Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/4007 E. 2026/5345 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4007
- Karar No
- 2026/5345
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/479 E., 2022/504 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/479 Esas, 2022/504 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle verilen ilk karara katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 10.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.07.2026 tarihli ve 2025/4008 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2026 tarihli ve KYB - 2026/93147 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2026 tarihli ve KYB - 2026/93147 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın silahla kasten yarama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına karşın, yapılan yargılama sonunda basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan 'Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.' şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar," şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun'da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ise de hükümlünün katılana yönelik yargılama konusu yaralama eylemini, 5237 sayılı Kanun'un, "Tanımlar" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dördüncü cümlesinde yer alan; "Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler," kapsamında silahtan sayılan cisim ile gerçekleştirdiği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 86. maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,... (3) Kasten yaralama suçunun; ... e) Silahla, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, ...." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün, yargılama konusu eylemini silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirdiği iddiası ise kamu davası açılmış ise de; Mahkemece, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesine göre belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 86/3-e maddesi uyarınca artırım uygulanmadığı tespit edilmiştir. Bu hâli ile hükümlünün katılana yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 73. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır.
4. 5271 sayılı Kanun'un 254/1. maddesinde yer verilen; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü ile katılan arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hükümlü ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/479 Esas, 2022/504 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2026 tarihinde karar verildi.