Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3676 E. 2026/2650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3676
Karar No
2026/2650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/392 E., 2025/702 K. İLK DERECE MAHKEMESİ:... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/240 E., 2021/225 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dava konusu taşınmaz bölümü ... ili,... ilçesi, ... Mahallesinde 1979 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmaları esnasında tespit harici bırakılmış daha sonra, 5 00... parsel olarak 64.596, 13... yüz ölçümüyle taşlık-kayalık vasfıyla 04.03.2008 tarihinde ihdasen Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.

Davacı vekili, idari yoldan Hazine adına tescil edilen 5 00... parsel sayılı taşınmaza davacının zilyet olduğunu, taşınmazın hatalı olarak 1979 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tespit harici bırakıldığını ileri sürerek imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; çekişmeli 5 00... parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısımda, davacı taraf lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen kısma ilişkin davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece, çekişmeli taşınmazda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Davacı tarafın çekişmeli taşınmazda hak iddia ettiği kısım, öncesinde taşlık vasfında olması nedeni ile imar-ihyaya muhtaç yerlerdendir. Bu sebeple davacı tarafın öncelikle taşınmazı imar-ihya edip ondan sonra kanunda aranan 20 yıllık zilyetlik süresini doldurması gerektiği halde Mahkemece taşınmazın ne zaman imar-ihyasına başlanıldığı, ne zaman imar-ihyanın tamamlandığı hususları netleştirilmemiş; zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı hususu tartışılıp değerlendirilmemiştir.

Öte yandan; kabul kararı verilen (A) harfi ile gösterilen kısmın ziraat mühendisi bilirkişi raporunda tamamında tarımsal faaliyetin olmadığı, taşınmaz içerisinde harman yeri vasfında ve tarla olarak kullanılmayan kısmın olduğu belirtildiği halde, fen bilirkişi raporunda bu ayrıma göre kroki üzerinde işaretleme yapılmamıştır.

Hâl böyle olunca; Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için taşınmaz başında elverdiğinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile daha önceki keşiflere iştirak etmemiş fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği ve ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı belirlenmeli, kullanılan kısım ile kullanılmayan kısımlar ayrı ayrı gösterilmeli, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları arasında çelişki ortaya çıkması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtları uygulanmak suretiyle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli ve komşu taşınmazların dayanak kayıtları getirtilerek dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmelidir.

Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan önceki rapor da denetlenmek suretiyle taşınmaz bölümünün tamamının kullanılıp kullanılmadığını, imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü tespit eden, taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş panoramik renkli fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.

Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, ne şekilde kullanıldığı, imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor hazırlatılmalıdır.

Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli, raporda taşınmaz bölümü üzerinde kullanılan kısım ile kullanılmayan kısımlar ayrı ayrı gösterilmelidir.

Bundan sonra, iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde ihdasen tapu oluşum tarihine kadar 20 yıla ulaşan ekonomik amaca yönelik zilyetliğinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip eksik araştırma ve uygulama ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.

Kabule göre de; çekişmeli taşınmazın davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, davacı tarafından davanın tapu kayıt malikine karşı açıldığı, sonradan Mahkemece ... ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının re'sen davaya dahil edilmesinin adı geçenlere taraf sıfatı kazandırmayacağı bu sebeple ... ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının karar başlığında davalı taraf olarak gösterilmesi isabetsizdir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü; ... vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'na iadesine,

Davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun′un 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3676, K. 2026/2650, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3676-e-2026-2650-k-987821d3f97e