Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4107 E. 2026/2380 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4107
- Karar No
- 2026/2380
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/13 E., 2024/35 K.
İlk Derece Mahkemesinin kararı davacı Hazine vekili, davalılar ..., ... ile arkadaşları vekili ve ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında,... Köyü çalışma alanında bulunan 3437, 3438, 3439, 3440, 3441, 3442, 3443, 34 44... parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. 2. Davacı Hazine vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettiği dava dilekçesinde; ...Köyünde bulunan, dava dilekçesinde hudutları belirtilen 3 71... metrekare arazinin toprak tevzi komisyonunca tevzi edileceği sırada, ... Çiftliği sahiplerince dağıtıma itiraz edildiğini, çiftlik sahiplerince dayanılan tapu kayıtlarının dava konusu edilen alanı kapsamadığını, dava konusu taşınmazın firari ve mütegayyip eşhastan Hazineye kalan yerler olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın Hazine adına tescilini ve muarazanın menini talep etmiştir. 3. Müdahil ... ve ...adına vekaleten kendi adına asaleten Avukat ... müdahale dilekçesinde; dava konusu 3441 parsel sayılı taşınmazın 17237/45505 hissesinin ..., 28268/45505 hissesinin tapuda kendi adına kayıtlı olduğunu, 3442 parsel sayılı taşınmazın tamamının ise... adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek, davaya katılmıştır. 4. Müdahil ... vekili müdahale talebi dilekçesinde; dava konusu 3422 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 3441 34 43... parsel sayılı taşınmazların bir kısmının 40 yılı aşkın zamandır imar-ihya edilerek müvekkili olan asli müdahil tarafından kullanıldığını ileri sürerek, davaya katılmıştır. 5. Müdahil ...Limited Şirketi vekili müdahale talebi dilekçesinde; müvekkili olan müdahilin dava konusu 3440 parsel sayılı taşınmaza tapuda malik olduğunu ileri sürerek, davaya katılmıştır. 6. Müdahil ... mirasçıları vekili müdahale talebi dilekçesinde; dava konusu 3437 parsel sayılı taşınmazın tapuda maliki olduklarını ileri sürerek, davaya katılmıştır. II. CEVAP Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçelerinde; tapu kayıtları uyarınca dava konusu taşınmaza malik olduklarını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.12.1972 tarihli ve 1960/257 Esas, 1972/1007 Karar sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen 11.12.1972 tarihli ve 1960/257 Esas, 1972/1007 Karar sayılı kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 01.10.1973 tarihli ve 1973/12898 Esas, 1973/12978 Karar sayılı ilamıyla, "19.07.1973 tarihinde yürürlüğe giren 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanun'un 235. maddesi ile 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanun'un yürürlükten kaldırdığı,1757 sayılı Kanundan doğan her türlü uyuşmazlığın Tapulama Mahkemelerinde görülmesi gerektiği" gerekçesiyle Toprak Mahkemesi sıfatıyla verilen İlk Derece Mahkemesi kararı görev nedeniyle bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu 34 37... parsel sayılı taşınmazların tespite esas tapu kaydı kapsamında kalmadığı, 3438, 3439, 3440, 34431, 34 42... parsel sayılı taşınmazların tespite esas tapu kayıt kapsamında kaldıklarının anlaşıldığı, 3443 parsel sayılı taşınmazın tespite esas tapu kaydı kapsamında kalmadığı, kaldığı düşünülse dahi tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiği, asli müdahil ...'ın zilyetlikle iktisap koşullarını sağladığı" gerekçesiyle, dava konusu 34 37... parsel sayılı taşınmazların Hazine adına, 3438, 3439, 3440, 34431, 34 42... parsel sayılı taşınmazların tapu malikleri adına ve 3443 sayılı taşınmazın ise asli müdahil ... adına mirasçıları adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; tespite esas tapu kayıtlarının zemine uymadığını, haklarında tescil kararı verilen kişilerin zilyetliklerinin tespit edilemediğini, imar ihya koşullarının araştırılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; 34 43... parsel sayılı taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğunu, 3443 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin ve 3445 parsel sayılı taşınmazın ise tamamının ... mirasçıları adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; 34 43... parsel sayılı taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğunu ve tapuların hukuki kıymetini yitirmediğini, 3443 parsel sayılı taşınmazda ...'ın zilyetliği nasıl edindiğinin araştırılmadığını,taşınmazların müvekillerinin murisi adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 34 43... parsel sayılı taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğunu, 3443 parsel sayılı taşınmazda 1/2 hissesinin ve 3445 parsel sayılı taşınmazın tamamının ... mirasçıları adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 5. Davalı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların ... ...çiftliği olarak bilindiğini, taşınmazların atalarından kendilerini kaldığını, taşınmazların icara verilerek kullanıldığını, mahalli bilirkişi beyanlarının doğru olmadığını, 3443 parsel sayılı taşınmazın zilyedi olan ...