uyarınca ispatlayamadığı anlaşıldığına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.