Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1067 E. 2026/27 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1067
Karar No
2026/27
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/112 E., 2024/193 K.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 2 30... parsel sayılı taşınmazın 5.841,00 metrekarelik, 33 parsel sayılı taşınmazın 31.166 metrekarelik kısmı, 2 27... parsel sayılı taşınmazın ise 3.478 metrekarelik kısmının yıllarca davacının babasının zilyetliğinde olduğunu, babası öldükten sonra yapılan fiili taksim sonucu davacıya kaldığını ve yıllarca davacının zilyetliğinde bulunduğunu, halen tarla olarak kullanmakta olduklarını ancak kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile belirtilen miktarların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.

... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.01.2016 tarihli ve 2014/704 Esas, 2016/64 Karar sayılı kararıyla; yasada yazılı 20 yıllık nizasız fasılasız eklemeli zilyetlik koşulunun gerçekleştiğinin alınan beyanlar ve dosyaya sunulan 27.10.2015 havale tarihli ... bilirkişi raporu ile 26.10.2015 havale tarihli harita mühendisi bilirkişi raporundan anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2 27... ve 2 30... , 55 parsel sayılı taşınmazların fen bilirkişisi raporunda (a), (e), (h) ve (c) ile gösterilen kısımlarının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, karar, davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay ( Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; davacıya ... ile ... Büyükşehir Belediyesi Tüzel Kişiliğini davaya dahil etmesi için süre ve imkan tanınması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalıdan savunma ve delillerinin sorulması, bildirdiği takdirde delillerinin toplanması ve sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur.

Mahkemenin, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 14.01.2021 tarihli ve 2020/60 Esas, 2021/19 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile 2 27... ve 2 30... , 55 parsel sayılı taşınmazların fen bilirkişisi raporunda (a), (e), (h) ve (c) ile gösterilen kısımlarının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine, Dairece; 4753 sayılı Yasa uyarınca bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sırasında dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 27... , 2 30... ve 55 parsel sayılı sırası ile 3.478.20, 5.841, 90... .166,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazların kadastro komisyonunca 18.09.2003 tarihinde 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesine istinaden mera olarak sınırlandırıldığı belirtilmek suretiyle kadastro tespitlerinin yapıldığı, çekişmeli taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonunca mera parseli olarak ayrılan yerlerden olduklarından bahisle mera olarak sınırlandırıldıkları halde toprak tevzi parseline ait toprak tevzi haritası, tevzi parselinin dayanağı olan belirtmelik tutanağının okunaklı ve onaylı örneği ile belirtmelik tutanağında taşınmazlara uygulanan tapu ve vergi kayıtları var ise bu kayıtların tesisinden itibaren tüm tedavülleri getirtilerek toprak tevzi haritasının keşif sırasında uygulanmadığı, çekişmeli taşınmazların toprak tevzi çalışması sırasında mera olarak tahsisi yapılan alanda kalıp kalmadığının belirlenmediği ve taşınmazın mera olarak ayrılma nedeninin yer aldığı belirtmelik tutanağındaki bilgilerin gözetilmediği, ayrıca çekişmeli her üç taşınmazın mera olarak sınırlandırılmış olmasına rağmen davada yararı bulunmayan komşu köyler halkından mahalli bilirkişi dinlenmeden, yetersiz hava fotoğrafı incelemesi ve zirai bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş olmasının hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2 30... , 2 27... ve 2 30... parsel sayılı taşınmazların fen bilirkişisi raporunda (a), (b), (c) ve (d) harfleri ile gösterilen kısımlarının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro sonucu, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 27... , 2 30... ve 55 parsel sayılı sırası ile 3.478.20, 5.841, 90... .166,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılmış; davacı ..., irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle eldeki davayı açmıştır.

