Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5095 E. 2026/4160 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5095
Karar No
2026/4160
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1057 E., 2025/1382 K. TEREKE İDARE MEMURU : ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/28 E., 2025/23 K.

Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; tarafların murisi ...'in 1 59... parsel sayılı taşınmazını 18.05.2009 tarihinde davalı ...'e devrettiğini, temlik sırasında yaşlı, hasta ve bakıma muhtaç olup temyiz kudreti bulunmadığını, öte yandan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek öncelikle ehliyetsizlik, aksi takdirde muris muvazaası nedeniyle tapu kaydının iptali ile tüm mirasçıların payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında muris ...'in terekesine ... temsilci olarak atanmak suretiyle yargılamaya devam edilmiştir.

Davalı vekili; murisin aklı başında, hür iradesi ile işlem yaptığını, davalının taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, mal kaçırma durumu ya da muvazaa bulunmadığını, davacılar ile davalı arasındaki husumet nedeniyle bu davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen raporda murisin 18.05.2009 işlem tarihi itibarıyla fiil ehliyetinin bulunduğunun bildirildiği, murisin fiil ehliyetini haiz olduğu, devir tarihinde taşınmaz satışını gerektirecek maddi bir sıkıntısı bulunmadığı, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bir kısım mirasçı tanıkların satış bedelinin davalı tarafından ödendiğini doğrulayan beyanda bulundukları, temlik tarihinde muris adına kayıtlı 11 taşınmazını davalıya devretme imkanı varken devretmediği, murisin diğer mirasçıları ile arasında herhangi bir problem olmadığı, amacının mirasçılarından mal kaçırmak olmadığı ve mevcut deliller ile temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiası kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve tereke idare memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Somut olayda, terekeye temsilci atanmakla davacıların davayı takip yetkisi sona erdiğinden ve hükmü temyiz etme hakkı da miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçtiğinden, davacıların karara karşı temyiz talebinde bulunmalarına olanak bulunmadığı gözetilmek suretiyle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,

Tereke idare memurunun temyiz itirazlarına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının terekeden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5095, K. 2026/4160, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5095-e-2026-4160-k-9bf6a9764462