Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5008 E. 2026/3514 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5008
Karar No
2026/3514
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1285 E., 2025/649 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: .... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/66 E., 2021/590 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davacı ile davalıların kardeş olduklarını ve muris ...'in mirasçıları olduklarını, davalılardan ...'in, annesi olan ...'den aldığı .... Noterliğinin 02.03.2010 tarihli vekaleti ile muris ... adına tapuda kayıtlı olan 51 72... parsel sayılı taşınmazı 09.10.2012 tarihli işlem ile diğer davalılar ... ve ... ...ye sattığını, ...'in söz konusu satıştan bir gün sonra 10.10.2012 tarih ve ... yevmiye numarası ile diğer davalılar ...ve ... adına kayıtlı payların yarısını kendi üzerine aldığını, ardından 18.10.2012 tarihinde tevhit işleminin yapıldığını, tevhit işlemi ile 51 72... parsel olan taşınmazın 51 72... parsel olarak kayıt edildiğini, daha sonra aynı taşınmaz üzerinde davalılar ile... Yapı Turizm Sanayi Tic. Ltd. Şti arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını,.... Noterliğinin 02.05.2014 tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile onanan bu sözleşme gereği davalıların, arsa üzerinde yapılacak yapının A Blok zemin kat 1 nolu bağımsız bölümün 1/4'ü, A blok 3. kat 4 nolu bağımsız bölüm, 4. kat 5 nolu bağımsız bölüm, A Blok 7. kat 8 nolu bağımsız bölüm, A Blok 11. kat 12 nolu bağımsız bölümün tamamının davalılara bırakıldığını, daha sonra kat irtifakına çevrilerek bu bağımsız bölümlerin davalılar adına tescil edildiğini, böylece muvazaalı olarak mal kaçırdıklarını ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras hissesi oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş; aşamada davacı, dava konusu 1 nolu bağımsız bölüm yönünden davayı atiye bıraktıklarını bildirmiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu yerle ilgili olarak davalılar arasındaki alım-satım işlemleri ile tevhid işlemlerinin arsayı bina yapmaya uygun hale getirebilmek için yapılan işlemler olduğunu, bu işlemlerin yapılabilmesi için ...'in davalıya vekalet verdiğini ve bu işlemlerin davalı eliyle yürütüldüğünü, işlemlerin murisin iradesine uygun olduğunu, işlemlerden davacının ve tarafların haberlerinin olduğunu, murisin amacının kardeşler arasında mirası paylaştırmak olduğunu, bu arada davacı kardeş ...'in eşi ile problemli olduğunu ve dava konusu yerden daire almak istemediğini, nakite ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine kendisine nakit para verildiğini, davacı tarafın aldığı bu para ile yeni eşine daire aldığını, yapılan tüm masrafları davalının karşıladığını, dava konusu olayda davalının tamamen iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; taraflarına dava açmış olan M. İrfan Yetkin'in kendisine düşen payı 1. katın satışından elde edilen bedelden almış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; taraflarına dava açmış olan M. İrfan Yetkin'in kendisine düşen payı 1. katın satışında parasın M....'dan tapuda almış olduğunu, diğerini de kardeşi ile hesaplaştığını, davayı asla kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya arasına alınan Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/135 Esas sayılı dosyasında tarafların murisinin başkaca taşınmazlarının olduğu, davalı ...'in dava konusu vekaletname ile satış, kat karşılığı inşaat vb gibi işlemler yaptığı, bu haliyle davacıya muristen intikal eden bir taşınmazın olmadığı, murisin ve davalı mirasçıların davacıdan mal kaçırma kastıyla işlemleri yaptığı kanaatine varıldığı, davalının beyanlarından davacının yapılan tasarruflardan haberdar olduğu, boşanma aşamasında olması nedeniyle eski eşinden mal kaçırmak için adına taşınmaz tescili istemediği, mirastan payını para kaşılığı aldığı, kendisine bir çok kez elden para verdiğini iddia etmişse de kendisine miras payına mahsuben verilen paraya ilişkin belge ibraz etmediği, bir kısım tanıklar da davacının miras payını para olarak aldığını beyan etmişlerse de ne kadar para verildiğinin, miras payını karşılayıp karşılamadığının anlaşılamadığı gibi elden ödemenin tanıkla ispat olunamayacağı, kaldı ki mal rejiminin tasfiyesi durumunda miras yoluyla geçen mal varlığının kişisel mal kabul edilip tasfiyeye tabi tutulmadığından davalının savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve gerçekçi bulunmadığı kanaatine varılmakla davacının davasını geri aldığı zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm dışında davasının kabulüne, 1 nolu bağımsız bölüm yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mirasbırakanın taşınmazı devretmesini gerektirecek bir ihtiyacının veya makul bir sebebinin bulunmadığı, temlik bedelinin mirasbırakana ödenmiş olduğunun ispatlanamadığı gibi mirasbırakanın ölümüyle terekesinde dava konusu taşınmaz bedeline ilişkin paranın bulunmadığı, her ne kadar tapu devir bedeli ile rayiç değeri arasındaki fark muvazaanın varlığına tek başına delil olmasa da, diğer delillerle birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın devir bedeli ile bilirkişi raporunda satış tarihi itibariyle tespit edilen bedel arasında fahiş farkın bulunduğu, murisin amacının mirasçılarından olan davacı ...'dan mal kaçırmak amacıyla taşınmazını diğer çocukları davalılara devretmek olduğunun ve yapılan temlik işlemlerinin muvazaalı olduğunun açık olduğu, görünürdeki satış işleminin murisin gerçek iradesine uygun olmaması, bağışlama işleminin ise resmi şekil şartına uygun olmaması nedeniyle dava konusu taşınmazların temlikinin geçersiz olduğu, davalılar adına kayıtlı dava konusu taşınmazlardaki hisselerin davacının hissesi oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği, bu yönüyle Mahkemece verilen kabul kararının yerinde olduğu, ancak HMK'nın 297/2 maddesine aykırı olacak şekilde; İlk Derece Mahkemesinin verdiği kararda, dava konusu taşınmazlarda mirasbırakan tarafından davalılara temliken geçen paylar açıkça belirtilerek bu paylar yönünden davacının miras payı oranında tapu kaydının iptali ile payı oranında tescile karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak ve davalıların adına kayıtlı payların tamamını anımsatacak şekilde "davalılar adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının iptaline" şeklinde karar verilmiş olmasının doğru bulunmadığı, ayrıca davacı vekilince 30.10.2019 tarihli celsede dava konusu taşınmazlardan 5172 ada, 3 parsel, A Blok zemin kat, 1 nolu bağımsız bölüm yönünden davalarını atiye bırakmış olmaları nedeniyle, Mahkemece bu taşınmaz yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği halde, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle davacının 51 72... parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölüme yönelik davasının, HMK'nın 123. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davacının diğer taşınmazlara yönelik davasının kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 45.642,85 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.Başkan

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5008, K. 2026/3514, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5008-e-2026-3514-k-07893848cfa9