Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/3933 E. 2026/5354 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3933
Karar No
2026/5354
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/104 E., 2025/394 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2025 tarihli ve 2024/104 Esas, 2025/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 29, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan bahisle 15.05.2025 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.06.2026 tarihli ve 2025/34753 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2026 tarihli ve KYB - 2026/92985 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2026 tarihli ve KYB - 2026/92985 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1) Adli sicil kaydı bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul eden sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesinde, 2) Sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.

2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 09.06.2009 tarihli ve 2009/4-46 Esas, 2009/154 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki cezaların yanında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması durumunda hükmün kesin nitelikte bulunmadığı belirlenmekle inceleme konusu hükümde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 29, 62, 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinden sonra aynı Kanun'un 53. maddesi gereği hak yoksunluklarına da karar verildiği, hükmün kesin nitelikte bulunduğunun karar altına alındığı, hükme yönelik sanık müdafii tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu, bu talebin istinaf talebi olarak değerlendirilerek Mahkemece dosyanın istinaf mercine gönderilmesi gerektiği hâlde kanun yararına bozma yoluna başvurulmuş ise de inceleme konusu hükmün usûlüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşılmıştır.

3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/3933, K. 2026/5354, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-3933-e-2026-5354-k-fdc5ee4a606a