İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/245 E. 2026/346 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/245
Karar No
2026/346
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/245 Esas - 2026/346 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/245 Esas KARAR NO : 2026/346 ............................ .................................... ................................... ......................................... .................................................. ...........................................................

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/04/2024 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .............'in 01.03.2023 tarihinde bir trafik kazası geçirdiğini, bu kazanın sonucunda yaralanarak sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri zararı oluştuğunu, kaza tespit tutanağında müvekkiline kusur atfedilmiş olsa da, kazanın meydana geldiği yerde sağa dönüş yasağı bulunmasına rağmen diğer sürücünün sağa dönüş yapmaya çalıştığını ve dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığını, bu nedenle asıl kusurun diğer araç sürücüsünde olduğunu veya kusurun müvekkilde olmadığını, kaza yapan diğer aracın davalı .......... Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik asgari 300,00-TL (müvekkilinin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı için 100,00-TL, geçici iş göremezlik zararı için 100,00-TL ve bakıcı gideri zararı için 100,00-TL) maddi tazminat bedelinin, diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88/1. Ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca temerrüt tarihi olan 18.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yanlar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek tüm delillerin tarafına tebliğini talep ettiğini, davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istediğini, dava konusu kazaya karışan .............. plakalı aracın müvekkil şirket tarafından 06.01.2023-2024 tarihli ve T-326649102-0-0 numaralı poliçe ile sigortalandığını bildirdiğini, HMK m. 6 ve m. 16 hükümleri uyarınca davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalı aracın kusur oranıyla sınırlı olduğunu vurguladığını, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını savunduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.11.2013 tarihli ve 2013/17 esas sayılı ilamı uyarınca sigorta şirketinin ancak kusur oranında sorumlu tutulabileceğini belirttiğini, davacının maluliyet iddialarının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından kaza ile illiyet bağı gözetilerek incelenmesi gerektiğini ifade ettiğini, ceza soruşturma dosyasında CMK m. 253 kapsamında uzlaşma bulunup bulunmadığının araştırılmasını ve uzlaşma mevcutsa davanın feragat nedeniyle reddini talep ettiğini, davacının kask ve koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunduğunu, taşımanın hatır taşıması olup olmadığının değerlendirilmesini istediğini, kusur tespiti için uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini belirttiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin SGK sorumluluğunda olduğunu ve teminat dışı kaldığını ileri sürdüğünü, davacının SGK'dan ödeme alıp almadığının araştırılmasını talep ettiğini, temerrüt tarihinin hesaplamaya esas belgelerin tebliğinden itibaren başlayacağını belirterek faiz başlangıcına itiraz ettiğini ve tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 02/06/2026 tarihli dilekçesinde özetle; davalı taraf ile yapılan sulh müzakereleri neticesinde anlaşmaya varıldığını, davalı tarafın kendilerine ödeme yaptığını, sulh neticesinde taraflarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, ancak anlaşma gereği arabuluculuk ücretinin davalı tarafından ödeneceğini belirterek feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: HMK'unun 315.maddesinde; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre, sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir," hükmü düzenlenmiştir. Somut davada, tarafların dava konusunda uzlaştıkları, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortadan kalktığı görülmekle; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup; Harçlar Yasası'nın 22.maddesinde düzenlenen, "davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır," hükmü doğrultusunda, ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra taraflar sulh olduğundan, karar ve ilam harcının 2/3'ünün alınmasına dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Sulh sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gerekli 488,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 60,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafın beyanı doğrultusunda vekalet ücreti ve yargılama gideri hususlarında karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/245, K. 2026/346, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-245-e-2026-346-k-131a6bdc4582