Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4388 E. 2026/2382 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4388
- Karar No
- 2026/2382
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/69 E., 2024/9 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 202,76 m² yüzölçümündeki taşınmaz değirmen yeri vasfında, 1 01... parsel sayılı 3.865.215,87 m² yüzölçümündeki taşınmaz ve 1 25... parsel sayılı 169.864,95 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Asıl dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...köyünde bulunan 1 01... , 1 01... ve 1 25... parselin kadastro çalışmalarında Hazine adına tespit edildiğini, bu taşınmazların davacıya murislerinden intikal ettiğini ve davacının söz konusu yerleri yıllardır ekip biçtiğini, bugüne kadar kimsenin müdahalesinin bulunmadığı yerler olduğunu, 1 01... ve 91 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak satış sözleşmesi, 1 25... parsele ilişkin de vergi kaydı bulunduğunu beyan ederek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen 2020/4 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...köyünde bulunan 1 25... parselin 20 dönümlük kısmının, 1 13... parselin, 1 08... parselin 5 dönümlük kısmı ile 1 13... parselin 1/2'lik kısmının kadastro çalışmalarında Hazine adına tespit edildiğini, bu taşınmazların davacıya murislerinden intikal ettiğini ve davacının söz konusu yerleri yıllardır ekip biçtiğini, bugüne kadar kimsenin müdahalesinin bulunmadığı yerler olduğunu beyan ederek, 1 25... parselin 20 dönümlük kısmının, 1 13... parselin, 1 08... parselin 5 dönümlük kısmı ile 1 13... parselin 1/2'lik kısmının tespitinin iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2013 tarihli ve 2009/92 Esas, 2013/29 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ...köyü İnektepesi mevki 1 25... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisinin 18.07.2012 havale tarihli raporunda (B) harfiyle gösterilen 6.402,44 m² yüzölçümlü kısmın taşınmazdan ifrazıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek kaydıyla ... adına tarla vasfıyla tapuya tesciline, fen bilirkişisinin 18.07.2012 havale tarihli raporunda krokide (B) harfiyle gösterilen kısmın ifrazı neticesinde geriye kalan ve (A) harfiyle gösterilen 1.032,38 m² yüzölçümlü kısma yönelik davasının reddine, taşınmazın Hazine adına ham toprak vasfıyla kadastro tutanağındaki tespit gibi tesciline, 1 18... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisinin 18.07.2012 havale tarihli raporunda (D) harfiyle gösterilen 1.654,78 m² yüzölçümlü kısmın taşınmazdan ifrazıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek kaydıyla ... adına tarla vasfıyla tapuya tesciline, fen bilirkişisinin 18.07.2012 havale tarihli raporunda (D) harfiyle gösterilen kısmın ifrazı neticesinde geriye kalan ve (H) harfiyle gösterilen 1.710,91 m² yüzölçümlü kısmın ... adına kadastro tutanağındaki tespit gibi tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın ... adına arsa vasfıyla tapuya tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve fen bilirkişisinin 18.07.2012 havale tarihli raporunda (E) ve (F) harfleriyle gösterilen kısma yönelik davasının reddine, taşınmazın kadastro tutanağındaki tespit gibi tesciline, 1 22... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar kesinleştiğinde taşınmazın kadastro tutanağının onaylı suretinin dosya arasında bırakılarak tutanak aslının olağan usulden işlemlere devam edilmesi için ...Müdürlüğüne gönderilmesine, 1 18... , 1 25... , 1 25... ve 1 22... parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan davanın husumet nedeniyle reddine, fen bilirkişisinin 18.07.2012 havale tarihli raporunda (C) harfiyle gösterilen 688,26 m² yüzölçümlü kısmın tespit harici dere olarak tespit edildiği anlaşıldığından ve bu kısma yönelik kadastro tutanağı tanzim edilmediği anlaşılmakla, talebinin görev yönünden reddine, Mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili Mahkemenin Zara Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ve karar kesinleştiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Zara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 27.02.2013 tarihli ve 2009/92 Esas, 2013/29 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.11.2013 tarihli ve 2013/5044 Esas, 2013/10473 Karar sayılı ilamı ile, "....İlk Derece Mahkemesince, öncelikle taşınmazların bulunduğu bölgede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, orman sınırlandırılması 4785 sayılı Kanun hükümleri nazara alınarak yapılmış ve kesinleşmiş ise, haritası uygulanmak suretiyle sınırlandırma, 4785 sayılı Kanun hükümleri nazara alınmadan 3116 sayılı Kanuna göre yapılmış ve taşınmazlar, tahdit sınırları dışında kalıyor ise veya orman sınırlaması kesinleşmemiş ya da sınırlandırma hiç yapılmamışsa, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15... yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritası, topografik fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro haritaları, tamamını bir arada gösteren geniş pafta örneği, komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi, bir jeoloji mühendisi ve bir fen bilirkişisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; .... öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, toprak yapıları, bitki örtüsü ve çevreleri incelenmeli, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, dava konusu taşınmazların miktarı ve konumuna göre 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadığı, orman içi açıklıklarının zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilmeli; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişisi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadıkları belirlenmeli; taşınmazların dere yatağı olup olmadığı yönünden jeolog bilirkişisinden rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp, tespit tarihine kadar davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de ... Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Kabule göre; kadastro hâkimi düzenli sicil oluşturmak zorunda olduğundan 1 25... parselin dava konusu edilmeyen bölümü ile husumetten reddedilen 1 25... sayılı taşınmaz hakkında sicil oluşturulmamış olması, davacı adına tespit edilen 1 22... , 1 18... ve 1 25... sayılı parseller aslında dava konusu olmadıklarından olağan usûle göre kesinleştirilmesi için kadastro tutanak asıllarının Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken husumetten reddedilmeleri ve dava kısmen kabul edildiği halde davalı Hazine yararına vekâlet ücreti takdir edilmemiş olması da doğru değildir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ...köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisinin 02.06.2023 tarihli ek raporunda (B1) harfiyle gösterilen 878,92 m² yüzölçümlü kısmın taşınmazdan ifrazıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek kaydıyla ... adına; birleşen 2020/4 Esas sayılı dosya yönünden de fen bilirkişisinin 30.09.2020 havale tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen 6.572,818 m² yüzölçümlü kısmında aynı parsel sayılı taşınmazdan ifrazıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek kaydıyla ... adına tarla vasfıyla tapuya tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine; 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisinin 30.09.2020 havale tarihli raporunda (E) harfiyle gösterilen 6.854,522 m² yüzölçümlü kısım ile (F) harfiyle gösterilen 119,107 m² yüzölçümlü kısmın taşınmazdan ifrazıyla aynı adanın son parsel numaraları verilmek kaydıyla ... adına tarla vasfıyla tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine; 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve taşınmazın ... adına tarla vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiş ve bilahare, 25.01.2024 tarihinde hükmün (1) numaralı bendine son paragraf olarak; "...köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazdan fen bilirkişisinin 02.06.2023 tarihli ek raporunda (B1) harfiyle gösterilen 878,92 m² yüzölçümlü kısım ile fen bilirkişisinin 30.09.2020 havale tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen 6.572,818 m² yüzölçümlü kısmın ifrazı neticesinde ...köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazın 162.413,212 m² yüzölçümlü olarak tespitteki vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline" hükmün (2) numaralı bendine son paragraf olarak; "...köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazdan fen bilirkişisinin 30.09.2020 havale tarihli raporunda (E) harfiyle gösterilen 6.854,522 m² yüzölçümlü kısım ile (F) harfiyle gösterilen 119,107 m² yüzölçümlü kısmın taşınmazdan ifrazı neticesinde ...köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın 3.858.242,241 m² yüzölçümlü olarak tespitteki vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline" eklenmek suretiyle hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 01... parsele ilişkin olarak dayanak senet sahibinin aslında kullanmadığı bir taşınmazı satışa konu ettiğinin kesinlik kazandığını, mahalli bilirkişilerin arazide genişletmeler olduğunu, davacının 2-3 dönümlük bir yerinin bulunabileceğini beyan ettiklerini, 1 25... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kök miras bırakanlar da dahil olmak üzere belgesiz araştırması yapılmadığını, eski tarihli rapor dikkate alındığında söz konusu taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğinin açık olduğunu, jeoloji bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak önceki tarihli raporlar irdelenmeden dereden kazanım olmadığı konusunda rapor hazırlanmasının çelişki oluşturduğunu, ilk dava konusu edilmeyen 1 25... ve 1 01... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak Hazinenin usuli kazanılmış haklarının oluştuğunu, 1 01... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve krokisinde (F) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün Mahkeme gözlemi, mahalli bilirkişisi ve tespit bilirkişisi beyanları da dikkate alınarak taşkın sahası olarak değerlendirmeye alınarak özel mülkiyete konu edilemeyeceğinin saptanması gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi hükmüne göre, zilyetliğin bu kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde, zilyedin aynı çalışma alanı içinde kazanabileceği miktar kuru toprakta 100 dönümü geçemez. Bozma ilamına uyularak yapılan araştırma sonunda alınan cevaplar ve dosya arasında bulunan tapu kayıtlarına göre, aynı çalışma alanı Yayıközü köyünde davacı ... adına belgesizden zilyetlik yoluyla 99.121,02 m² miktarında taşınmazın tesciline karar verildiği ve Yayıközü köyünde bulunan ve davacı ... adına tesciline karar verilen dava konusu 1 25... parsel sayılı taşınmazın (B1) harfiyle gösterilen kısmı 878,92 m², 1 01... parsel sayılı taşınmazın (E) harfiyle gösterilen kısmı 6.854,522 m², (F) harfiyle gösterilen kısmı 119,107 m², 1 01... parsel ise 202,76 m² miktarında olduğu ve buna göre, davacı ...'in zilyetlik yoluyla belgesizden edindiği taşınmaz miktarı dava konusu taşınmazlarla birlikte düşünüldüğünde 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı 100 dönüm norm miktarını aştığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca, davacı ...'e seçimlik hakkı hatırlatılarak tercih edeceği yerden zilyetlik yoluyla belgesizden edinilen toplam yer düşüldükten sonra kazanabileceği alan ifraz edilerek, teknik bilirkişi krokisinde ayrı ayrı bu bölümlerin gösterilmesi sağlandıktan sonra, tercih edilen bu kısmın davacı ... adına tesciline, norm sınırını aşan fazla kısmın ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak zilyetlik yoluyla belgesizden edinilebilecek norm sınırı aşılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.B.2.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.