Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/986 E. 2026/3473 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/986
- Karar No
- 2026/3473
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/261 E., 2025/523 K. Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu ...ili, ... ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü tescil harici bırakılmıştır.
Davacı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Davalılar, davaya süresinde cevap vermemişler; davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi duruşmada davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemenin 28.11.2013 tarih ve 2012/163 Esas, 2013/128 Karar sayılı kararıyla; davanın makul sürede açılmadığı ve tespitten sonra 20 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.6.2014 tarihli ve 2014/7493 Esas, 2014/7578 Karar sayılı kararıyla; hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemiş taşınmazlara yönelik olarak açılacak davaları süre yönünden sınırlayan veya kadastro tespit gününden önceki zilyetliğe dayanılmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığına göre Mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığı, diğer taraftan 2 15... parsel sayılı taşınmazın iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince mirasbırakan ... mirasçıları davacı ... ve arkadaşları adlarına tespit ve tescil edildiği, davacının da tereke adına dava açtığı, iştirak halinde mülkiyet hükümlerinde terekeye ilişkin tasarruf işlemlerinin tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılmasının zorunlu olduğu, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği göz önüne alındığında diğer mirasçıların da davaya katılımlarının sağlanması ya da muvafakatlerinin alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi hususlarına değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraf teşkilinin sağlandığı, dinlenen mahalli bilirkişi ... ile tespit bilirkişisi ...'ın beyanlarına göre dava konusu yerin kadimden beri kullanılan bir yol olmadığı, köyde dava konusu yer gibi başka yerlerin de köylüler tarafından geçiş için kullanılabildiği, buraların bu nedenle yol olarak değerlendirilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... temsilcisi temyiz isteminde bulunmuş, Dairenin 14.03.2024 tarih ve 2023/6640 Esas, 2024/2153 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştıramanın eksik olduğu açıklanarak, hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili imar-ihya ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile dava konusu yapılan ve 14.06.2025 tarihli Fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alana ilişkin keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ..., ... ve ... ile davacı tanığı ...'ın benzer beyanlarda bulundukları, çocukluklarından itibaren dava konusu yapılan ve keşif esnasında gösterilen yeri davacı ve murislerinin kullanmadığını, ekilip biçilmediğini, boş arazi niteliğinde olduğunu, ara sıra geçiş için köy halkı tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, fen bilirkişi raporunda incelenen hava fotoğraflarında yol izine rastlanılmadığının tespit edildiği, Ziraat bilirkişi raporunda 2 15... parsel ile bütünlük arz ettiği belirtilmiş ise de otla kaplı olduğunun belirtildiği, tanık beyanları ile alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde davacılarca ve murisleri tarafından dava konusu yerin tarımsal amaçlı veya başka amaçla kullanılmadığı, ekilip biçilmediği, köy halkı tarafından geçiş için kullanıldığı, bu hali ile dava konusu yerde kadastro tespitinin yapıldığı ve kesinleştiği tarihten (2009 yılı) geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinde davacıların ve murislerinin ekonomik amaca uygun zilyetliklerinden bahsedilemeyeceği, krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında 4721 sayılı TMK'nın 713/1 maddesi ile 3402 sayılı Yasa'nın 14... .maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü -K A R A R -
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.