Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3002 E. 2026/4570 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3002
- Karar No
- 2026/4570
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/578 E., 2025/71 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan taşınmaz, 1973 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılmıştır.
Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında taşlık olarak tespit dışı bırakılan, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı bulunan taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, aşamalarda; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen karar, 8. Hukuk Dairesince, araştırmaya yönelik olarak bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, ''araştırmaya yönelik'' bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece, ''hava fotoğrafı incelenmesi ve mera araştırması yapılmasına'' değinilerek karar bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmediği gibi, yapılan araştırma ve inceleme de son derece yetersizdir. Hükmüne uyulan bozma ilamında açıkça mera araştırması gereğine değinildiği halde mera ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı sınır olup olmadığı belirlenmemiş, dava konusu taşınmaz ile mera parseli arasında yapay bir sınır oluşturulduğu gözden kaçırılmış, davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğu iddiası ile dava açmasına ve Mahkemece yapılan ilk keşifte dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğu beyan edilmesine rağmen Mahkemece yapılan 21.02.2024 tarihli keşifte taşınmazın irsen intikal yoluyla davacının ve kardeşlerinin kullanımında olduğu beyan edilmiş, Mahkemece zilyetlik konusunda meydana gelen çelişki giderilmemiş, dava konusu taşınmazın imar durumu sorulmadığı gibi, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği ile dava konusu taşınmazın tümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, çekişmeli taşınmazın davacıya ne şekilde kaldığı hususu davacıdan sorularak açıklattırılmalı; bu konuda davacıya ispat hakkı tanınmalıdır. Mahkemece taşınmaz bölümünün imar planı sınırları içinde kalıp kalmadığı, imar planı sınırları içinde kalıyorsa hangi yıl imar planı sınırları içine alındığı ve imar planının hangi tarihte onaylanarak kesinleştiği ... ve ...Belediye Başkanlığından sorularak imar planının onaylı bir örneği ve eki belgeler dosya arasına getirtilmelidir.
Bundan sonra; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek aynı köyden ve komşu köylerden yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile önceki keşiflere refakat etmeyen fen bilirkişisi, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, mera olup olmadığı, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren hangi hukuki nedene dayalı olarak ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın davacıya murislerinden mi intikal ettiği, murislerinden intikal ediyor ise davacıya ne şekilde kaldığı, taksim, bağış, satış yollarından biriyle intikal edip etmediği, taşınmazın mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği ve taksimen davacıya isabet edip etmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalıdır.
Ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş ve mera parselleri ile sınırlarını gösteren fotoğraflarının da yer aldığı, taşınmazı komşu parsellerle birlikte ele alan, mera ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, taşınmaz ile mera parseli arasında yapay sınır bulunup bulunmadığını, taşınmazın öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi heyetine dosya kapsamında yer alan stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazların konumunun hava fotoğraflarında gösterilmesi istenmeli, komşu mera parselleri ile taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığının, imar-ihyaya muhtaç olup olmadığının, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise imar-ihyasına ne zaman başlanıldığının ve hangi tarihte tamamlandığının belirlenmesine çalışılmalıdır.
Fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, özellikle komşu parsellere revizyon gören kayıtların çekişmeli taşınmazların bulunduğu yönü ne olarak okuduğu hususunda araştırmayı içeren ve taşınmazın toplulaştırma çalışmaları yapıldıktan sonra hangi parsellere isabet ettiğini belirtir şekilde rapor ve harita düzenlettirilmelidir.
Öte yandan, taşınmazın davacıya babasından intikalen geldiğinin anlaşılması halinde 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca davacı, mirasbırakanları ve mirasçıları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup varsa taraf oldukları dava dosyaları getirtilmeli, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.
Mahkemece yukarıda değinilen hususlar gözetilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan sebeplerle;davalı Hazine vekili ile davalı ... Başkanlığının temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HMUK’un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.