Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/809 E. 2026/2368 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/809
Karar No
2026/2368
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/19 E., 2023/7 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 66... , 35, 36... parsel sayılı muhtelif yüzölçümlerdeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri boş bırakılarak tespit edilmişlerdir. 2. Ordu Kadastro Müdürlüğü tarafından 28.07.2008 tarihli dilekçe ile kadastro çalışmaları devam eden ... Mahallesinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/94 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan bahisle 1 66... , 35, 36... numaralı parsellere ait kadastro tespit tutanak asıllarının malik hanelerinin boş bırakılarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi gereği resen Mahkemesine gönderilmiştir. ...Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ... tarafından açılan mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi ve karşı olarak ... tarafından açılan tescil davası dosyası hakkında Yargıtay araştırma bozması sonrası yapılan yargılama neticesinde asıl davanın reddi karşı davanın kabulüyle tescil hükmü verilmiş, hükmün Yargıtay safahatından geçmesi sonrasında kesinleştirme işlemi yapılmıştır. Bununla birlikte ilgili dosyanın Yargıtay incelenmesi aşamasında iken taşınmazların bulunduğu yerde kadastro geçtiği ve taşınmazlar hakkında tutanak düzenlendiği anlaşılmakla dava dosyası aktarılan dosya kapsamında değerlendirilmiş ve ilgili Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının tarafları Kadastro Mahkemesince resen iş bu dava dosyasına eklenmiştir. 3. Asli müdahiller ... ... ve ... tapu kaydına dayanarak, asli müdahiller ..., ... ve ... zilyetliğe dayanarak davaya katılmıştır. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "...Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi gereğince re'sen malik açk bırakılmak suretiyle aynı kanunun 27. maddesi uyarınca genel Mahkeme olan ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/94 Esas sayılı devrolan el atmanın önlenmesi dava dosyasıdır. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 2019/3 28... /757 Karar sayılı kaldırma ilamından sonra ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/94 Esas sayılı ve birleşen dava dosyaları dosyamız arasına celp edilerek incelenmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki ve ölü ... mirasçıları davaya dahil edilerek açık yargılamaya devam olunmuştur. Asli müdahiller ... ve ...'nun tapu kaydına dayandığı, asli müdahiller ..., ..., ...'in zilyetliğe dayandığı anlaşılmıştır. Malikhaneleri boş bırakılarak Mahkememize gönderilen kadastro tutanaklarının ...Asliye Hukuk Mahkemesi 2000/ 94... /42 Karar sayılı dosyasında davalı olduğu anlaşılmakla dosya mahkemesinden getirilerek incelendiğinde; işbu dosya asli müdahilleri ..., ..., ... tarafından 1 66... , 35, 36, 37 parsel numaralı taşınmazlara karşı meni müdahale davası açıldığı, yargılama neticesinde davanın davacılar bakımından açılmamış sayılmasına karar verildiği, işbu dosya asli müdahilleri ... ve ...'nun adı geçen dosyada karşı davacı olarak tescil davası açtığı, yargılama neticesinde dava konusu taşınmazın tapusuz taşınmaz olduğu ve karşı davacılar lehine dava dışı 1 66... parsel numarasıyla taşınmazın tesciline karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki Hanealtı mevkili tapu kaydının mahallinde uygulanması, bilirkişi beyanları, Yargıtay incelemesinden geçerek onanan ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/94 Esas sayılı karara ekli kroki ve ilçe Tapu Müdürlüğünden bildirilen ve ... mevkili tapu kaydının kadastro çalışmaları sırasında 1 66... , 35, 36, 37 parsel numaralı taşınmazlara revizyon gördüğünün bildirilmesi sonucunda teknik bilirkişi tarafından sunulan rapora göre Hane altı mevkili tapu kaydının dava konusu 1 66... , 35, 36, 37 parsel numaralı taşınmazlar ile dava dışı 1 60... , 6, 7 parsel numaralı taşınmazları kapsadığını raporladığı görülmüştür. 1288 yoklama, No:73'te kayıtlı ... mevkili tapu kaydı incelendiğinde ...... bini ...adına kayıtlı olduğu, Mart 1927 tarih No:176 ile ...... bini ... vereselerinden ...nin 1/4 payının... bini ... ...... adına tescil edildiği ve tapu kaydının gittisinin olmadığı anlaşılmıştır. Mart 1927 tarih No:176 tapu kaydı maliki ... ...'nin asli müdahiller ... ile .... ...nun dedeleri ...'nun babası olduğu, 01.08.1847 doğum tarihli ..... ...'nin ölüm kaydının kapalı kayıt olarak tespit edildiği dolayısıyla nüfus kayıt sistemine geçiş tarihi olan 1905 yılında ölü olduğu tespit edilmiştir. Tapu kaydı malikinin vefatı üzerine mirasçılarından herhangi birinin tapu kaydında intikal işlemi yaptırmadığı mevcut kayıtlardan okunmaktadır. ... mevkili tapu kaydının dava konusu 1 66... , 35, 36, 37 parsel numaralı taşınmazları kapsadığı, asli müdahiller ... ile ...nun veya mirasbırakanlarının taşınmazlarda herhangi bir zilyetliğinin bulunmadığı, asli müdahilleri ..., ..., ...'in taşınmazları miras bırakanlarından kendilerine bırakılan zilyetlikle uzun yıllardır kullandığı yapılan keşif, teknik bilirkişi raporu ve bilirkişi beyanlarından sabittir. Dava konusu uyuşmazlık dava dilekçesi incelendiğinde her ne kadar ortak muristen intikal eden taşınmazların mirasçılar arasında usulüne uygun olarak taksim edilip edilmediği hususu etrafında toplanmakta olarak görülse de tapu kayıtları incelendiğinde davacının tapu kaydındaki 1/4 olarak gözüken hisseye dayandığı, hisseye miras yoluyla intikal şeklinde sahip olunmayıp ... mevkili taşınmazların tamamı .... oğlu ... bini....