Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1504 E. 2026/3343 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1504
- Karar No
- 2026/3343
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/26 E., 2015/59 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Malatya ili ... ilçesi ... yöresinde 20.05.2004 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile 2/B madde uygulama çalışması bulunmakta olup, 2011 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmaları bulunmaktadır. Dava konusu yer 69.858,68 m² yüzölçümünde ve fiilen kayısı bahçesi niteliğinde olup 3302 sayılı Kanun ile Değişik 2/B maddesi uyarınca, 295 parsel numara ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış ancak 3402 sayılı Kanun'un Ek madde 4 çalışmaları ile kullanım kadastrosunun henüz yapılmadığı ve 2014 yılı Haziran ayında çalışmalara başlanacağı Kadastro Müdürlüğünce bildirilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; Malatya ili ... ilçesi ... köyünde orman kadastro çalışması yapılıp, bu çalışmalar ilan edilmişse de haberi olmadığını, orman kadastrosu sonucunda; bir parsel kayısı bahçesinin Hazine adına çıkartıldığı, bu arazinin dededen atadan kalan yer olduğunu, orman olmayan Hazine ile ilgisi olmayan taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İdaresi cevap dilekçesinde; söz konusu olan yerin Devlet orman statüsünde Anayasanın himayesi altında olduğu, özel mülkiyete konu olmayacağını ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli ve 2012/90 Esas, 2013/29 Karar sayılı kararı ile dava konusu arazinin evveliyatının orman olmadığı ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. ve 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre koşullar gerçekleştiğinden, fen ve harita mühendisinin müşterek 06.12.2012 hakim havale tarihli raporunda köşe koordinatlarının belirtildiği sarı renk ile gösterilen 69.858,68 m²lik kısmın kayısı bahçesi vasfı ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.12.2014 tarihli ve 2014/9464 Esas, 2014/10380 Karar sayılı ilamıyla "davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usûl ve kanuna aykırı olup, davacı kişinin tescil istemine konu taşınmazın fen bilirkişi raporunda 295 sayılı parsel içinde kaldığı, dava konusu 295 parsel sayılı taşınmazın 2011 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tarla niteliği ile Hazine adına ihdasen 2/B parseli olarak tapuya kaydedildiği, davacı gerçek kişi tarafından yalnızca Orman İdaresi hasım gösterilerek tapu iptal ve tescil davası açıldığı, tapu iptal ve tescil davaları, kural olarak; tapu maliki ya da malikleri aleyhine açılacağından davacı tarafından davalı olarak gösterilen Orman İdaresi tapu maliki olmadığı gibi, taşınmaz tapuda orman niteliğiyle de kayıtlı olmadığından, somut davada Orman İdaresinin pasif dava ehliyeti yoktur. Hal böyle olunca; Orman İdaresine karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması" gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; orman sınırları aynı mevkide 2/B uygulaması sonucu Hazine adına dışına çıkarılan arazilere ilişkin olarak farklı kişilerce Orman İdaresine karşı davalar açıldığında, bu davalar sonucu "davanın kabulüne" dair verilen kararlarla ilgili, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin husumet yönünden bozma kararı verilirken "Mahkemece husumet yaygınlaştırılarak davaya hazinenin de katılımı sağlanmalı tarafı teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi" gerektiği vurgulanmış ve Mahkemece de taraf teşkili sağlanarak karar verildiği halde, işbu davada bunlar yapılmayarak davanın pasif husumetten reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılan tapu iptal ve tescile ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.