Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5565 E. 2026/2359 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5565
- Karar No
- 2026/2359
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/800 E., 2024/8 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili, ... vekili, davacı-davalı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava ve temyiz konusu taşınmazların bulunduğu... köyü çalışma alanında 2016 yılında yapılan kadastro sırasında; 956 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden 14.336,18 m² olarak tarla vasfıyla ... adına, 1152 parsel sayılı taşınmaz, 1.711.841,98 m² olarak ham toprak vasfıyla Hazine adına, 2014 yılında ...köyü çalışma alanında yapılan kadastro sırasında; 1415 parsel ham toprak vasfıyla 1130 parsel ise hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, 956 parsel dışındaki tutanaklar sehven kesinleştirilmiş, ancak sonradan davalı hale getirilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu ...köyünde orman kadastrosu 2016 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5. maddesi uyarınca, ...köyünde ise orman kadastrosu 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca 2012 yılında yapılmıştır. 2. Davacı Hazine vekilinin Kadastro Mahkemesinin 2016/800 Esas sayılı dava dilekçesinde; 956 parsel yönünden davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, tespitin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacıları vekilinin Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 27.12.2012 tarihli dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği tespit dışı taşınmazların imar-ihya edilerek kullanıldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle edinim koşullarının müvekkilleri lehine oluştuğunu ileri sürerek adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/13887 Esas, 2016/1266 Karar sayılı ilamı ile kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki olması nedeniyle bozulmuştur. Bozma ilamı sonrası, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış; ardından, 2016/800 Esas sayılı dosya ile birleştirilmiştir. Davacı gerçek kişiler vekili Kadastro Mahkemesine verdiği 25.05.2021 tarihli beyan dilekçesi ile de mülkiyet iddiasında bulundukları yerleri açıklamıştır. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz açılan davaların reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporları doğrultusunda zilyetlikle edinilebilecek yerler ve zilyetlikle kazanım koşullarının dava konusu taşınmazlar yönünden belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 956 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, tutanaktaki yüzölçümü ve hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 1443 parsel sayılı taşınmazın 13.01.2024 tarihli fen bilirkişisi raporunda (C) harfiyle belirtilen kısmının (1152 parsel sayılı taşınmazdan ifraz) kadastro tespitinin iptaline, tutanaktaki yüzölçümü ve hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 1130 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, tutanaktaki yüzölçümü ve vasfıyla payları oranında davacıların adlarına tapuya tesciline, 1415 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 22.01.2024 tarihli jeodezi bilirkişi raporunda (A1) harfiyle belirtilen 5.952,20 m²lik kısım ile (A2) harfiyle belirtilen 2.087,63 m²lik kısmın payları oranında davacıların adlarına tapuya tesciline, geriye kalan (A3) harfiyle belirtilen 29.665,89 m²lik kısım ile (B) harfiyle belirtilen 23.916,99 m²lik kısmın hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, Mahkemenin 25.04.2023 tarihli yazısı ile 2016/828 Esas, 2018/23 Esas dosyalarının istendiği ancak istenen bu dosyalarda dava konusu olan 9 55... parsellerin dava konusu olmadığı anlaşılmakla, ilgili parsellere ait tutanaklarının usulüne uygun kesinleştirme işlemlerinin yapılmak üzere Artuklu Tapu Müdürlüğüne iadesine, 1119, 1120, 1131, 1123 parsellere yönelik talep olmadığı anlaşıldığından bu tutanakların da usulüne uygun kesinleştirme işlemlerinin yapılmak üzere Artuklu Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar Hazine vekili, ... vekili, ... vekili ve davalı ... vekilinin ayrı ayrı sunmuş oldukları temyiz dilekçelerinde; yapılan araştırmanın ve alınan bilirkişisi raporlarının hüküm kurmak için yeterli olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
2.Davacı-davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; aleyhlerine hüküm kurulan taşınmaz bölümleri ile ilgili de müvekkillerinin zilyetliklerinin bulunduğunu, bu nedenle verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava ve temyiz konusu taşınmazların zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığına ve gerçek kişiler lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davacı-davalı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... vekili, ... vekili ve ... vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde, 11 30... numaralı parsellerin mahalle isminin yanlış yazılması, 1443 parselin ... numaralı kadastral parselden ifrazen 2018'de oluştuğu ve hakkında herhangi bir tutanak olmadığı dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen 1443 parselin tespitinin iptaline karar verilmesi, yine 1443 parselden ifraz edilen ve bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen kısım ile ilgili sicil oluşturulurken "tutanaktaki yüzölçümü" ifadesinin kullanılarak belirsizlik oluşturulması, ayrıca (C) harfiyle gösterilen kısım düşüldükten sonra parselin kalan kısmıyla ilgili sicil oluşturulmaması, dava konusu olmayan ve başka dava sonucu hükmen kesinleştirilmiş olan 9 55... parseller ile talep olmadığı anlaşılan ve tespit maliklerince tedavüle tabi tutulmuş olan 1119, 1120, 1131, 1123 parsellere yönelik karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, usulüne uygun kesinleştirilmesi için gönderilmesine karar verilmesi infazda tereddüte neden olacağından usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. V. KARAR Yukarıda (IV.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davacı-davalı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... vekili, ... vekili ve ... vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (IV.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 4 ve 5. paragrafında yer alan ... ibaresinin "... olarak değiştirilmesine, hüküm fıkrasının 1443 parselle ilgili 3.paragrafının hükümden çıkarılmasına, yerine "... ilçesi ...Mahallesi 1152 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 13.01.2024 tarihli fen bilirkişisi raporunda (C) harfiyle belirtilen 57.931,56 m² kısmın parselden ifrazı ile ayrı parsel numarası ile hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, parselin kalan kısmının tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, infaz sırasında 1152 parsel hakkında yapılan ifrazın gözetilmesine" yazılmasına, yine, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "...ilgili parsellere ait tutanakların usulüne uygun kesinleştirme işlemlerinin yapılmak üzere Artuklu Tapu Müdürlüğüne iadesine..." cümlesinin hükümden çıkarılarak, yerine "anılan parsellerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına" ibaresinin yazılmasına, aynı fıkrada yer alan "..bu tutanakların da usulüne uygun kesinleştirme işlemlerinin yapılmak üzere Artuklu Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine.." cümlesinin hükümden çıkarılarak, yerine "..haklarında karar verilmesine yer olmadığına, bahsi geçen tutanakların iadesine, davalıdır şerhlerinin terkinine.." cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.