Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/334 E. 2026/313 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/334
Karar No
2026/313
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/115 E., 2024/273 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı; mirasbırakan annesi ...’nün maliki olduğu 70 parsel sayılı taşınmazını güvenilir olduğu için kaynı olan dava dışı ...'e temlik ettiğini, ...’in başka şehre taşınması nedeniyle paylaştırma olamayacağını iddia ederek kendisinden habersiz olarak taşınmazı davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiğini, her iki işlemin de muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı bulunmadığı gibi davalıların da alım gücünün olmadığını, taşınmazı uzun süredir kardeşleri ile birlikte yaptıkları paylaşıma uygun bir şekilde kullandıklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tescilini istemiş, taşınmazın yargılama sırasında el değiştirmesi üzerine davacı vekili HMK'nın 125. maddesi gereğince yeni malik ...'e karşı karşı iptal-tescil isteğini devam ettirmiştir.

Davalı ...; ara malik...’in davacının eşinin kardeşi olduğunu, taşınmaz...’e devredildiği zaman murisin davacının bakım ve gözetiminde olduğunu, temliki de diğer kardeşlere davacının bildirdiğini, murisin maaşının masraflarını ve ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyince taşınmazı satmak durumunda kaldığını davacının kendilerine söylediğini, ...’in de bir süre sonra taşınmazı satmak istediğini bildirmesi üzerine 140.000,00 TL bedelle satın aldığını, davacının bu durumu öğrendiğinde kendisinden pay istediğini, kabul etmediğinde de sorun yaşadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dahili davalı ...; taşınmazı 900.000,00 TL bedeli karşılığında satın aldığını, davalı ... ile öncesinde tanışıklığının olmadığını, satış bedelini davalıya banka yoluyla gönderdiğini, iyiniyetli olduğunu, taşınmazı satın aldıktan sonra yüklü masraf yapıp seraya dönüştürdüğünü ve muz yetiştirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davacının bakım maaşı alabilmek için mirasbırakanın dava konusu taşınmazı güven ilişkisine dayanarak davacının eşinin kardeşine devrettiği, sonrasında da ayrı ayrı pay tescilinin mümkün olmaması üzerine devrin davalı adına olduğu, tek başına bedelin muris muvazaasının kanıtı olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "...somut olayda, Mahkemece ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili olarak nitelendirildiği gözetilerek HMK’nın 140. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince uyuşmazlığın bu hukuki sebep esas alınmak suretiyle çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Eldeki davada tanık olarak dinlenilen ara malik...'in temlikin mirasbırakanın torunları lehine mal kaçırma amacıyla yapıldığını kabul ettiği görülmüştür. Bu bağlamda taşınmazın dava dışı...'e devrinden sonra gerçekleşen olguların, muris tarafından yapılan temlikin muvazaalı olması karşısında sonuca etkisi bulunmamaktadır. Öte yandan dava konusu taşınmazın yargılama devam ederken davalı ... tarafından dava dışı üçüncü kişiye temlik edildiği anlaşıldığından, Mahkemece öncelikle HMK'nın 125. maddesi gereğince işlem yapılması gerekmektedir..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, son kayıt maliki davalı ...'in ediniminde kötüniyetli olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -KARAR-

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/334, K. 2026/313, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-334-e-2026-313-k-ed50d8f7f021