Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/3256 E. 2026/4948 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3256
Karar No
2026/4948
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/289 E., 2025/525 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili 12.05.2011 tarihli asıl dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...’in 1985- 2009 yılları arasında davalı ... ... Demir ve Çelik A.Ş.’de çalışması nedeniyle meslek hastalığı olarak tespit edilen işitme kaybı rahatsızlığı nedeniyle 26.11.2010 tarihinde %20,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle 1,00 TL maddi tazminat alacağının 26.11.2010 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 20.08.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle dava dilekçesinde %20,2 olarak belirttikleri sürekli iş göremezlik oranını %32,2 olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir. 3.Davacı vekili 20.08.2021 tarihli birleşen dava dilekçesinde; aynı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının 08.04.2021 tarihinde onanan sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve gelir bağlanması istemli dava neticesinde %32,2 olarak tespit edildiğini bu orana göre hesap edilen 118.154,00 TL maddi ve 80.000 TL manevi tazminatın meslek hastalığı tespit tarihi olan 01.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. 4.Davacı vekili 07.01.2025 tarihli birleşen dava dilekçesinde; 966.507,73 TL maddi tazminatın meslek hastalığı tespit tarihi olan 01.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl dava dilekçesine cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesinin zorunlu olduğunu, mesleki hastalığı işten ayrıldıktan sonra meydana gelmiş ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise sigortalının bu kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması için 6 aydan daha uzun bir zamanın geçmemiş olmasının şart olduğunu, davacının 31.03.2009 tarihinde müvekkili işyerinden ayrılmış olduğundan 6 aylık yükümlülük süresinin geçtiğini, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Meslek Hastalıkları Listesi E-3 Gürültü Sonucu İşitme Kaybı Bölümünde belirtilen hususlara göre, davacının çalıştığı müvekkili işyerinde, gürültü şiddetinin 85 desibeli aşmadığından sözkonusu hastalığın meslek hastalığı sayılamayacağını, müvekkili işverenin gürültülü iş yerlerinde yapılan çalışmalar için İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili gerekli her türlü önlemi aldığını, meslek hastalığının kesin tanısı için işyerinde sağlığa zarar verecek derecede gürültü bulunduğunun saptanmasının gerektiğini, bu şekilde bir saptamanın müvekkili iş yerinde yapılmadığını, davacının dosyaya sunduğu sağlık raporunun mevzuata aykırı bir şekilde düzenlendiğinin açık olduğunu, söz konusu raporun davacının iddiasına dayanak olamayacağını, müvekkili şirkette tüm işçilerin her yıl periyodik sağlık muayenesinden geçirildiğini, davacının da işe girdiği tarihten itibaren bu kontrollere tabi tutulduğunu, söz konusu kontrol sonuçlarından yararlanılmadan düzenlenen raporun bu nedenle de dayanak olamayacağını, yapılan periyodik muayenelerde davacının kulakları ile ilgili herhangi bir sağlık probleminin bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı vekili ıslah dilekçesine süresi içerisinde sunduğu 03.09.2021 tarihinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. 3.Davalı vekili birleşen dava dilekçesine süresi içerisinde sunduğu 15.09.2021 tarihli cevep dilekçesi ile asıl davaya sunduğu cevap dilekçesini tekrarla zamanaşımı def'inde bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2025 tarihli ve 2024/213 E., 2025/64 K. sayılı kararı ile dosya kapsamında Kdz. ... 2. İş Mahkemesinin 2019/265 E. 2020/101 K. sayılı dosyasında alınan ve istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararında dayanılan ATK 2. Üst Kurulu 24.12.2019 üst yazı tarihli raporunda açıkça davacının %32,2 maluliyetinin 21.07.2009 tarihinden itibaren var olduğunun bildirilmesi karşısında, davacının maluliyetinde gelişen ve değişen bir durum olmadığının anlaşıldığı, ayrıca Mahkemece alınan 01.02.2018 tarihli ATK 2. Üst Kurulu raporunda da sağlık kurulu, Yüksek Sağlık Kurulu ve ATK 3. İhtisas Kurulu raporları arasındaki farkın odyometri testlerinin subjektif testler olmaları nedeniyle her bir incelemenin teknik nedenlerle farklı olabilmesi durumundan kaynaklandığının belirtildiği, ilgili raporda da görüldüğü üzere farklı maluliyet oranlarının davacının maluliyetindeki gelişen ve değişen durumdan değil ölçüm testlerinin değerlendirilmesindeki öznellikten doğduğunun Mahkemece tespit edildiği; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.02.2024 tarih ve 2023/66 18... /1867 Karar sayılı ilamı doğrultusunda Mahkemece dosya kapsamına alınan 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davalı yanın %80 kusur oranı karşılığı davacı yanın maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilerek taleple bağlı kalınarak 966.507,73 TL'nin 01.12.2010 tarihli maluliyet başlangıç tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle; Dava ve ek davanın kabulüne, 1.Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile taleple bağlı kalınarak 966.507,73 TL maddi tazminatın 01.12.2010 malüliyet başlangıç tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2025 tarihli ara kararı ile Mahkeme hükmüne ilişkin olarak Mahkemece davacının dava dilekçesinde karar verilmesini talep ettiği " 2021/166 Esas sayılı dosya ile ek davada talepleri olan 80.000,00 TL manevi azminatın ve 118.154,00 TL maddi tazminat dahil toplam 1.084.661,73 TL maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği" hususunda sehven karar verilmediğinin hükmün eksik verildiğinin anlaşıldığı, Mahkemece toplanan deliller kapsamında talebinin kabulünü HMK 305/A maddesine göre talep ettiğinin görüldüğü, Mahkemece HMK.'nın 305/A maddesi gereğince 13.05.2025 tarihinde duruşma günü açılarak taraflara tebliğ edildiği, 13.05.2025 tarihli açılan oturum sonucunda "-Davacının hükmün tamamlanması dilekçesinde karar verilmesini talep ettiği "ıslah ve dava dilekçeleri doğrultusunda 80.000 TL manevi tazminat" hususunda sehven karar verilmediği hükmün eksik verildiği anlaşıldığından bu talep hususunda, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile taleple bağlı kalınarak 966.507,73 TL maddi tazminatın 01.12.2010 maluliyet başlangıç tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hükmünden sonra gelmek üzere, Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 64.000,00 TL manevi tazminatın 01.12.2010 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " hükmün eklenmesi suretiyle hükmün tamamlanmasına, tamamlanmış hükmün gerekçeli bir şekilde taraf vekillerine tebliğine," hükmün eklenmesi suretiyle hükmün tamamlanmasına, tamamlanmış hükmün gerekçeli bir şekilde taraf vekillerine tebliğ edilmesine karar verildiği gerekçesiyle; 1-Davacının hükmün tamamlanması dilekçesinde karar verilmesini talep ettiği "ıslah ve dava dilekçeleri doğrultusunda 80.000 TL manevi tazminat" hususunda sehven karar verilmediği hükmün eksik verildiği anlaşıldığından bu talep hususunda, 2-"Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile; taleple bağlı kalınarak 966.507,73 TL maddi tazminatın 01.12.2010 maluliyet başlangıç tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, " hükmünden sonra gelmek üzere 3-"2.Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 64.000,00 TL manevi tazminatın 01.12.2010 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" hükmün eklenmesi suretiyle hükmün tamamlanmasına, tamamlanmış hükmün gerekçeli bir şekilde taraf vekillerine tebliğine" şeklinde karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2025 tarihli ve 2024/213 E., 2025/64 K. sayılı kararının süresi içerisinde davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.07.2025 tarih ve 2025/9644 E.- 2025/11055 K. ile "...Somut olayda, Mahkemece birleşen 2021/166 Esas sayılı dosyası ile talep edilen 118.154,00 TL maddi tazminat hakkında olumlu olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaması 6100 sayılı Kanun'un 297 inci maddesinin ikinci fıkrasına diğer bir deyişle kanunun açık hükmüne aykırı olduğundan bozma nedeni teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş birleşen 2021/166 Esas sayılı dava dosyasındaki talepler hakkında da değerlendirme yapıp çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir." gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dava ve ek davanın kabulüne, 1.Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 1.084.661,73 TL maddi tazminatın 01.12.2010 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2.Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın 01.12.2010 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Manevi tazminatın düşük takdir edildiğini, b.Maddi tazminat için alınan donelerin ve hesaplamaların hatalı olduğunu, c.Müvekkilinin meslek hastalığı geçirmesinde herhangi bir kusuru olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.10 yıllık zamanaşımı süresinin 21.07.2009 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, 10 yıldan sonra sunulan ıslah dilekçesinde bildirilen tutarın dikkate alınmayacağını ve Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı dolduğundan zamanaşımına uğrayan taleplerin reddi gerektiğini, b.Hükmedilen tazminat tutarının fazla olduğunu, c.Davacının rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli tedbirleri aldığını müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/3256, K. 2026/4948, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-3256-e-2026-4948-k-38407953fa34