Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2679 E. 2026/4573 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2679
- Karar No
- 2026/4573
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/252 E., 2015/645 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 43... ve 22 parsel sayılı taşınmazlar davalılar adına tespit edildikten sonra hükmen tapuya tescil edilmiştir.
Davacı; Tapu Müdürlüğü, tapu kaydında hisse devirleri gösterilmeden tescil edildiğinden tapu kayıtlarında yapılan hataların tashihini talep etmiştir.
Davalılar; tapu kayıtlarındaki hataların düzeltilerek payları oranında tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçtiği ve tapu kaydındaki hataların taraflar arasında görülen 2012/400 Esas sayılı dosyasında düzeltildiği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin yazılı şekilde karar verilmiş ise de davacı ... tarafından tapuda yapılan hisse devirlerinin tapu kaydında gösterilmediği belirtilerek tapu kayıtlarındaki hataların tashihinin talep edildiği halde, Mahkemece davacının talebinin kadastro öncesi nedene dayanıp dayanmadığı tespit edilmeden hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, kadastro tespitinden sonra yapılan kayden satışlar olup olmadığı tespit edilmemiş, öte yandan eldeki dosyanın davalıları arasında 2012/400 Esas sayılı dosyası ile görülen tapu iptal ve tescil davası Mahkemece gerekçede gösterildiği halde davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği düşünülmemiş olup bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez.
Bilindiği üzere; kadastro sırasında revizyon görmek suretiyle işleme tabi nitelikte olan tapulu taşınmazlarda kadastro tespitinden önce yapılan devir ve temlikler evleviyetle geçerli olup tespit sırasında esas alınacağı gibi, 3402 sayılı Yasa'nın 26. ve 40. maddeleri uyarınca tespit gününden sonra dahi tedavül eden kayıtların işleme tabi olacakları ve alıcıların tapu maliklerine halef olacağı kabul edilmiştir.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davanın 2012/400 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi gerektiği düşünülmeli, bundan sonra dava konusu taşınmazın tespitine dayanak yapılan kök T. evvel 308 tarih, 25 sıra numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin eksiksiz ve tedavüllerin birbiriyle bağlantılarını gösterecek şekilde, (eski yazı tapu kayıtlarının ... Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından) pay temlikine ilişkin tüm oluşum belgeleri de dahil mahalli Tapu Müdürlüğünden celp edilmesi suretiyle dosya ikmal edilmelidir. Bundan sonra, dava dosyası tapu kayıtları hususunda ehil 3 kişilik kadastro bilirkişi heyetine tevdi edilerek tapu sicilleri üzerinde araştırma da yaptırılmak suretiyle yöntemince ve denetime elverişli biçimde tapu kayıtlarının tedavül durumu, müracaata bırakılan payların akıbetleri ile tedavül eden payların kim tarafından hangi tarihte temlik edildiği, temliklerin dayanağı işlemleri ve işlemin taraflarını içerecek şekilde tapu maliklerinin son pay durumlarını da gösteren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. İddia ve savunmanın niteliği gözetilerek tapulu taşınmazlarda kadastro tespitinden önce yapılan devir ve temlikler ile 3402 sayılı Yasa'nın 26. ve 40. maddeleri uyarınca tespit gününden sonra dahi kayden tedavül eden payların işleme tabi olacakları ve alıcıların tapu maliklerine halef olacağı gözetilerek tarafların son pay durumları belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yazılı şekilde yöntemine uygun biçimde araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulması isabetsizdir.
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın Hakkari 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.