ın Bulgaristan'dan göç ettiğindeki yaşı itibarıyla taşınmazı kullanabilecek durumda olmadığını, taşınmazı işgal eden kişiler tarafından hak iddia edildiğini, dava konusu taşınmazların tamamında kendisinin hayvancılık yaptığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı ve veya asli müdahiller tarafından dayanılan ve tespite de esas alınan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyup uymadığı, 3443 parsel sayılı taşınmaz yönünden asli müdahil ... lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Davacı Hazine vekilinin 3437, 3438, 3439, 34 44... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı Hazine vekilinin 3440, 3441, 34 42... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme, davalı ... ile arkadaşları vekili ve davalı ... ile ... vekilinin 34 43... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme ve davalı ...'ın dava konusu tüm taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve hükmüne uyulan bozma ilâmında açıklandığı şekilde işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ..., ... ile arkadaşları vekili ve ... ile ... vekilinin tüm, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendine kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3440, 34 41... parsel sayılı taşınmazların tespitlerine esas tapu kayıtlarının ilgili taşınmazlara uyduğu, düzenli olarak tedavül gördüğü, tapu maliklerinin taşınmaza zilyet olmadıkları ancak tapulu taşınmazlarda zilyetliğe değer verilemeyeceği gerekçesiyle, taşınmazların tapu malikleri adlarına tescillerine, dava konusu 3443 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas tapu kaydının taşınmaza uymadığı, uyduğu düşünülse dahi tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiği, taşınmazın uzun yıllardır ...'ın zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle taşınmazın asli müdahil ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; kadastro tespitine esas alınıp davacıların da dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu 3440, 34 41... parsel sayılı taşınmazlara uyduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, dayanak tapu kayıtlarında okunan "dere" hududu sabit sınır kabul edilemeyeceğinden, dayanılan tapu kaydı gayri sabit / değişebilir sınırlı olup, bu nitelikteki tapu kayıtları miktarları ile geçerli kayıtlardır. Miktar fazlası kısım ise, ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarını sağlanması halinde zilyedi adına tescil edilebilecektir. Dava konusu 34 40... parsel sayılı taşınmazların tapu maliklerinin zilyetliğinde bulunmadığı keşfen belirlendiğine göre taraflar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğundan bahsedilemez. Öte yandan; İlk Derece Mahkemesinin, kadastro tespitine esas alınıp davacıların da dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu 3443 parsel sayılı taşınmaza uymadığı yönündeki kabulü yerinde olup, dava konusu 34 42... parsel sayılı taşınmazların, tapu maliki olmayan ...'ın zilyetliğinde bulunduğu keşfen belirlenmiş ise de, 1927 doğumlu ...'ın dava tarihinden 20 yıl öncesi olan 1940 yılındaki yaşı (13 yaş) itibarıyla taşınmaza zilyet olmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği değerlendirildiğinde, zilyetlikle iktisap koşullarının ... lehine oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Bununla birlikte, 22.01.2024 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, dava konusu 3440 parsel sayılı taşınmazın kuzey-batı tarafının yoğun taşlık ve eğimli olduğu 45.113,08 metrekare yüzölçümlü kısmının tarımsal faaliyette kullanılmadığı; 3441 parsel sayılı taşınmazın doğu sınırı ve ortasında olmak üzere 1.734,81 metrekare yüzölçümlü kısmının, 3442 parsel sayılı taşınmazın 2.143,13 metrekare yüzölçümlü kısmının, 3443 parsel sayılı taşınmazın kuzey, güney ve batısında olmak üzere 17.998,76 metrekare yüzölçümlü kısmının pirenlik, çalılık formunda olduğu ve tarımsal faaliyette kullanılmadığı belirtilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3440, 34 41... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt miktar fazlası olan kısımlarında, 3443 parsel sayılı taşınmazın ise tamamında zilyetlikle iktisap koşullarının şahıslar yararına gerçekleşmediği dikkate alınarak, dava konusu 3440, 34 41... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt miktar fazlası olan kısımlarının ve 3443 parsel sayılı taşınmazın tamamının Hazine adına tescillerine karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmanı akarar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin dava konusu 3437, 3438, 3439, 34 44... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin sair, davalılar ..., ... ile arkadaşları vekili ve ... ile ... vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 3440, 3441, 34 42... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi gereğince bu parseller yönünden BOZULMASINA Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.