Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2522 E. 2026/28 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2522
Karar No
2026/28
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/102 E., 2023/211 K.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, ihdasen oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı; ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan, ancak dava tarihinden önce idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilen 945 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.

Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.

Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.05.2013 tarihli ve 2012/123 Esas, 2013/135 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne; ... köyünde kain tapuda tespit dışı bırakılmış olan davaya konu 18.04.2013 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide yeşil boyalı (A) harfiyle işaretli toplam 54.440, 80... 'lik taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairescince; yapılan araştırma, incelemenin hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı, davanın tespit harici bırakılan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tescili istemine ilişkin olduğu, Mahkemece, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin kadastro tutanak örnekleri ile tespit dayanağı tapu ve vergi kayıtları getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduğunun değerlendirilmediği, 4721 sayılı Medeni Kanun'un 713/4. maddesi gereğince, zorunlu olan ilanların yaptırılmadığı, bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa uyarınca ... Belediyesi Büyükşehir Belediyesine dönüştürüldüğünden, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinin hangi ilçe sınırları içinde olduğu belirlenerek ilgili İlçe Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi, bundan sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin, komşu parsel taşınmazların kadastro tutanakları ve dayanakları olan tapu kayıtları ile denetlenmesi, 4721 sayılı Medeni Kanunu'nun 713/4. maddesi gereğince yasal ilanlar yapılarak itiraz süresinin beklenmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, çekişmeli 945 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişi tarafından düzenlenen 05.10.2015 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfiyle işaretli 54.440,80 metrekare yüz ölçümündeki bölümün davacı ... adına, (B) harfiyle gösterilen 27.491 metrekare yüz ölçümündeki bölümün 945 parsel sayısı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine temsilcisi tarafından temyizi üzerine bu kez Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; “ ... Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... . maddeleri gereğince tapusuz taşınmazın tescili istemi ile açılmış ise de temyize konu fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümün dava tarihinden önce idari yoldan tapuya tescil edilen 945 parsel ve 81931,80 metrekare yüz ölçümündeki hali arazi niteliğindeki taşınmaz içerisinde kaldığı dosya kapsamındaki 05.10.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Ancak bu durum, davacı tarafından açılan tescil davasının Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.09.20 14... /11485 Esas ve 10123 Karar sayılı bozma ilamından sonra ortaya çıkmıştır. Bu halde, davacının davasını tapu iptali ve tescil davası olarak dönüştürmesi mümkündür. Ayrıca Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 54.440,80 metrekare yüz ölçümündeki bölüm yönünden davacı lehine Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri uyarınca zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz 1984 yılında "taşlık" olması nedeniyle tescil harici bırakılmış, 2012 yılında ise hali arazi vasfıyla idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir. Böyle bir yerin, emek ve masraf yapılmak suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi şartıyla kazanılması mümkündür. O halde uyuşmazlığın çözümünde imar-ihyanın ne zaman başladığının, ne zaman tamamlandığının ve zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi önem arz etmekte olup bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi belirlemenin en iyi yöntemi hava fotoğraflarıdır. Ne var ki Mahkemece hava fotoğrafı incelemesi yapılmamış, ... mühendisi bilirkişi raporunda taşınmaz üzerindeki taşların toplandığı, taşınmazın sınırına yığıldığı ve taşınmazın sürülü olduğu belirtilmişse de taşınmaz üzerinde ihyanın ne zaman tamamlandığı ve taşınmazın tarım arazisi vasfıyla ne zamandan beri kullanıldığı yönünde bir değerlendirmede bulunmamış olduğundan anılan raporlar da son derece yetersizdir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilmesi isabetli değildir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu, davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığının kayıt maliki olmadıkları gerekçesiyle anılan davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünden davanın kabulüne, 1 46... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, davacı vekilinin vekalet ücreti yönünden hükmün tamamlanmasına ilişkin talebi üzerine 14.07.2023 tarihli ek karar ile, 88.029,27 TL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemenin 13.06.2023 tarihli kararında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmese de, davacı vekilinin 14.07.2023 tarihli dilekçesi üzerine Mahkemece 14.07.2023 tarihli ek karar ile, pasif husumet yokluğundan ret kararı verilen, yargılama sırasında kendisini vekille temsil eden ve ret sebebi ortak olan davalılar ... ve ... lehine tek ve maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 05.10.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 54.440, 80... yüz ölçümündeki taşınmaz bölümü yönünden zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu kabul edilerek bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak, taşınmazın yargılama sırasında 1 46... parsel numarası ve 81.099,34 metrekare yüz ölçümü ile Hazine adına tescil edilmesine rağmen, davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu bölümün yeni oluşan 1 46... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisindeki yerinin fen bilirkişisinden alınacak kroki ile belirlenerek bu bölümün 1 46... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile davacı adına tesciline karar verilmesi, yine bu bölümün dava tarihindeki keşften saptanan ve harcı tamamlanan değeri üzerinden davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1 46... parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescil edilmesi ve yine 1 46... parsel sayılı taşınmazın tamamının 2020 yılı itibari ile belirlenen değeri üzerinden davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile, temyiz olunan 13.06.2023 tarihli Mahkeme kararı ve 14.07.2023 tarihli ek kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2522, K. 2026/28, T. 12.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-2522-e-2026-28-k-1b0cbf7d97b6