Her ne kadar Mahkemece bozma ilamı sonrasında; temyize konu çekişmeli 2 30... parsel sayılı taşınmazın (a) ve (b), 2 27... parsel sayılı taşınmazın (c), 2 30... parsel sayılı taşınmazın (d) ile gösterilen bölümü yönünden davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi, yapılan araştırma ve inceleme de hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; Mahkemece, her ne kadar toprak tevzi paftası getirtilse de, belirtmelik tutunaklarının getirtilmediği, bu nedenle toprak tevzi parseline ait toprak tevzi haritasının keşif sırasında tam olarak uygulanmadığı, fen bilirkişi raporunda taşınmazın 1970 yılı toprak tevzii çalışmalarında mera olarak gözüktüğü belirtilmesine rağmen bu hususun değerlendirilmediği, yalnızca 1999, 20 11... tarihli hava fotoğrafları getirtilmekle yetinildiği, bozma öncesi ve sonrasında yapılan keşiflerde davada menfaati bulunmayan komşu köylerden mahalli bilirkişi dinlenmediği, dinlenilen mahalli bilirkişilerin aynı köyden seçildiği, ... bilirkişisi raporunda sadece ekonomik zilyetliğin olduğunun belirtildiği, ancak zilyetliğin sürdürülüş şekli ve süresi hakkında değerlendirme yapılmadığı, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği görülmektedir.

Hâl böyle olunca; çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede çalışma yapan Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanağı ve tüm ekleri, Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazlar veya komşu taşınmazlara uyduğu bildirilen tüm kayıtlar ile çekişmeli taşınmaza komşu olan kadastro parsellerinin dayanakları ile bu taşınmazlara karşılık gelen tevzi parsellerinin dayandığı belirtmelik tutanakları ve belirtmelik tutanaklarında yer alan vergi ve tapu kayıtları, varsa mera tahsis haritası, dava konusu yerlere ilişkin kadastral pafta örneği, memleket haritası (1/250 00... /5000 ölçekli haritalar), 1/5000 ölçekli Standart Topoğrafik Fotogrametrik harita ile imar-ihya öncesi ve sonrası evreleri kapsayacak şekilde beşer yıllık üç ayrı evreye ait hava fotoğraflarıyla stereoskopik inceleme için model oluşturacak ardışık ve bindirmeli iki hava fotoğrafı ve varsa en eski uydu fotoğrafları getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde fen bilirkişisi, üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu, yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşif sırasında toprak tevzi belgeleri uygulanarak çekişmeli taşınmazların toprak tevzi haritası kapsamında kalıp kalmadıkları, kalıyor iseler hangi tevzi parseli kapsamında kaldıkları, bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ne şekilde kullanıldığı, öncesinin kadim mera olup olmadıkları, taşınmazların öncesinde kadim mera olmayıp Toprak Tevzi Komisyonunca mera olarak haritaya bağlanmış olması halinde mera olarak haritaya bağlanma tarihinden geriye doğru davacının 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır.

Teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kadastro paftası ile toprak tevzii paftasının ölçekleri ve varsa mera tahsis haritası çakıştırılmak sureti ile hazırlanmış ayrıntılı kroki ve rapor temin edilmelidir.

3 kişilik ... mühendisleri kurulundan dava konusu taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadıklarını, toprak yapıları, eğimleri, bitki desenleri ve diğer yönlerden mera parselinden nasıl ayrıldıklarını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını, meradan açılan bir yer olup olmadıklarını, meranın devamı niteliğinde olup olmadıklarını, üzerlerinde sürdürülen ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlettirilmelidir.

Çekişmeli taşınmazların toprak tevzi çalışmaları sırasında mera olarak haritaya bağlanan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde toprak tevzi çalışmalarından sonraki zilyetliğin hukuken bir değeri olmayacağı da gözetilerek Kadastro Kanunu'nun 46/1, 14 ve devamı maddelerinde sözü edilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının, toprak tevzi çalışmaları sırasında haritaya bağlanan yerlerden olmadığının anlaşılması halinde Kadastro Kanunu'nun 14 ve devamı maddelerinde sözü edilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının davacı taraf lehine gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak, öncesi mera olan yerlerin kazanılamayacağı ve mera bütünlüğünü bozacak tarzda karar verilemeyeceği de gözetilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması isabetsizdir.

Davalı Hazine vekilinin ve dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerden ötürü kabulüyle, 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden dahili davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1067, K. 2026/27, T. 12.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-1067-e-2026-27-k-6c0427275280