Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/4006 E. 2026/5346 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4006
Karar No
2026/5346
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/77 E., 2024/725 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/77 Esas, 2024/725 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-son, 62, 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 25.12.2024 tarihinde kesinleştiği,

2. Katılan ...'e yönelik [tehdit] suçundan, 5271 sayılı Kanun'ujn 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.06.2026 tarihli ve 2025/43978 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2026 tarihli ve KYB - 2026/93047 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2026 tarihli ve KYB - 2026/93047 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2024 tarihli ve 2024/6654 soruşturma, 2024/3901 esas, 2024/2804 sayılı iddianamesi ile, katılan ...'ya yönelik hakaret, silahla tehdit ve basit yaralama, katılan ...'ya yönelik ise tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli kararı ile, katılan ...'e yönelik hakaret suçu ile katılan ...'e yönelik tehdit suçlarından hüküm kurulmadığı gözetilerek yapılan incelemede; 1) Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan diğer suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında katılan ...'ya karşı 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 86/2 ve 106/2-a maddeleri uyarınca hakaret, kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden silahla tehdit suçundan beraatine hükmedildiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/3. maddesinde yer alan '...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.' şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile uzlaştırmaya tabi basit yaralama suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca mahkemesince yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2) İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli kararı ile, sanığın katılan ...'ya yönelik hakaret suçundan beraatine karar verilmiş ise de, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2024 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında katılan ...'e yönelik hakaret suçundan kamu davası açılmadığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, 'Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.' şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir ." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A. Sanık Hakkında...e Yönelik [Tehdit] Suçu Yönünden 1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun'un 3 09... . maddelerinde düzenlenmekle, 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309. maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi ve başka bir yolla çözümünün mümkün olmaması gerekmektedir.

2. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık hakkında...e yönelik tehdit suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemece hükmün gerekçe kısmında sanığın bu suçtan beraatine karar verildiğinin açıklandığı, hüküm fıkrasında ise "tehdit" yerine "hakaret" suçu şeklinde yazılmasının mahallinde Mahkemece düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde olduğu tespit edilmekle, Mahkemece maddi hatanın düzetilmesine yönelik bir karar verilmesi gerekmektedir.

3. Kanun yararına bozma talebine konu edilen hukuki sorunun mahallinde düzeltilmesi mümkün bir maddi hata olduğu açıkça belli olup bahsi geçen maddi hatanın olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanık Hakkında ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçu Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar," şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir.

5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinde yer alan; "(3) ...(Ek cümle: 26/6/2009 - 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suç ile birlikte bu kapsama girmeyen bir suçun birlikte işlenmesi hâli uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eder. Sanığın kasten yaralama suçu ile birlikte silahla tehdit suçunu da işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.

5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,..." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; uzlaşmaya engel olan silahla tehdit suçundan beraat kararı verilmiş olması nedeniyle inceleme konusu karar yönünden anılan suçun uzlaştırmaya engel olmadığı belirlenmekle sanığın katılan ...'e yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 73. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu ve bu itibarla uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır.

3. 5271 sayılı Kanun'un 254/1. maddesinde yer verilen; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık ile katılan ... arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR A. Sanık Hakkında...e Yönelik [Tehdit] Suçu Yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçu Yönünden 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Sanık ... hakkında ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/77 Esas, 2024/725 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/4006, K. 2026/5346, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-4006-e-2026-5346-k-6547d21db0a4