ın iken ölümüyle geriye ...yi bıraktığı ve...hissesinin ... mevkili tapu kaydında ... ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında yapılan ırsi ilişkiye yönelik incelemede ... ...'nin ... ve ... oğlu olduğu ve 1/4 payın mirasçılık ilişkisinden kaynaklı olarak intikal etmediği ve mirasçılık ilişkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Emsal olan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.10.1992 tarih ve 10989 Esas, 8956 Karar sayılı ilamına göre uzun süre tapunun tedavül görmemesi halinde tapu kaydının hukuksal değerinin Mahkemece irdelenmesi gerekmektedir. Dava dosyamız açısından Türk Medeni Kanunu'nun 713/2. fıkrasında tapulu taşınmazın zilyedi tarafından kazanımını düzenleyen üç halden "...20 yıl önce ölmüş..." düzenlemesinin Anayasa Mahkemesi'nce 17.03.2011 tarihinde yürürlülüğünün durdurulmasına karar verilmişse de 20 yıllık kazanma süresi 17.03.2011 tarihinden önce dolmuş olanlar bakımından kazanılmış hak oluşturacaktır. Kazanılmış haklar çerçevesinde değerlendirildiğinde işbu dosyada tapuda kayıtlı bir taşınmazın malikinin ölüm gününden sonra geçen yirmi sene sonunda tapu kaydı hukuksal değerini yitirmektedir. TMK 713/2 ve Kadastro Kanunu 13/B-c uyarınca da Mart 1927 tarih No:176'da ... ... adına kayıtlı (1/4) tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği, ... ...'nin kayıtlara göre 00.05.1928 tarihinde vefat ettiği, vefatından sonra mirasçıları adına intikal işlemi yaptırılmadığı ve 2008 tarihinde yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında tapu kaydının taşınmaz malikini göstermediği, kayıt malikinin mirasçılarının hayatta olmalarının geçen süre zarfında intikal yaptırılmadığı sürece üçüncü kişiler lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisaba engel teşkil etmediği (Emsal Yargıtay 8. H.D. 14.03.2006 tarih ve 2005/8321 E. 2006/1679 K.), tapu kaydında diğer paylarının intikal görmüş olması intikal görmeyen pay için de kaydın hukuki değerini koruduğu anlamını taşımadığı ve tapu kaydının hukuksal değer taşıyıp taşımadığının pay bazlı değerlendirilmesi gerektiği gözetilip aralarında mirasçılık ilişkisi bulunmayan kişiler bakımından tapu kayıt maliki karşısında taşınmazın zilyetlerinin 3. kişi konumunda olması ve pay iktisabına olanak tanınması da göz önüne alınarak 1 66... , 35, 36, 37 parsel numaralı taşınmazlar bakımından davanın asli müdahiller ... ile ... bakımından reddine karar verilmiştir. ...'nun 27.11.1995 tarihinde vefat ettiği dosya içerisindeki nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Davanın açılış tarihi 2000 yılı olduğu göz önünde bulundurulduğunda ve ... mevkili tapu kaydı için ... bakımından yapılan hukuksal değerlendirmede kayıt malikinin ölüm tarihi ile taşınmazların tespit tarihi itibariyle TMK 713/2 ve Kadastro Kanunu 13/B-c uyarınca aranan süre şartının zilyetler tarafından sağlanmadığı, fen bilirkişisi ...'un 09.06.2022 havale tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazları kapsadığı anlaşılan tapu kaydının hukuki değerini koruduğu hal böyle olunca davanın asli müdahiller ... ve ... yönünden kabulü gerekmiştir. Pay dışında kalan bölüm için, tapusuz taşınmazların kazanımına dair Kadastro Kanunu 14. Madde düzenlemesine göre aranan şartların taşınmazın zilyetleri tarafından sağlandığı taraf ve bilirkişi beyanlarıyla anlaşıldığı..." gerekçesiyle asli müdahiller ...'nun ve ...'nun davasının kabulüne, asli müdahiller ..., ... ve ...'in davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... mahallesi 1 66... ve 36 parsel numaralı taşınmazların tamamı 4 pay kabul edilerek 1 payının ... mirasçıları adına ve 3 payının ... adına tapuya tesciline, 1 66... parsel numaralı taşınmazın tamamı 4 pay kabul edilerek 1 payının ... mirasçıları adına ve 3 payının ... adına tapuya tesciline, 1 66... parsel numaralı taşınmazın tamamı 4 pay kabul edilerek 1 payının ... mirasçıları adına ve 3 payının ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda 1 payın ... mirasçılarına verilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi gerekçeleri ve dosya kapsamında bulunan belgelerin çelişkili olduğunu, taşınmazlarda ne ...'nun ne de mirasçılarının zilyetliğinin bulunmadığını, taşınmazın ... tarafından asli müdahillerinin murisi ...'e satılıp zilyetliğinin devredildiğinin dosya kapsamından sabit olduğunu, İlk Derece Mahkemesince eksik ve hatalı takdire dayalı karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz (aktarılan) istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin temyiz eden asli müdahillerden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/809, K. 2026/2368, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-809-e-2026-2368-k-c4459b296d05