Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6162 E. 2026/4165 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6162
Karar No
2026/4165
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2632 E., 2025/1735 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bor 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1025 E., 2024/292 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında alacak istemine ilişkindir. Davacılar vekili; muris ...'ın 1 18... , 5 41... ve 3 87... parseldeki 1/4 hissesini miraçılardan mal kaçırma kastı ile davalı damadına satış göstermek suretiyle bedelsiz temlik ettiğini, murisin taşınmazlarını satmasını gerektirir bir sebebinin olmadığını, taşınmazların satış değerlerinin gerçek değerlerinden düşük gösterildiğini, murisin tüm malvarlığını aynı gün davalıya devrettiğini, asıl amacının davalı aracılığıyla kızı dava dışı ... ...'na bağış yapmak olduğunu, davalının taşınmazları devir aldıktan sonra üçüncü kişilere sattığını belirterek taşınmazların davacıların miras hissesine düşen bedelinden şimdilik ayrı ayrı 20.000,00 TL'sinin işleyecek yasal faziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 25.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacılar için ayrı ayrı 20.000,00 TL talep edilen tazminat alacağını her iki davacı içinde 116.000,00 TL artırarak ayrı ayrı 136.000,00 TL'şer olmak üzere toplam 272.000,00 TL'ye çıkardıklarını bildirdiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifle dava konusu taşınmazlardan 5 41... parsel sayılı taşınmazın aslında 5 14... parsel olduğu anlaşılmıştır.

Davalı vekili; davalının, dava konusu taşınmazları piyasa rayiç bedellerini ödeyerek muristen satın aldığını, tapuda satış bedellerinin emlak rayiç değeri üzerinden gösterildiğini, taşınmazların muris tarafından davalıya satışının davalıların bilgisi ve muvafakatı dahilinde yapıldığını, davalının taşınmazları bir süre sonra satmak istemesi üzerine davacı ...'ın 2 taşınmaza müşteri bulduğunu ve davalı ile beraber alıcılar ile pazarlık yaptığını ve devir esnasında da bizzat hazır bulunduğunu, murisin davacı oğlu ...'ın piyasaya olan aşırı borçlarını ödemek amacıyla satışının yapıldığını, davalıdan alınan satış parasının tamamıyla muris tarafından davacı ...'ın borçlarının ödendiğini, muristen kalan başkaca taşınmazlar da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2021 tarihli 2019/473 Esas, 2021/682 Karar sayılı kararıyla; murisin maddi durumunun iyi olduğu ve mallarını satması için geçerli bir sebebin olmadığı, malların satışından da herhangi bir gelir elde etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların mirasçılık belgesindeki 1/3 payına karşılık ayrı ayrı 116.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli 2022/1214 Esas, 2022/1731 Karar sayılı kararıyla; cevap dilekçesinde bildirilen ilk tanık listede ismi olmayan ... ...'ın beyanına itibar edilmeyecek ise de dinlenen diğer davalı tanıklarından ... ...'nun murisin oğlunun sıkıntılarından dolayı taşınmazı sattığını bildiğini, davalı ...'nin üç taşınmaz satışından dolayı herhangi bir ödeme almadığını, satışlardan alınan parayı ...'ın borçları için ...'a verdiklerini bildiğini, yine davalı tanıklarından ...'un taşınmazların ... veya ...'ın borçları için satılıp sebeple kullanıldığını bildiğini ifade ettiği, davacı tanıklarının ispata yönelik beyanlarda bulunmadıkları hatta davacı tanıklarından ...'nin 3 87... parsel sayılı taşınmazı murisin oğlu olan ...'ın sattığını bildiğini ifade ettiği, bu haliyle mevcut tanık beyanları ve deliller çerçevesinden muris muvazaasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davacıya yemin delili hatırlatılarak yemin deliline dayanıldığı takdirde yemine davet için usulü işlemler tamamlanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça mevcut delilleri çerçevesinde muris muvazaası iddiası ispatlanamadığından davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davacı taraf yemin metnini dosyaya sunmuş olup davalı taraf usule uygun olarak yemini ifa etmiş olmakla İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle mal kaçırma kastının HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca ispat edilememiş olmasına göre davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6162, K. 2026/4165, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6162-e-2026-4165-k-8db695e293e6