Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4044 E. 2026/1033 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4044
Karar No
2026/1033
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/719 Esas, 2025/790 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/17 E., 2024/94 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış ...markalarının sahibi olduğunu, ...markasının T/... sayı ile tanınmış markalar sicilinde de yer aldığını, davalı şirketin tescil başvurusuna konu 2019/70618 sayılı "..." markasının fonetik ve görsel olarak, müvekkili markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkili markasının serisi niteliğinde algılanacağını, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açacağını, taraf markaları kapsamında benzer, ilintili mal ve hizmetlerin yer aldığını, dava konusu markanın müvekkili markalarının piyasadaki tanınırlığından haksız menfaat elde edeceğini, müvekkilinin tanınmışlığına zarar vereceğini, müvekkilinin başvuruya itirazlarının davalı Kurum tarafından haksız reddedildiğini, dava konu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2020-M-7080 sayılı kararının iptali ile tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında markalar arasında benzerlik olmadığını, hükümsüzlük talebi bakımından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili, beyan dilekçesinde davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş bu davaya mesnet gösterilen davacı markalarının ... 11. Noterliğinin 08.10.2020 tarihli "Devir Sözleşmesi" ile davacı tarafından dava dışı...A.Ş.'ye devredildiği, devirlerin TÜRKPATENT siciline kayıt taleplerinin 09.10.2020 tarihinde yapıldığı, devir işleminin SMK'nın 148. maddesi uyarınca geçerli olduğu, TÜRKPATENT siciline işlenmesinin zorunlu bulunmadığı, sicile kayıt ve ilanın kurucu değil bildirici etki doğurduğu, devir sözleşmesi tarihinin 08.10.2020 olduğu, eldeki davanın 13.10.2020 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle, davacı...Hizmetler ve Ticaret A.Ş.'nin iş bu davaya mesnet markalar üzerinde hak sahipliği sıfatının bulunmadığı, davaya mesnet markalar dava tarihinden önce devredildiğinden, eldeki uyuşmazlıkta 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125/2 hükmünün uygulama alanı bulunmadığı, bu sebeple davalılara YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talepli dava yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 25. maddesinde hükümsüzlük davasının menfaati olanlar tarafından açılabileceği belirtildiğinden, bir an için davacının hükümsüzlük davası yönünden dava tarihinde marka sahibi olmasının gerekmediği söylenebilecek ise de, somut olayda SMK'nın 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9 hükümlerine dayalı tüm iddiaların dava tarihinden önce devredilmiş markalara ilişkin olduğu, davacının devrettiği markalara dayalı itirazları dışında bir sebebe dayanmadığı, dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davasını açmakta menfaatinin bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü taleplerine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince YİDK kararının iptaline yönelik verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davacının marka hükümsüzlüğüne yönelik talebine gelince, Mahkemece davacının itirazına mesnet markalarının dava tarihinden önce dava dışı...A.Ş'ye marka devir sözleşmesi ile devredildiğinden bahisle davacı...Hizmetler A.Ş.'nin işbu davaya mesnet markalar üzerinde hak sahipliği kalmadığından davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiş ise de, davanın 13.10.2020 tarihinde açıldığı, davacının itiraza mesnet markalarının dava dışı şirkete devrine dair sicil kaydının en erken 15.10.2020 tarihi olduğu, SMK'nın 148/5 hükmü uyarınca sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan hakların iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, dava tarihi itibarı ile itiraza mesnet markaların davacı üzerinde kayıtlı olduğu, sonrasında devir sözleşmesinin sicile kaydı ile hak sahibinin değiştiği gözetildiğinde HMK'nın 125. maddesi de dikkate alınarak SMK'nın 25. maddesi uyarınca davaya markayı devralanla devam edilerek esastan inceleme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4044, K. 2026/1033, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-4044-e-2026-1033-k-1e505ff50e44